ENBİYÂ-110, ENBİYÂ Suresi 110. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

ENBİYÂ-110, ENBİYÂ Suresi 110. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

ENBİYÂ-110 için 41 adet meâl bulundu. Yaşar Nuri Öztürk (21/ENBİYÂ-110: Kuşkusuz O, sözün açığa vurulanını da bilir; saklamakta olduklarınızı da bilir.) / Abdullah Parlıyan (21/ENBİYÂ-110: Doğrusu O Allah, açık konuşulan sözü de bilir, gizlediğiniz sözü de.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki

21/ENBİYÂ-110

إِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ مِنَ الْقَوْلِ وَيَعْلَمُ مَا تَكْتُمُونَ ﴿١١٠﴾

İnnehu ya’lemul cehre minel kavli ve ya’lemu mâ tektumûn(tektumûne).

1.inne-hu: muhakkak ki o
2.ya'lemu: bilir
3.el cehre: cehrolan, açıkça söylenen
4.min el kavli: söz(ler)den, sözün
5.ve ya'lemu: ve o bilir
6.: şey
7.tektumûne: ketmediyorsunuz, saklıyorsunuz, gizliyorsunuz


1 - İmam İskender Ali Mihr: Muhakkak ki O, sözün cehrî olanını (açıkça söylenenini) ve ketmettiklerinizi (gizlediklerinizi) bilir.
2 - Diyanet İşleri: “Şüphesiz, Allah sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediğinizi de bilir.”
3 - Abdul Metin Saruhan: Şüphesiz Allah sözün açığını da bilir, gizli tuttuklarınızı da bilir.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Şüphe yok ki o, açık konuşulan sözü de bilir, gizlediğiniz sözü de.
5 - Abdullah Parlıyan: Doğrusu O Allah, açık konuşulan sözü de bilir, gizlediğiniz sözü de.
6 - Adem Uğur: Şüphesiz Allah sözün açığını da bilir, gizli tuttuklarınızı da bilir.
7 - Ahmed Hulusi: "Muhakkak ki O, düşüncelerinizden açığa vurduğunuzu da gizlemekte olduğunuzu da bilir. "
8 - Ahmet Tekin: 'Allah açığa vurduğunuz sözlerinizi ve fiillerinizi bilir, gizlediklerinizi de bilir.'
9 - Ahmet Varol: Şüphesiz O, sözün açıktan söylenenini de bilir, gizlediklerinizi de bilir.
10 - Ali Bulaç: "Şüphesiz O, sözün açıkta söylenenini de bilmekte, saklamakta olduklarınızı da bilmektedir."
11 - Ali Fikri Yavuz: Şüphe yok ki Allah, söylenen sözden açığa vurulanı da bilir, gizliliklerinizi de bilir.
12 - Ali Ünal: “Şüphesiz ki Allah, sözün açıktan söylenenini (İslâm ve davetim aleyhinde açıktan söylediklerinizi) bildiği gibi, içinizde tuttuklarınızı, gizlediğiniz niyetlerinizi, (kurmaya niyetlendiğiniz tuzaklarınızı) da bilir.
13 - Bayraktar Bayraklı: Şüphesiz O, sözün açığını da bilir; gizlediklerinizi de bilir.
14 - Bekir Sadak: «Dogrusu O, aciga vurulan sozu de bilir, gizlediklerinizi de bilir.»
15 - Celal Yıldırım: Şüphesiz ki O, sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediğinizi de bilir.
16 - Cemal Külünkoğlu: “Şüphesiz O, sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediklerinizi de bilir.”
17 - Diyanet İşleri (eski): 'Doğrusu O, açığa vurulan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir.'
18 - Diyanet Vakfi: Şüphesiz Allah sözün açığını da bilir, gizli tuttuklarınızı da bilir.
19 - Edip Yüksel: 'O, açıklanan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Şübhe yok ki o, söylenenden, açığa vurulanı da bilir gizlediğinizi de bilir
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Şüphesiz ki O, söylenenin açığa vurulanını da bilir gizlediğinizi de bilir.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Şüphesiz Allah açığa vurulan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir.
23 - Gültekin Onan: "Şüphesiz O, sözün açıkta söylenenini de bilmekte, saklamakta olduklarınızı da bilmektedir."
24 - Harun Yıldırım: Şüphesiz Allah sözün açığını da bilir, gizli tuttuklarınızı da bilir.
25 - Hasan Basri Çantay: «Hiç şübhesiz ki sözün açığını da O biliyor, gizlemekde olduğunuzu da O biliyor».
26 - Hayrat Neşriyat: 'Muhakkak ki O, sözün açık olanını da bilir, gizlemekte olduğunuz şeyleri de bilir.'
27 - İbni Kesir: Doğrusu O, sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediklerinizi de bilir.
28 - İlyas Yorulmaz: “O Allah, sizin açıktan söylediklerinizi de bilir, içinizde sakladıklarınızı da bilir. ”
29 - Kadri Çelik: “Doğrusu O, açığa vurulan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir.”
30 - Muhammed Esed: "Doğrusu O, sözün açığa vurulanını da bilir, örtüp gizlediklerinizi de bilir.
31 - Mustafa İslamoğlu: Fakat (Allah) açıktan söyleneni nasıl bilirse, gizlediklerinizi de öylece bilir.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: «Şüphe yok ki, sözden açığa vurulanı da, gizlediklerinizi de bilir.»
33 - Ömer Öngüt: Şüphesiz ki O, sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediklerinizi de bilir.
34 - Şaban Piriş: Şüphesiz Allah, açığa vurulan sözü de gizlediğiniz sözü de bilir.
35 - Sadık Türkmen: Şüphesiz o, açığa vurduğunuz sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir.
36 - Seyyid Kutub: Hiç kuşkusuz Allah, açıkça söylediğiniz sözleri bildiği gibi içinizde sakladığınız duyguları da bilir.
37 - Suat Yıldırım: Şüphesiz ki Allah sözün açık olanını da, gizli olanını da bilir. Hem sizin gizlediğiniz, şeyleri de bilir.
38 - Süleyman Ateş: "Şüphesiz O, sözün açığını da bilir, gizlediklerinizi de bilir."
39 - Tefhim-ul Kuran: «Şüphesiz O, sözün açıkta söylenenenini de bilmekte, saklamakta olduklarınızı da bilmektedir.»
40 - Ümit Şimşek: Açığa vurulan sözü de O bilir, sizin sakladıklarınızı da.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Kuşkusuz O, sözün açığa vurulanını da bilir; saklamakta olduklarınızı da bilir.

 

quran-menu
ENBİYÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88 ,89 ,90 ,91 ,92 ,93 ,94 ,95 ,96 ,97 ,98 ,99 ,100 ,101 ,102 ,103 ,104 ,105 ,106 ,107 ,108 ,109 ,110 ,111 ,112
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala