DUHÂN-12 için 41 adet meâl bulundu. Diyanet Vakfi (44/DUHÂN-12: (İşte o zaman insanlar:) Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).) / Edip Yüksel (44/DUHÂN-12: 'Rabbimiz, bizden bu azabı kaldır; biz inanıyoruz.')
DUHÂN Suresi 12. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 44/DUHÂN-12
DUHÂN-12 için 41 adet meâl bulundu. Diyanet Vakfi (44/DUHÂN-12: (İşte o zaman insanlar:) Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).) / Edip Yüksel (44/DUHÂN-12: 'Rabbimiz, bizden bu azabı kaldır; biz inanıyoruz.')
رَبَّنَا اكْشِفْ عَنَّا الْعَذَابَ إِنَّا مُؤْمِنُونَ ﴿١٢﴾
Rabbenâkşif annâl azâbe innâ mu’minûn(mu’minûne).
| 1. | rabbe-nâ | : Rabbimiz |
| 2. | ikşif | : kaldır |
| 3. | an-nâ | : bizden |
| 4. | el azâbe | : azap |
| 5. | innâ | : muhakkak ki biz |
| 6. | mu'minûne | : mü'minler |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Rabbimiz, azabı bizden kaldır. Muhakkak ki biz, mü’minleriz.
2 - Diyanet İşleri: İnsanlar, “Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz” derler.
3 - Abdul Metin Saruhan: (İşte o zaman insanlar) Rab’bimiz! Bizden azabı kaldır. Doğrusu biz artık mü’minleriz derler.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Rabbimiz, bizden azâbı, gider, şüphe yok ki inandık biz.
5 - Abdullah Parlıyan: İşte o zaman insanlar; Ey Rabbimiz! bizden azabı kaldır artık, biz inanıyoruz derler.
6 - Adem Uğur: (İşte o zaman insanlar:) Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).
7 - Ahmed Hulusi: "Rabbimiz! Azap veren hâlden bizi çıkar; doğrusu biz iman edenleriz (artık)!"
8 - Ahmet Tekin: O gün insanlar felâketi görünce:
'Ey Rabbimiz, bu azâbı bizden kaldır. Artık biz iman ediyoruz.' derler.
9 - Ahmet Varol: 'Rabbimiz! Üzerimizden azabı kaldır, çünkü biz artık iman edenleriz.'
10 - Ali Bulaç: "Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz."
11 - Ali Fikri Yavuz: (Onlar şöyle diyecekler): “- Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı kaldır; çünkü biz müminleriz.”
12 - Ali Ünal: “Rabbimiz! Bu azabı üzerimizden kaldır, biz artık iman etmiş bulunuyoruz.”
13 - Bayraktar Bayraklı: İnsanlar, “Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz” derler.
14 - Bekir Sadak: Insanlar: «Rabbimiz! Bu azabi bizden kaldir; dogrusu artik biz inananlariz» derler.
15 - Celal Yıldırım: Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır; çünkü elbette biz imân edenler olacağız.
16 - Cemal Külünkoğlu: İnsanlar: “Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz” diyecekler.
17 - Diyanet İşleri (eski): İnsanlar: 'Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır; doğrusu artık biz inananlarız' derler.
18 - Diyanet Vakfi: (İşte o zaman insanlar:) Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).
19 - Edip Yüksel: 'Rabbimiz, bizden bu azabı kaldır; biz inanıyoruz.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Rabbenâ! bizden bu azâbı aç, çünkü biz mü'minleriz diyecekler
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): «Ey Rabbimiz, bizden bu azabı aç; çünkü biz inanıyoruz.» diyecekler.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): O gün insanlar: «Ey Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Artık biz inanıyoruz» derler.
23 - Gültekin Onan: "Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp gider çünkü biz (artık) inançlılarız."
24 - Harun Yıldırım: “Rabbimiz, azabı üstümüzden açıpgider; çünkü biz iman edicileriz.”
25 - Hasan Basri Çantay: «Ey Rabbimiz, bizden bu azâbı açıb kaldır. Çünkü biz îman edeceğiz».
26 - Hayrat Neşriyat: (O zaman insanlar:) 'Rabbimiz! Bizden bu azâbı aç (kaldır); (artık) şübhesiz biz inanan kimseleriz' (derler).
27 - İbni Kesir: Rabbımız; bu azabı bizden kaldır. Doğrusu biz, artık mü'minleriz.
28 - İlyas Yorulmaz: İnsanlar “Ey Rabbimiz! Azabı bizden kaldır, biz inananlardanız” derler.
29 - Kadri Çelik: “Rabbimiz! Azabı üstümüzden açıp gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz.”
30 - Muhammed Esed: "Ey Rabbimiz, bizi azaptan uzak tut, çünkü biz (artık Sana) inanıyoruz!" (dedirten).
31 - Mustafa İslamoğlu: Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanmış bulunuyoruz!"
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: «Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı açıver, şüphe yok ki, biz mü'minleriz,» diyeceklerdir.
33 - Ömer Öngüt: "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, doğrusu biz artık iman ediyoruz. " (derler).
34 - Şaban Piriş: -Rabbimiz, azabı bizden kaldır, biz iman eden kimseleriz.
35 - Sadık Türkmen: “rabbimiz! Azabı bizden kaldır. Çünkü biz kesin inananlarız” (derler).
36 - Seyyid Kutub: «Rabbimiz, bizden azabı kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz» derler.
37 - Suat Yıldırım: İşte o zaman insanlar: "Ey ulu Rabbimiz, bizden bu azabı kaldır, çünkü artık iman ediyoruz!" derler.
38 - Süleyman Ateş: "Rabbimiz, bizden azâbı kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz" derler.
39 - Tefhim-ul Kuran: «Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz.»
40 - Ümit Şimşek: 'Rabbimiz, bizden azabı kaldır; iman edeceğiz' derler.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: "Ey Rabbimiz, kaldır bizden bu azabı. Biz gerçekten müminleriz."
DUHÂN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59