MEÂRİC-39 için 41 adet meâl bulundu. İlyas Yorulmaz (70/MEÂRİC-39: Hayır biz onları bildikleri şeylerden yarattık.) / (İmam İskender Ali Mihr) Hayır, asla! Muhakkak ki Biz, onları bildikleri şeyden yarattık.
MEÂRİC Suresi 39. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 70/MEÂRİC-39
MEÂRİC-39 için 41 adet meâl bulundu. İlyas Yorulmaz (70/MEÂRİC-39: Hayır biz onları bildikleri şeylerden yarattık.) / (İmam İskender Ali Mihr) Hayır, asla! Muhakkak ki Biz, onları bildikleri şeyden yarattık.
كَلَّا إِنَّا خَلَقْنَاهُم مِّمَّا يَعْلَمُونَ ﴿٣٩﴾
Kellâ, innâ halaknâhum mimmâ ya’lemûn(ya’lemûne).
| 1. | kellâ | : hayır asla |
| 2. | innâ | : muhakkak ki biz |
| 3. | halaknâ-hum | : onları yarattık |
| 4. | mimmâ (min mâ) | : şeyden |
| 5. | ya'lemûne | : biliyorlar |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Hayır, asla! Muhakkak ki Biz, onları bildikleri şeyden yarattık.
2 - Diyanet İşleri: Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz biz onları kendilerinin de bildikleri şeyden (meniden) yarattık.
3 - Abdul Metin Saruhan: Hayır (hiç ummasınlar!) Şüphesiz biz onları, kendilerinin de bildikleri şeyden yarattık (fakat ibret almadılar imana gelmediler).
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Fakat imkânı yok; şüphe yok ki biz, onları, onların da bildikleri şeyden yarattık.
5 - Abdullah Parlıyan: Asla biz o inkârcıları da inananları da bildikleri basit bir çamurdan veya bir damla sudan yarattık ama yaratılışta birlik cennete girmeyi sağlamıyor. İman ve Allah'a teslimiyet gerekiyor.
6 - Adem Uğur: Hayır (hiç ummasınlar!) Şüphesiz biz onları, kendilerinin de bildikleri şeyden yarattık (fakat ibret almadılar, imana gelmediler).
7 - Ahmed Hulusi: Hayır, asla! Muhakkak ki biz onları bildikleri şeyden (spermden) yarattık!
8 - Ahmet Tekin: Yok öyle yağma! Biz onları, iyi bildikleri şeylerden yarattık, boşuna kibirlenmesinler.
9 - Ahmet Varol: Hayır. Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
10 - Ali Bulaç: Hayır; doğrusu Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
11 - Ali Fikri Yavuz: Hayır, öyle şey yok. Biz; onları bildikleri şeyden (nutfeden) yarattık; (insanın aslı olan bu maddenin, iman olmaksızın ne değeri olabilir? Bununla yoğrulup da iman nuru ile aydınlığa çıkmıyan kimse, cennete girmeyi nasıl isteyebilir?)
12 - Ali Ünal: Asla! Biz onları, çok iyi bildikleri o basit maddeden (nutfe) yarattık.
13 - Bayraktar Bayraklı: (38-39) Onlardan her biri nimet cennetine girmeyi mi umuyor? Hayır, öyle değil; biz onları bildikleri şeyden yarattık.
14 - Bekir Sadak: Hayir; dogrusu onlari kendilerinin de bildikleri seyden yaratmisizdir.
15 - Celal Yıldırım: Hayır, elbette biz, onları bildikleri şeyden yarattık..
16 - Cemal Külünkoğlu: Hayır (Aldatıcı akıbetten kurtulamazlar onlar)! Biz onları (da diğer insanlar gibi) bildikleri şeyden (meniden) yarattık.
17 - Diyanet İşleri (eski): Hayır; doğrusu onları kendilerinin de bildikleri şeyden yaratmışızdır.
18 - Diyanet Vakfi: Hayır (hiç ummasınlar!) Şüphesiz biz onları, kendilerinin de bildikleri şeyden yarattık (fakat ibret almadılar, imana gelmediler).
19 - Edip Yüksel: Asla; biz onları yarattık, bildikleri şeyden...
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Yağma yok, biz onları o bildikleri nesneden yarattık
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Yağma yok, Biz onları o bildikleri şeyden yarattık.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Hayır, biz onları bildikleri şeyden yarattık.
23 - Gültekin Onan: Hayır; doğrusu biz onları bildikleri şeyden yarattık.
24 - Harun Yıldırım: Hayır, hayır; doğrusu biz onları bildikleri şeyden yarattık.
25 - Hasan Basri Çantay: Hayır (ne gezer)! Hakıykat biz onları (da) o bilib durdukları şeyden yaratdık.
26 - Hayrat Neşriyat: Aslâ! Şübhesiz ki biz, onları bilmekte oldukları şeyden (bir damla hakir sudan)yarattık.
27 - İbni Kesir: Hayır. Doğrusu Biz; onları, bilip durdukları şeyden yarattık.
28 - İlyas Yorulmaz: Hayır biz onları bildikleri şeylerden yarattık.
29 - Kadri Çelik: Hayır, doğrusu biz onları bildikleri şeyden yarattık.
30 - Muhammed Esed: Asla! Çünkü, Biz onları (çok iyi) bildikleri bir şeyden yarattık!
31 - Mustafa İslamoğlu: Kesinlikle hayır. Şu bir gerçek ki onları iyi bildikleri bir şeyden yaratan Biziz.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Hayır, asla. Şüphe yok ki Biz onları bilir oldukları şeyden yarattık.
33 - Ömer Öngüt: Hayır! Doğrusu biz onları kendilerinin de bildikleri şeyden yarattık.
34 - Şaban Piriş: -Asla! Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
35 - Sadık Türkmen: Hayır, asla! Biz onları, bildikleri şeyden yarattık.
36 - Seyyid Kutub: Hayır! Öyle şey yok. Aldatıcı akıbetten kurtulamazlar onlar. Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
37 - Suat Yıldırım: (Hiç heveslenmesin, hiç kimsenin öteki insanlar üzerinde böbürlenmeye hakkı olamaz). Çünkü Biz onları da, öbür insanlar gibi, o bildikleri nesneden, meniden yarattık.
38 - Süleyman Ateş: Hayır! Öyle şey yok! Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
39 - Tefhim-ul Kuran: Hayır, doğrusu biz onları bildikleri şeyden yarattık.
40 - Ümit Şimşek: Asla! Biz onları da o bildikleri şeyden yarattık.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Hayır, ummasınlar! Gerçek şu ki biz onları, bildikleri şeyden yarattık.
MEÂRİC Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44