DUHÂN-50 için 41 adet meâl bulundu. Celal Yıldırım (44/DUHÂN-50: Elbette bu, hakkında şüphe edip durduğunuz şeydir.) / Diyanet İşleri (eski) (44/DUHÂN-50: (47-50) 'Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün' denir, sonra ona: 'Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir' denir.)
44/DUHÂN-50
إِنَّ هَذَا مَا كُنتُم بِهِ تَمْتَرُونَ ﴿٥٠﴾
İnne hâzâ mâ kuntum bihî temterûn(temterûne).
| 1. | inne | : muhakkak ki |
| 2. | hâzâ | : bu |
| 3. | mâ | : şey |
| 4. | kuntum | : siz ... oldunuz |
| 5. | bi-hi | : onu, onun hakkında |
| 6. | temterûne | : siz şüphe ediyorsunuz |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Muhakkak ki bu azap, sizin şüphe ettiğiniz şeydir.
2 - Diyanet İşleri: “İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir!”
3 - Abdul Metin Saruhan: İşte bu şüphelenip durduğunuz şeydir.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Gerçekten de buydu şüphe ettiğiniz.
5 - Abdullah Parlıyan: İşte sizin şüphe edip durduğunuz gerçekten de bu idi.
6 - Adem Uğur: İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir.
7 - Ahmed Hulusi: "İşte bu, şüpheyle karşıladığınız (iman etmediğiniz) şeydir!"
8 - Ahmet Tekin: İşte sizin inkâr edip durduğunuz şey budur.
9 - Ahmet Varol: 'İşte bu hakkında şüpheye düştüğünüz şeydir.
10 - Ali Bulaç: "Gerçekten bu, sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir."
11 - Ali Fikri Yavuz: İşte bu azab, sizin (dünyada) şübhe edip durduğunuz şeydir.
12 - Ali Ünal: “İşte, hakkında şüphe edip durduğunuz, tartışma konusu yaptığınız gerçek!”
13 - Bayraktar Bayraklı: İşte şüphe ettiğiniz azap budur.
14 - Bekir Sadak: (47-50) «ucluyu yakalayin, cehennemin ortasina surukleyin, sonra basina azap olarak kaynar su dokun» denir, sonra ona: «Tad bakalim, hani serefli olan, degerli olan yalniz sendin. Iste bu, suphelenip durdugunuz seydir» denir.
15 - Celal Yıldırım: Elbette bu, hakkında şüphe edip durduğunuz şeydir.
16 - Cemal Külünkoğlu: (49-50) (Deyin ki:) “Tat bakalım! Hani sen güçlüydün, şerefliydin! İşte bu; doğrusu şüphelenip durduğunuz şeydir.”
17 - Diyanet İşleri (eski): (47-50) 'Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün' denir, sonra ona: 'Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir' denir.
18 - Diyanet Vakfi: (47-50) (Allah zebânilere emreder): Tutun onu! Cehennemin ortasına sürükleyin! Sonra başına azap olarak kaynar su dökün! (ve deyin ki:) Tat bakalım. Hani sen kendince üstündün, şerefliydin! İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir.
19 - Edip Yüksel: 'Bu, işte kuşkulanıp durduğunuz şeydir.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: İşte o sizin şekk ve mücadele edip durduğunuz bu
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): İşte o sizin şüphe ve mücadele edip durduğunuz şey budur.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): İşte sizin inkâr edip durduğunuz şey budur.»
23 - Gültekin Onan: Gerçekten bu sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir.
24 - Harun Yıldırım: “Gerçekten bu, sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir.”
25 - Hasan Basri Çantay: «Şübhesiz ki bu, (hakkında) şübhe, ve mücâdele edib durduğunuz şeydir».
26 - Hayrat Neşriyat: 'Şübhesiz bu (azab), hakkında şübhe edip durduğunuz şeydir!'
27 - İbni Kesir: İşte bu; doğrusu şüphelenip durduğunuz şeydir.
28 - İlyas Yorulmaz: İşte bu, sizin dünyada iken şüphe ile inkar ettiğiniz azap.
29 - Kadri Çelik: “Gerçekten bu (ateş), sizin kuşkuya kapılmakta olduğunuz şeydir.”
30 - Muhammed Esed: İşte siz (hakikat inkarcı)larının sorguladığı şey budur!"
31 - Mustafa İslamoğlu: İşin gerçeği, bu, sizin baştan beri 'acaba' dediğiniz şeyin ta kendisidir."
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: «Şüphe yok ki, işte bu, kendisinde şekk eder olduğunuz şeydir.»
33 - Ömer Öngüt: "Bu, işte o şüphe edip durduğun şeydir. "
34 - Şaban Piriş: İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.
35 - Sadık Türkmen: “şüphesiz kuşkulanıp durduğunuz şey işte budur!”
36 - Seyyid Kutub: İşte o kuşkulanıp durduğunuz şey budur!
37 - Suat Yıldırım: (47-50) Allah Zebanîlere: "Tutun onu da" buyurur, "cehennemin ta ortasına sürükleyin. Sonra da başının üstünden kaynar su dökün!" ve deyin ki: "Tat bakalım! Hani üstündün, kudretliydin, asildin!" İşte hakkında şüphe ve mücadele ettiğiniz o gerçek budur.
38 - Süleyman Ateş: İşte o kuşkulanıp durduğunuz şey budur!"
39 - Tefhim-ul Kuran: «Gerçekten bu, sizin kuşkuya kapılmakta olduğunuz şeydir.»
40 - Ümit Şimşek: İşte şüpheyle karşıladığınız şey buydu.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: "İşte budur o kuşkulanıp durduğunuz şey."
DUHÂN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59