DUHÂN-59 için 41 adet meâl bulundu. Hasan Basri Çantay (44/DUHÂN-59: Artık (onların başına inecek azâbı) gözetle. Çünkü onlar (senin felâketini) bekleyicidirler. ) / Hayrat Neşriyat (44/DUHÂN-59: O hâlde (eğer dinlemezlerse, onların helâkini) gözetle; doğrusu onlar da (senin başına bir şey gelmesini) gözetleyicidirler.)
DUHÂN Suresi 59. ayet meali, DUHÂN-59. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
DUHÂN-59 için 41 adet meâl bulundu. Hasan Basri Çantay (44/DUHÂN-59: Artık (onların başına inecek azâbı) gözetle. Çünkü onlar (senin felâketini) bekleyicidirler. ) / Hayrat Neşriyat (44/DUHÂN-59: O hâlde (eğer dinlemezlerse, onların helâkini) gözetle; doğrusu onlar da (senin başına bir şey gelmesini) gözetleyicidirler.)
فَارْتَقِبْ إِنَّهُم مُّرْتَقِبُونَ ﴿٥٩﴾
Fertekib innehum murtekıbûn(murtekibûne).
| 1. | fe | : artık, o zaman |
| 2. | irtekib | : gözle, bekle |
| 3. | inne-hum | : muhakkak ki onlar |
| 4. | murtekibûne | : gözleyenler, bekleyenler |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Artık gözle (bekle)! Muhakkak ki onlar da (bekleyenler) gözleyenlerdir.
2 - Diyanet İşleri: Artık sen (onların başına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler.
3 - Abdul Metin Saruhan: (Yine de inanmayanların başlarına gelecekleri) bekle; Onlar da beklemektedirler.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Artık gözetle, bekle; şüphe yok ki onlar da gözetlemedeler, beklemedeler.
5 - Abdullah Parlıyan: Öyleyse gözetleyip bekle, başlarına ne geleceğini… Şüphe yok ki onlar da ne olacak diye beklemekteler…
6 - Adem Uğur: (Yine de inanmayanların başlarına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler.
7 - Ahmed Hulusi: Seyret bekle! Muhakkak ki onlar da beklemektedirler.
8 - Ahmet Tekin: Artık sen, sana gelecek yardımı, onların başlarına gelecekleri gözle. Onlar da senin başına gelecekleri gözleyip durmaktadırlar.
9 - Ahmet Varol: Artık sen (onların başlarına gelecekleri) gözle. Onlar da gözlüyorlar.
10 - Ali Bulaç: Öyleyse sen gözleyip bekle; elbette onlar da gözleyip bekliyorlar.
11 - Ali Fikri Yavuz: Artık (onların helâkini) bekle; çünkü onlar (senin helâkini) bekliyorlar.
12 - Ali Ünal: (Böyle iken, onlar inkârda diretiyorlarsa,) artık olacakları bekle, zaten onlar da (misyonun nasıl ve ne zaman boşa çıkacak diye) beklemektedirler.
13 - Bayraktar Bayraklı: Öyleyse bekle, çünkü onlar da bekliyorlar.[545]
14 - Bekir Sadak: (58-59) Biz, ogut alirlar diye, Kuran'i senin dilinde indirerek kolayca anlasilmasini sagladik. Sen bekle, onlar da beklemektedirler. *
15 - Celal Yıldırım: O halde bekle, onlar da bekliyorlar.
16 - Cemal Külünkoğlu: (Hala akıllarını kullanmazlarsa) artık sen (onların başına gelecekleri) bekle! Unutma ki, onlar da beklemektedirler.
17 - Diyanet İşleri (eski): (58-59) Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.
18 - Diyanet Vakfi: (Yine de inanmayanların başlarına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler.
19 - Edip Yüksel: Öyleyse bekle; onlar da beklemektedirler.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: O halde gözet çünkü onlar gözetiyorlar
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): O halde gözet, çünkü onlar da gözetiyorlar.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Artık sen onların başlarına gelecekleri bekle! Çünkü onlar da bekleyip durmaktadırlar.
23 - Gültekin Onan: Öyleyse sen gözleyip bekle; elbette onlar da gözleyip bekliyorlar.
24 - Harun Yıldırım: Öyleyse sen gözleyipbekle; elbette onlar da gözleyipbekliyorlar.
25 - Hasan Basri Çantay: Artık (onların başına inecek azâbı) gözetle. Çünkü onlar (senin felâketini) bekleyicidirler.
26 - Hayrat Neşriyat: O hâlde (eğer dinlemezlerse, onların helâkini) gözetle; doğrusu onlar da (senin başına bir şey gelmesini) gözetleyicidirler.
27 - İbni Kesir: Öyleyse bekle, onlar da beklemektedirler.
28 - İlyas Yorulmaz: Sen sonucu bekle. Onlarda bekleyip, sonuç ne olacak görecekler.
29 - Kadri Çelik: Artık gözet, şüphesiz onlar da gözeticilerdir.
30 - Muhammed Esed: Öyleyse (geleceğin ne getireceğini) bekle! Unutma, onlar da bekliyorlar.
31 - Mustafa İslamoğlu: Artık sen de (yukarıda tanıtılan cennetini) bekle; çünkü ötekiler (yukarıda tanıtılan cehennemlerini) bekliyorlar!
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Artık gözet, şüphe yok ki, onlar gözeticilerdir.
33 - Ömer Öngüt: Öyle ise bekle, onlar da beklemektedirler.
34 - Şaban Piriş: O halde bekle zaten onlar da bekliyorlar.
35 - Sadık Türkmen: Öyleyse sen gözetleyip bekle! Çünkü onlar da gözetleyip bekleyenlerdir!
36 - Seyyid Kutub: Öyleyse bekle, onlar da beklemektedirler.
37 - Suat Yıldırım: O halde neticeyi bekle! Zaten onlar da senin başına bir felaket gelmesini can atarak beklemektedirler.
38 - Süleyman Ateş: Biraz bekle, onlar da beklemektedirler (yakında başlarına neler geleceğini göreceklerdir).
39 - Tefhim-ul Kuran: Öyleyse sen gözleyip bekle; gerçekten onlar da gözleyip beklemekte olanlardır.
40 - Ümit Şimşek: Artık neticeyi bekle; onlar da bekliyorlar.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Artık, beklemeye geç! Çünkü onlar da beklemekteler.
DUHÂN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59