ENBİYÂ-54, ENBİYÂ Suresi 54. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

ENBİYÂ-54, ENBİYÂ Suresi 54. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

ENBİYÂ-54 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı Hamdi Yazır (21/ENBİYÂ-54: Kasem olsun ki dedi, siz de atalarınız da açık bir dalâl içindesiniz) / Elmalılı (sadeleştirilmiş) (21/ENBİYÂ-54: İbrahim: «Andolsun ki, siz de, atalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz!» dedi.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
ENBİYÂ-54, ENBİYÂ Suresi 54. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
ENBİYÂ-54 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı Hamdi Yazır (21/ENBİYÂ-54: Kasem olsun ki dedi, siz de atalarınız da açık bir dalâl içindesiniz) / Elmalılı (sadeleştirilmiş) (21/ENBİYÂ-54: İbrahim: «Andolsun ki, siz de, atalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz!» dedi.)
قَالَ لَقَدْ كُنتُمْ أَنتُمْ وَآبَاؤُكُمْ فِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ ﴿٥٤﴾

Kâle lekad kuntum entum ve âbâukum fî dalâlin mubîn(mubînin).

1.kâle: dedi
2.lekad: andolsun
3.kuntum: siz oldunuz
4.entum: siz(ler)
5.ve âbâu-kum: ve sizin babalarınız, babalarınız
6.fî dalâlin: dalâlette
7.mubînin: apaçık


1 - İmam İskender Ali Mihr: (İbrâhîm A.S): “Andolsun ki siz ve babalarınız, apaçık dalâlettesiniz.” dedi.
2 - Diyanet İşleri: İbrahim, “Andolsun, siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz” dedi.
3 - Abdul Metin Saruhan: Doğrusu, siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz, dedi.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: O da andolsun ki demişti, siz de apaçık bir sapıklık içindesiniz, atalarınız da.
5 - Abdullah Parlıyan: İbrahim: “Doğrusu siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindeymişsiniz” dedi.
6 - Adem Uğur: Doğrusu, siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz, dedi.
7 - Ahmed Hulusi: (İbrahim) dedi ki: "Yemin ederim ki, sizin de atalarınızın da sapık bir düşüncede olduğu apaçık ortada!"
8 - Ahmet Tekin: 'Andolsun ki, sizler de atalarınız da, tamamen başlarına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içindesiniz' dedi.
9 - Ahmet Varol: (İbrahim) dedi ki: 'Andolsun siz de atalarınız da açık bir sapıklık içine düşmüşsünüz.'
10 - Ali Bulaç: Dedi ki: "Andolsun, siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz."
11 - Ali Fikri Yavuz: (Hz. İbrâhîm, onlara) dedi ki: “- Yemin olsun, siz ve atalarınız açık bir sapıklık içindesiniz.”
12 - Ali Ünal: İbrahim, “Doğrusu şu ki,” diye cevap verdi, “nasıl siz, evet bizzat sizler nasıl apaçık bir sapkınlık içinde iseniz, atalarınız da öyle bir sapkınlık içinde imiş.”
13 - Bayraktar Bayraklı: İbrâhim, “Andolsun ki, sizler de babalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz” dedi.
14 - Bekir Sadak: Ibrahim: «And olsun ki sizler de babalariniz da apacik bir sapiklik icindesiniz» deyince:
15 - Celal Yıldırım: O da, «yemin ederim ki siz de, babalarınız da çok açık bir sapıklık içindesiniz» demişti.
16 - Cemal Külünkoğlu: (İbrahim:) “Yemin ederim ki siz de, atalarınız da çok açık bir sapıklık içindesiniz” dedi.
17 - Diyanet İşleri (eski): İbrahim: 'And olsun ki sizler de babalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz' deyince:
18 - Diyanet Vakfi: Doğrusu, siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz, dedi.
19 - Edip Yüksel: 'Doğrusu, siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içine düşmüşsünüz,' deyince,
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Kasem olsun ki dedi, siz de atalarınız da açık bir dalâl içindesiniz
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): İbrahim: «Andolsun ki, siz de, atalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz!» dedi.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): İbrahim: «And olsun ki sizler de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz» dedi.
23 - Gültekin Onan: Dedi ki: "Andolsun, siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz."
24 - Harun Yıldırım: Dedi ki: “Andolsun siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz.”
25 - Hasan Basri Çantay: (İbrâhîm) dedi: «Andolsun, siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz».
26 - Hayrat Neşriyat: (İbrâhîm:) 'Yemîn olsun ki siz de atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz' dedi.
27 - İbni Kesir: O: Andolsun ki sizler de, babalarınız da apaçık bir sapıklık içerisindesiniz, demişti.
28 - İlyas Yorulmaz: “Şüphe yok ki siz ve önceki atalarınız gerçekten apaçık sapıklık içindesiniz” demişti.
29 - Kadri Çelik: Dedi ki: “Şüphesiz siz ve babalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz.”
30 - Muhammed Esed: (İbrahim:) "Doğrusu, siz de atalarınız da apaçık bir sapıklık içindeymişsiniz!" dedi.
31 - Mustafa İslamoğlu: Dedi ki: "Doğrusu siz de, atalarınız da başından beri açık bir sapıklık içindeymişsiniz."
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: «Kasem olsun ki,» dedi, «siz de, babalarınız da pek açık bir sapıklık içinde bulunmuş oldunuz.»
33 - Ömer Öngüt: “Doğrusu siz de atalarınız da apaçık bir sapıklık içine düşmüşsünüz. ” dedi.
34 - Şaban Piriş: -Hiç kuşkusuz siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorsunuz dedi.
35 - Sadık Türkmen: Dedi ki: “Ant olsun, siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz.”
36 - Seyyid Kutub: İbrahim «Gerek siz, gerekse babalarınız gerçekten koyu bir sapıklığa düşmüşsünüz» dedi.
37 - Suat Yıldırım: "Yemin ederim ki, dedi, siz de atalarınız da besbelli bir sapıklık içindesiniz."
38 - Süleyman Ateş: "Doğrusu siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içine düşmüşsünüz!" dedi.
39 - Tefhim-ul Kuran: Dedi ki: «Andolsun, siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz.»
40 - Ümit Şimşek: İbrahim 'And olsun ki,' dedi, 'siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklıktasınız.'
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Dedi: "Vallahi, siz de atalarınız da açık bir sapıklık içine düşmüşsünüz."

 

quran-menu
ENBİYÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88 ,89 ,90 ,91 ,92 ,93 ,94 ,95 ,96 ,97 ,98 ,99 ,100 ,101 ,102 ,103 ,104 ,105 ,106 ,107 ,108 ,109 ,110 ,111 ,112
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala