ENBİYÂ-52 için 41 adet meâl bulundu. Diyanet Vakfi (21/ENBİYÂ-52: O, babasına ve kavmine: Şu karşısına geçip tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor? demişti.) / Edip Yüksel (21/ENBİYÂ-52: Babasına ve halkına, 'Kendinizi adadığınız bu heykeller de neyin nesidir,' dedi.)
21/ENBİYÂ-52
إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا هَذِهِ التَّمَاثِيلُ الَّتِي أَنتُمْ لَهَا عَاكِفُونَ ﴿٥٢﴾
İz kâle li ebîhi ve kavmihî mâ hâzihit temâsîlulletî entum lehâ âkifûn(âkifûne).
| 1. | iz kâle | : demişti |
| 2. | li ebî-hi | : babasına |
| 3. | ve kavmi-hî | : ve kavmine |
| 4. | mâ hâzihi | : bu nedir |
| 5. | et temâsîlu | : heykeller |
| 6. | elletî | : ki o |
| 7. | entum | : siz |
| 8. | lehâ | : ona |
| 9. | âkifûne (akefe) | : devamlı ibadet edenler (devamlı ibadet etti) |
1 - İmam İskender Ali Mihr: (İbrâhîm A.S), babasına ve kavmine şöyle demişti: “Sizin ibadet ettiğiniz bu heykeller nedir?”
2 - Diyanet İşleri: Hani o, babasına ve kavmine, “Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?” demişti.
3 - Abdul Metin Saruhan: O, babasına ve kavmine; Şu karşısına geçip tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor? Demişti.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Hani atasına ve kavmine, nedir bu tapıp durduğunuz heykeller demişti.
5 - Abdullah Parlıyan: Hani O bir vakit, babasına ve toplumuna: “Şu karşısına geçip tapınmakta olduğunuz bunca heykeller nedir?” demişti.
6 - Adem Uğur: O, babasına ve kavmine: Şu karşısına geçip tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor? demişti.
7 - Ahmed Hulusi: Hani (İbrahim) babasına ve halkına demişti ki: "Kendilerine tapındığınız bu heykeller de nedir?"
8 - Ahmet Tekin: Hani İbrâhim babasına ve kavmine:
'Şu tapınıp durduğunuz heykeller nedir?' demişti.
9 - Ahmet Varol: O babasına ve kavmine: 'Sizin kendilerine tapınmakta olduğunuz şu heykeller de nedir?' demişti.
10 - Ali Bulaç: Hani babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin, karşılarında bel büküp eğilmekte olduğunuz bu temsili heykeller nedir?
11 - Ali Fikri Yavuz: O zaman, babasına ve kavmine şöyle demişti: “- Sizin tapmakta olduğunuz heykeller nedir?”
12 - Ali Ünal: Atasına ve kavmine, “Nedir bu heykeller ki, böyle ibadet kastıyla karşılarında boyun eğip duruyorsunuz?” demişti.
13 - Bayraktar Bayraklı: İbrâhim, babasına ve toplumuna, “Şu karşısına geçip tapmakta olduğumuz heykeller de ne oluyor?” demişti.[328]
14 - Bekir Sadak: Ibrahim, babasina ve milletine: «Bu tapinip durdugunuz heykeller nedir?» demisti.
15 - Celal Yıldırım: Hani o bir vakit babasına ve kavmine, «nedir bu üzerine kapanıp durduğunuz heykeller?» demişti.
16 - Cemal Külünkoğlu: Hani o, babasına ve kavmine: “Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?” demişti.
17 - Diyanet İşleri (eski): İbrahim, babasına ve milletine: 'Bu tapınıp durduğunuz heykeller nedir?' demişti.
18 - Diyanet Vakfi: O, babasına ve kavmine: Şu karşısına geçip tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor? demişti.
19 - Edip Yüksel: Babasına ve halkına, 'Kendinizi adadığınız bu heykeller de neyin nesidir,' dedi.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: O vakıt ki babasına ve kavmine ne bu başına toplanıb durduğunuz temasîl dedi
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): O vakit babasına ve kavmine dedi ki: «Başına toplanıp durduğunuz şu putlar nedir?»
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): O zaman o, babasına ve kavmine: «Bu tapınıp durduğunuz heykeller nedir?» demişti.
23 - Gültekin Onan: Hani babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin, karşılarında bel büküp eğilmekte olduğunuz bu temsili heykeller nedir?"
24 - Harun Yıldırım: Hani babasına ve kavmine demişti ki: “İbadet edip durduğunuz bu heykeller de ne oluyor?”
25 - Hasan Basri Çantay: O zaman o, babasına ve kavmine: «Sizin tapmakda olduğunuz bu heykeller nedir?» demişdi.
26 - Hayrat Neşriyat: Hani babasına ve kavmine: 'Sizin şu kendilerine tapınıcı olduğunuz heykeller de nedir?' demişti.
27 - İbni Kesir: Hani o, babasına ve kavmine demişti ki: Şu tapınıp durduğunuz heykeller de nedir?
28 - İlyas Yorulmaz: Babası ve kavmine “Samimi ve içinizden gelerek kulluk ettiğiniz bu heykeller de neyin nesi?” demişti.
29 - Kadri Çelik: Hani babasına ve kavmine demişti ki: “Şu başına toplanıp durduğunuz heykeller de nedir?”
30 - Muhammed Esed: babasına ve halkına (şöyle): "Kendinizi bu kadar yürekten adadığınız bu biçimsel nesneler nedir?" dediği zaman,
31 - Mustafa İslamoğlu: Hani o babasına ve kendi toplumuna "Sizin kendilerine tapınıp durduğunuz bu heykeller de neyin nesi?" dediği zaman,
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: O vakit ki, babasına ve kavmine dedi ki: «Nedir bu timsaller ki, siz onlara (tapınmaya) devam edip duruyorsunuz?»
33 - Ömer Öngüt: Babasına ve kavmine: “Sizin şu karşısında durup da tapmakta olduğunuz heykeller nedir?” dedi.
34 - Şaban Piriş: Babasına ve kavmine: -Kendilerine bağlandığınız bu heykeller nedir? demişti.
35 - Sadık Türkmen: Hani, babasına ve halkına dedi ki: “Karşısında durup, önlerinde eğildiğiniz şu temsilî heykeller nedir?”
36 - Seyyid Kutub: Hani O babasına ve soydaşlarına «Şu karşılarında saygı duruşu yaptığınız heykeller nedir?» dedi.
37 - Suat Yıldırım: O vakit babasına ve halkına: "Nedir bu karşısında durup taptığınız heykeller?" dedi.
38 - Süleyman Ateş: Babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin şu karşısında durup taptığınız heykeller nedir?"
39 - Tefhim-ul Kuran: Hani babasına ve kavmine demişti ki: «Sizin, karşılarında bel büküp eğilmekte olduğunuz bu temsili heykeller nedir?»
40 - Ümit Şimşek: O vakit İbrahim babası ile kavmine, 'Nedir bu tapıp durduğunuz suretler?' diye sormuştu.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Babasına ve toplumuna şöyle demişti: "Şu başına toplanıp durduğunuz heykeller de ne?"
ENBİYÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112