ENBİYÂ Suresi 64. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 21/ENBİYÂ-64

ENBİYÂ Suresi 64. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 21/ENBİYÂ-64

ENBİYÂ-64 için 41 adet meâl bulundu. Ömer Öngüt (21/ENBİYÂ-64: Kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine): “Hakikaten sizler zâlimlersiniz!” dediler.) / Şaban Piriş (21/ENBİYÂ-64: Bunun üzerine kendilerine gelip: -Siz, gerçekten haksızsınız dediler.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
ENBİYÂ Suresi 64. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 21/ENBİYÂ-64
ENBİYÂ-64 için 41 adet meâl bulundu. Ömer Öngüt (21/ENBİYÂ-64: Kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine): “Hakikaten sizler zâlimlersiniz!” dediler.) / Şaban Piriş (21/ENBİYÂ-64: Bunun üzerine kendilerine gelip: -Siz, gerçekten haksızsınız dediler.)
فَرَجَعُوا إِلَى أَنفُسِهِمْ فَقَالُوا إِنَّكُمْ أَنتُمُ الظَّالِمُونَ ﴿٦٤﴾

Fe raceû ilâ enfusihim fe kâlû innekum entumuz zâlimûn(zâlimûne).

1.fe raceû: o zaman, bunun üzerine döndüler
2.ilâ enfusi-him: onlar kendilerine
3.fe kâlû: böylece dediler
4.inne-kum: muhakkak ki siz
5.entum: siz
6.ez zâlimûne: zalimlersiniz


