ENBİYÂ-15, ENBİYÂ Suresi 15. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

ENBİYÂ-15, ENBİYÂ Suresi 15. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

ENBİYÂ-15 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı (sadeleştirilmiş) (21/ENBİYÂ-15: Artık olanca feryatları bu oldu kaldı. Neticede onları öyle yaptık ki, biçildiler, söndüler.) / Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (21/ENBİYÂ-15: Biz, onları biçilmiş bir ekin ve bir yığın kül haline getirinceye kadar hep sözleri bu feryad olmuştur.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
ENBİYÂ-15, ENBİYÂ Suresi 15. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
ENBİYÂ-15 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı (sadeleştirilmiş) (21/ENBİYÂ-15: Artık olanca feryatları bu oldu kaldı. Neticede onları öyle yaptık ki, biçildiler, söndüler.) / Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (21/ENBİYÂ-15: Biz, onları biçilmiş bir ekin ve bir yığın kül haline getirinceye kadar hep sözleri bu feryad olmuştur.)
فَمَا زَالَت تِّلْكَ دَعْوَاهُمْ حَتَّى جَعَلْنَاهُمْ حَصِيدًا خَامِدِينَ ﴿١٥﴾

Fe mâ zâlet tilke da’vâhum hattâ cealnâhum hasîden hâmidîn(hâmidîne).

1.fe mâ zâlet: böylece bitmedi (devam etti)
2.tilke: o, bu
3.da'vâ-hum: onların davaları, duaları
4.hattâ: ... oluncaya kadar
5.ceal-nâ: kıldık, yaptık
6.hum: onlar
7.hasîden: hasat edilmiş (biçilmiş) ekinler
8.hâmidîne: sönmüş hale gelmiş olanlar


1 - İmam İskender Ali Mihr: Böylece onların bu davaları (şikâyetleri); Biz onları, biçilmiş ekin (gibi) sönmüş hale getirinceye (ölünceye) kadar bitmedi.
2 - Diyanet İşleri: Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar bu feryatları devam etti.
3 - Abdul Metin Saruhan: Biz kendilerini, kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateşe çevirinceye kadar bu feryatları sürüp gider.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Onları kesilmiş bir ot, ateşi yanıp bitmiş bir kül yığını haline getirinciye dek sözleri, ancak budur işte.
5 - Abdullah Parlıyan: Bu mırıldanmaları sürüp giderken, biz onları biçilmiş ekin gibi yaptık, sönüp gittiler.
6 - Adem Uğur: Biz kendilerini, kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateşe çevirinceye kadar bu feryatları sürüp gider.
7 - Ahmed Hulusi: Onların bu iddiaları sürüp gitti. . . Tâ ki biz onları biçilmiş ekin ve sönmüş ateşe döndürene kadar.
8 - Ahmet Tekin: Biz onları biçilmiş bir ekin ve sönen ocaklar haline getirinceye kadar, onların bu itirafları sürüp gider.
9 - Ahmet Varol: Bu haykırmaları biz onları biçilmiş ekin ve sönmüş kül yığını haline getirinceye kadar kesilmedi.
10 - Ali Bulaç: Onların bu yakınmaları, biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ocak durumuna getirinceye kadar son bulmadı.
11 - Ali Fikri Yavuz: Biz, onları, sönmüş kül yığını olarak biçilmiş bir ekin haline getirinceye kadar, hep sözleri bu feryad olmuştur.
12 - Ali Ünal: Onları ekin gibi biçip bir kül yığını haline getirinceye kadar bu feryatları sürüp gitti.
13 - Bayraktar Bayraklı: Biz, kendilerini kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateş külüne çevirinceye kadar, bu feryatları sürüp gider.
14 - Bekir Sadak: Biz onlari bicilmis ot ve bir yigin kul haline getirinceye kadar haykirmalari devam etti.
15 - Celal Yıldırım: Onların biçilmiş ot, sönüp bir yığın kül haline gelinceye kadar hayıflanıp söylenmeleri böyle oldu.
16 - Cemal Külünkoğlu: Onların bu feryatları, biz onları biçilmiş ekin, sönmüş bir ateş (kül) haline getirinceye kadar devam etti.
17 - Diyanet İşleri (eski): Biz onları biçilmiş ot ve bir yığın kül haline getirinceye kadar haykırmaları devam etti.
18 - Diyanet Vakfi: Biz kendilerini, kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateşe çevirinceye kadar bu feryatları sürüp gider.
19 - Edip Yüksel: Onları biçip tüketinceye kadar bu yalvarışlarını tekrarlayıp duracaklar.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Artık bütün davaları bu oldu kaldı, nihayet onları öyle yapdık ki biçildiler, söndüler
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Artık olanca feryatları bu oldu kaldı. Neticede onları öyle yaptık ki, biçildiler, söndüler.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Biz, onları biçilmiş bir ekin ve bir yığın kül haline getirinceye kadar hep sözleri bu feryad olmuştur.
23 - Gültekin Onan: Onların bu yakınmaları, biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ocak durumuna getirinceye kadar son bulmadı.
24 - Harun Yıldırım: Biz kendilerini, kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateşe çevirinceye kadar bu feryatları sürüp gider.
25 - Hasan Basri Çantay: Nihayet biz onları biçilmiş bir ot, ocakları sönmüş (bir kül yığını) haaline getirinceye kadar dâima feryadları bu (söz) olmuşdur.
26 - Hayrat Neşriyat: Artık biz onları, biçilmiş (ekin) ve sönmüş (ateşe dönen) kimseler hâline getirinceye kadar, duâları bu (feryâd) olmakta devâm etti.
27 - İbni Kesir: Bu haykırmaları devam edip dururken Biz; onları, biçilmiş bir ot, sönmüş bir ocak haline getirdik.
28 - İlyas Yorulmaz: Onların bu haykırışları, biçilmiş ekin sapları gibi yerlere serilinceye kadar, devam etti.
29 - Kadri Çelik: Onların bu yakınmaları, biz onları biçilmiş ekin ve sönmüş ateş durumuna getirinceye kadar da son bulmadı.
30 - Muhammed Esed: Ve bu yakınmaları, Biz kendilerini biçilmiş bir tarlaya (ya da) bir kül yığınına çevirinceye kadar sürüp giderdi.
31 - Mustafa İslamoğlu: Ve onların bu yazıklanmaları, Biz kendilerini biçilmiş ekin haline getirip sönmüş köze çevirinceye kadar devam edip gidecek.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Artık onların bütün çağırmaları, bundan başka olmadı. Tâ ki onları biçilmiş, sönmüş kimseler kıldık.
33 - Ömer Öngüt: Biz onları kuruyup biçilmiş ekin haline, sönmüş ateşe çevirinceye kadar bu haykırmaları sürüp gitti.
34 - Şaban Piriş: Bu haykırışları devam edip dururken, biz onları biçilmiş ekine, sönmüş ocağa çevirdik.
35 - Sadık Türkmen: Bu homurdanışları sürüp giderken, Biz onları biçilmiş ekin gibi yaptık, sönüp gittiler.
36 - Seyyid Kutub: Onlar böyle vahlanıp dururken biz kendilerini biçilmiş ekinler gibi cansız yere seriverdik.
37 - Suat Yıldırım: Bu feryatları sürüp gitti. Nihayet onları öyle yaptık ki biçildiler, sönüp kül oldular...
38 - Süleyman Ateş: Bu mırıldanmaları sürüp giderken biz onları, biçilmiş (ekin gibi) yaptık, sönüp gittiler.
39 - Tefhim-ul Kuran: Onların bu yakınmaları, biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ocak durumuna getirinceye kadar son bulmadı.
40 - Ümit Şimşek: Biz onları kökten biçip ocaklarını söndürünceye kadar böylece feryat edip durdular.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Bu davaları sürüp giderken biz onları kökten biçiverdik, sönüp silindiler.

 

quran-menu
ENBİYÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88 ,89 ,90 ,91 ,92 ,93 ,94 ,95 ,96 ,97 ,98 ,99 ,100 ,101 ,102 ,103 ,104 ,105 ,106 ,107 ,108 ,109 ,110 ,111 ,112
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala