DUHÂN-24 için 41 adet meâl bulundu. Ömer Öngüt (44/DUHÂN-24: "Denizi açık bir halde bırak, çünkü onlar boğulacak bir ordudur. ") / Şaban Piriş (44/DUHÂN-24: Denizi durgun olarak terket, şüphesiz onlar, suda boğulacak bir ordudur.)
DUHÂN-24 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
DUHÂN-24 için 41 adet meâl bulundu. Ömer Öngüt (44/DUHÂN-24: "Denizi açık bir halde bırak, çünkü onlar boğulacak bir ordudur. ") / Şaban Piriş (44/DUHÂN-24: Denizi durgun olarak terket, şüphesiz onlar, suda boğulacak bir ordudur.)
وَاتْرُكْ الْبَحْرَ رَهْوًا إِنَّهُمْ جُندٌ مُّغْرَقُونَ ﴿٢٤﴾
Vetrukil bahra rahvâ(rahven), innehum cundun mugrakûn(mugrakûne).
| 1. | ve etruki | : ve bırak |
| 2. | el bahra | : deniz |
| 3. | rahven | : durgun, açık |
| 4. | inne-hum | : muhakkak ki onlar |
| 5. | cundun | : ordu |
| 6. | mugrakûne | : boğulacak olanlar |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve denizi açık olarak bırak! Muhakkak ki onlar, boğulacak olan bir ordudur.
2 - Diyanet İşleri: “Denizi açık hâlde bırak.” Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
3 - Abdul Metin Saruhan: Denizi açık halde bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Deniz açılmışken öylece bırak, şüphe yok, onlar bir ordudur ki boğulacak.
5 - Abdullah Parlıyan: Denizi sen ve toplumun geçtikten sonra, açılmış durumda öylece bırak, çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
6 - Adem Uğur: Denizi açık halde bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
7 - Ahmed Hulusi: "Denizi açık olduğu hâlde bırak. . . Muhakkak ki onlar boğulmuş bir ordudur. "
8 - Ahmet Tekin: 'Karşıya geçince, denizi olduğu gibi açık bırak. Onlar, denizde boğulacak askerî erkân ve ordudur.'
9 - Ahmet Varol: Denizi sakin bir halde bırak. Şüphesiz onlar boğulacak bir ordudur.'
10 - Ali Bulaç: "Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü suda boğulacak bir ordudur."
11 - Ali Fikri Yavuz: Denizi de (karşı yakaya geçtikten sonra, sana açılan yolu da kapamayıp) açık bırak; çünkü onlar (açık görecekleri bu yola girip) bir ordu halinde boğulmuş olacaklardır.”
12 - Ali Ünal: “(Şimdi de) denizi öyle ikiye yarılmış olarak bırak. (Sizi takip edenler,) haklarında boğulma hükmü verilmiş bir topluluktur.”
13 - Bayraktar Bayraklı: “Denizi sükûnetle geç/terk et; çünkü onlar boğulacak bir ordudur.”
14 - Bekir Sadak: «enizi sakin iken geride birak, dogrusu onlar suda bogulacak bir ordudur.»
15 - Celal Yıldırım: Denizi (geçtikten sonra) sakin ve (yol verir şekilde) açık bırak. Onlar elbette boğulacak bir ordudur.
16 - Cemal Külünkoğlu: “Denizi yarıp (ashabını geçirdikten sonra) onu olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar boğulmayı hak etmiş bir ordudur.”
17 - Diyanet İşleri (eski): 'Denizi sakin iken geride bırak, doğrusu onlar suda boğulacak bir ordudur.'
18 - Diyanet Vakfi: Denizi açık halde bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
19 - Edip Yüksel: 'Denizi yarılmış olarak terket. Onlar boğulmaya mahkum bir ordudur.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Ve denizi açık bırak, çünkü onlar ordu halinde gelip gark olunacaklar
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Denizi açık bırak, Çünkü onlar ordu halinde gelip boğulacaklar.» buyurdu.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Karşıya geçince denizi olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar suda boğulacak bir ordudur.»
23 - Gültekin Onan: "Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü suda boğulacak bir ordudur."
24 - Harun Yıldırım: “Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü onlar suda boğulacak bir ordudur.”
25 - Hasan Basri Çantay: «Denizi (sen ve ashaabın selâmetle geçdikden sonra) durgun ve açık bırak. Çünkü onlar boğul (mıya mahkûm ol) muş bir ordudur».
26 - Hayrat Neşriyat: 'Ve (karşıya geçince asânla vurarak kapanmasını isteme,) denizi açık bırak! Çünki onlar suda boğul(malarına hükmedil)miş bir ordudur.'
27 - İbni Kesir: Denizi sakin iken geride bırak. Doğrusu onlar, suda boğulacak bir ordudur.
28 - İlyas Yorulmaz: Siz denizi kolaylıkla geçin. Sizi takip eden ordu kesinlikle denizde boğulacaktır.
29 - Kadri Çelik: “Denizi açık bırak. Doğrusu onlar, suda boğulacak bir ordudur.”
30 - Muhammed Esed: ve denizi (seninle Firavun'un adamları arasında) öyle, olduğu gibi bırak, zaten onlar boğulmaya mahkum bir topluluktur!" dedi.
31 - Mustafa İslamoğlu: Ziyanı yok, sen denizi rahat bir biçimde terk et! Onlar hakkındaki karar kesin: o ordu mutlaka boğulacak!"
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve denizi hâli üzere bırak. Çünkü onlar boğulmuşlar olan bir ordudur.
33 - Ömer Öngüt: "Denizi açık bir halde bırak, çünkü onlar boğulacak bir ordudur. "
34 - Şaban Piriş: Denizi durgun olarak terket, şüphesiz onlar, suda boğulacak bir ordudur.
35 - Sadık Türkmen: Denizi açık bırak! Çünkü onlar ordu halinde gelip boğulacaklar.
36 - Seyyid Kutub: Denizi yarıp toplumunu geçirdikten sonra olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
37 - Suat Yıldırım: (23-24) Yüce Allah buyurdu: "Mümin kullarımla geceleyin çıkıp git. Muhakkak ki sizi takip edeceklerdir. Denizi yarıp maiyetini geçirdikten sonra, onu olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur."
38 - Süleyman Ateş: "Denizi (yarıp toplumunu geçirdikten sonra olduğu gibi) açık bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur."
39 - Tefhim-ul Kuran: «Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü onlar, suda boğulacak bir ordudur.»
40 - Ümit Şimşek: 'Denizi sakin halde bırak. Onlar boğulmaya mahkûm bir ordudur.'
41 - Yaşar Nuri Öztürk: "Denizi açık bırak, çünkü onlar, boğulmaya mahkûm edilmiş bir ordudur."
DUHÂN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59