1 - İmam İskender Ali Mihr: Bunun üzerine kendilerine geldiler, sonra da (kendileri için); “Muhakkak ki siz; siz zalimlersiniz.” dediler.
2 - Diyanet İşleri: Bunun üzerine birbirlerine dönüp, “Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsiniz siz” dediler.
3 - Abdul Metin Saruhan: Bunun üzerine, kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) zalimler sizlersiniz, sizler dediler.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Birbirlerine dönüp de gerçekten de zâlimsiniz siz dediler.
5 - Abdullah Parlıyan: Bunun üzerine birbirlerine veya vicdanlarına dönüp: “Doğrusu asıl zalim olan, yani yaratılış gayesi dışında yaşamak suretiyle yoldan çıkan biziz!” diyerek kendilerini suçlamış oldular.
6 - Adem Uğur: Bunun üzerine, kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) "Zalimler sizlersiniz, sizler!" dediler.
7 - Ahmed Hulusi: Şöyle bir düşündükten sonra: "Muhakkak ki siz, evet siz zâlimlersiniz" dediler (birbirlerine).
8 - Ahmet Tekin: Bunun üzerine akılları başlarına gelerek mantıklı düşündüler. Birbirlerine dönüp:
'Siz, evet siz bu cansız putlara kulluk ve ibadet etmekle kendilerine haksızlık eden zâlimlersiniz' dediler.
9 - Ahmet Varol: Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurarak: 'Şüphesiz sizsiniz asıl zalimler, siz' dediler.
10 - Ali Bulaç: Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler.
11 - Ali Fikri Yavuz: Bunun üzerine vicdanlarına müracaat ettiler de: “- Doğrusu siz haksızsınız.” dediler.
12 - Ali Ünal: Bunun üzerine, gerçeğe uyanan vicdanlarına yöneldiler ve (kendi içlerinde itirafta bulunup) dediler: “Biziz, evet (en büyük yanlışı ve haksızlığı yapan) asıl zalim biziz!”
13 - Bayraktar Bayraklı: (64-65) Kendi kendilerine dönüp birbirlerine, “Doğrusu siz zâlimlerdensiniz” dedikten sonra, gönüllerindeki eski inançları depreşerek, “Ey İbrâhim! Sen bunların konuşmayacağını bilirsin” dediler.
14 - Bekir Sadak: (64-65) Kendi kendilerine: «Dogrusu siz haksizsiniz", sonra kafalarinda olan eski inanclarina donerek: «Ey Ibrahim! Bunlarin konusmayacagini, and olsun ki, bilirsin» dediler.
15 - Celal Yıldırım: Bunun üzerine kendi vicdanlarına dönüp: «Şüphesiz ki siz haksızlarsınız» dediler.
16 - Cemal Külünkoğlu: Bunun üzerine vicdanlarına dönüp (içlerinden kendi kendilerine): “Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsiniz siz” dediler.
17 - Diyanet İşleri (eski): (64-65) Kendi kendilerine: 'Doğrusu siz haksızsınız', sonra kafalarında olan eski inançlarına dönerek: 'Ey İbrahim! bunların konuşmayacağını, and olsun ki, bilirsin' dediler.
18 - Diyanet Vakfi: Bunun üzerine, kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) «Zalimler sizlersiniz, sizler!» dediler.
19 - Edip Yüksel: Kendi vicdanlarına dönüp, kendi kendilerine şunu söylediler: 'Gerçekten sizler haksızsınız.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Bunun üzerine vicdanlarına müracaat ettiler de dediler: doğrusu siz haksızsınız
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Bunun üzerine vicdanlarına müracaat ettiler de: «Doğrusu siz haksızsınız!» dediler.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Bunun üzerine vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) dediler ki: «Doğrusu siz haksızsınız.»
23 - Gültekin Onan: Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler.
24 - Harun Yıldırım: Kendi vicdanlarına dönerek dediler ki: “Muhakkak asıl zalimler sizlersiniz.”
25 - Hasan Basri Çantay: Bunun üzerine vicdanlarına dönüb (birbirlerine) dediler ki: «Hiç şübhesiz (asıl) zaalimler sizsiniz, siz»!
26 - Hayrat Neşriyat: Bunun üzerine (orada bulunanlar) kendi vicdanlarına döndüler de (kendi kendilerine): 'Gerçekten zâlim olanlar, ancak sizlersiniz' dediler.
27 - İbni Kesir: Bunun üzerine kendilerine dönüp dediler ki: Hiç şüphesiz zalimler sizsiniz siz.
28 - İlyas Yorulmaz: Sonlar puta tapanlar kendi aralarında konuşmak için döndüler ve “Gerçekten siz (bu putlara kulluk etmekle) kendi kendinize haksızlık yapıyorsunuz” dediler.
29 - Kadri Çelik: Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da (kendi kendilerine), “Şüphesiz zalim olanlar sizlersiniz” deyiverdiler.
30 - Muhammed Esed: Bunun üzerine birbirlerine dönüp: "Doğrusu, asıl zalim olan sizlermişsiniz!" dediler.
31 - Mustafa İslamoğlu: Bunun üzerine kendi iç dünyalarına döndüler ve (kendi kendilerine) "Siz var ya, siz" dediler, "işte asıl haddini bilmezin ta kendisisiniz!"
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Bunun üzerine kendi nefislerine döndüler de dediler ki: «Siz şüphe yok ki, zalimlersiniz.»
33 - Ömer Öngüt: Kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine): “Hakikaten sizler zâlimlersiniz!” dediler.
34 - Şaban Piriş: Bunun üzerine kendilerine gelip: -Siz, gerçekten haksızsınız dediler.
35 - Sadık Türkmen: Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da birbirlerine: “Gerçekten siz zalimlersiniz” dediler.
36 - Seyyid Kutub: Bunun üzerine vicdanlarına başvurarak birbirlerine «asıl zalimler sizlersiniz» dediler.
37 - Suat Yıldırım: Bunun üzerine vicdanlarına dönüp içlerinden: "Asıl zalim İbrâhim değil, bu âciz putlara ibadet edip bel bağlayan sizler, biz müşriklermişiz!" dediler.
38 - Süleyman Ateş: Kendi vicdanlarına başvurup (içlerinden): "Hakikaten sizler haksızsınız!" dediler.
39 - Tefhim-ul Kuran: Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da: «Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz» dediler.
40 - Ümit Şimşek: Vicdanlarının sesini dinlediklerinde, 'Gerçekten zalim olan biziz' dediler.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Bunun üzerine kendi benliklerine döndüler de şöyle dediler: "Siz, zalimlerin ta kendilerisiniz."

 

quran-menu
ENBİYÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88 ,89 ,90 ,91 ,92 ,93 ,94 ,95 ,96 ,97 ,98 ,99 ,100 ,101 ,102 ,103 ,104 ,105 ,106 ,107 ,108 ,109 ,110 ,111 ,112
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala