ZUHRÛF-15 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı (sadeleştirilmiş) (43/ZUHRÛF-15: Böyle iken tuttular kullarından ona bir cüz tasladılar (bir kısmını O'nun bir parçası saydılar). Gerçekten insan çok nankör, açık bir küfürbazdır.) / Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (43/ZUHRÛF-15: Buna rağmen insanlar, Allah'ın kullarından bir kısmını O'nun bir parçası saydılar. Gerçekten de insan apaçık bir nankördür.)
ZUHRÛF Suresi 15. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 43/ZUHRÛF-15
ZUHRÛF-15 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı (sadeleştirilmiş) (43/ZUHRÛF-15: Böyle iken tuttular kullarından ona bir cüz tasladılar (bir kısmını O'nun bir parçası saydılar). Gerçekten insan çok nankör, açık bir küfürbazdır.) / Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (43/ZUHRÛF-15: Buna rağmen insanlar, Allah'ın kullarından bir kısmını O'nun bir parçası saydılar. Gerçekten de insan apaçık bir nankördür.)
وَجَعَلُوا لَهُ مِنْ عِبَادِهِ جُزْءًا إِنَّ الْإِنسَانَ لَكَفُورٌ مُّبِينٌ ﴿١٥﴾
Ve cealû lehu min ibâdihî cuz’â(cuz’en), innel insâne le kefûrun mubîn(mubînun).
| 1. | ve cealû | : ve kıldılar |
| 2. | lehu | : ona |
| 3. | min ibâdi-hi | : onun kullarından |
| 4. | cuz'en | : cüz, bir kısım |
| 5. | inne | : muhakkak ki |
| 6. | el insâne | : insan |
| 7. | le | : elbette, mutlaka, gerçekten |
| 8. | kefûrun | : kefur, nankör, inkâr edici |
| 9. | mubînun | : açıkça, apaçık |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve O’na, kullarından bir kısmını isnad ettiler. Muhakkak ki insan, mutlaka apaçık inkâr edicidir.
2 - Diyanet İşleri: Böyle iken (“melekler Allah’ın kızlarıdır” demek suretiyle) kullarından bir kısmını O’nun parçası saydılar. Şüphesiz insan apaçık bir nankördür.
3 - Abdul Metin Saruhan: Ama onlar, kullarımdan bir kısmını O’nun bir cüzü kıldılar (Allah’a eş koştular). Gerçekten (böyle) insanlar apaçık bir küfürdedir.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve bâzı kullarının, onun bir parçası olduğuna, ondan vücuda geldiğine hükmettiler, gerçekten de insan, apaçık bir nankördür elbet.
5 - Abdullah Parlıyan: Ama hâlâ o inkârcı putperestler kullarından bir kısmını, O'ndan bir parça sayarak O'na ortak koştular. Böyle düşünen insan, gerçekten apaçık bir nankördür.
6 - Adem Uğur: Ama onlar, kullarından bir kısmını, O'nun bir cüzü kıldılar. Gerçekten insan apaçık bir nankördür.
7 - Ahmed Hulusi: O'na, O'nun kullarından bir cüz kıldılar (Ahad üs Samed oluşunu inkâr ile onu cüzlerden oluşmuş kabul ederek çocuğu olduğunu ileri sürdüler). . . Muhakkak ki insan apaçık bir nankördür!
8 - Ahmet Tekin: Onlar, kullarından bir kısmına, Allah’ın akrabası, yakını yakıştırmasında bulundular. İnsan, gerçekten çok nankördür, açıkça azgın kâfirdir.
9 - Ahmet Varol: (Böyleyken) kullarından O'na bir parça nisbet ettiler. [1] Doğrusu insan apaçık bir nankördür.
10 - Ali Bulaç: (Buna rağmen) Kendi kullarından O'na bir parça kılıp yakıştırdılar. Doğrusu insan, açıkça bir nankördür.
11 - Ali Fikri Yavuz: (Ey Rasûlüm o kâfirlere, gökleri ve yeri yaratan kimdir? diye sorsan, “Allah’dır” derler. Bununla beraber tuttular), O’na kullarından bir çocuk isnad ettiler (Melekler Allah’ın kızlarıdır, dediler). Gerçekten insan, küfrü aşikâr bir nankördür.
12 - Ali Ünal: Böyle iken onlar tuttular, kullarından bir kısmını O’nun bir parçası saydı (ve O’na babalık atfettiler). Gerçekten insan, besbelli bir nankördür.
13 - Bayraktar Bayraklı: Ama onlar, kullarından bir kısmını, O'nun bir parçası saydılar. Gerçekten insan apaçık bir nankördür.
14 - Bekir Sadak: Ama inkarcilar O'na cocuk isnat ettiler. Insan gercekten apacik nankordur. *
15 - Celal Yıldırım: (İnkarcı putperestler ve azgın sapıklar) ise, Allah'a O'nun kullarından bir cüz' (çocuk) yakıştırdılar. Şüphesiz insan (genellikle) açıktan inkarcı ve çok nankördür. (Ancak Allah'ın korudukları müstesna).
16 - Cemal Külünkoğlu: Müşrikler tuttular (“melekler Allah'ın kızlarıdır” demek suretiyle) kullarından bir kısmını O'nun cüz'ü (parçası) saydılar. Gerçekten insan çok nankördür (şirk ve inkar içindedir).
17 - Diyanet İşleri (eski): Ama inkarcılar O'na çocuk isnat ettiler. İnsan gerçekten apaçık nankördür.
18 - Diyanet Vakfi: Ama onlar, kullarından bir kısmını, O'nun bir cüzü kıldılar. Gerçekten insan apaçık bir nankördür.
19 - Edip Yüksel: Kullarından bazılarını O'na bir pay olarak ayırdılar. İnsan gerçekten apaçık bir nankördür.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Öyle iken tuttular kullarından ona bir cüz tasladılar, hakıkat insan çok nankör, açık bir küfürbazdır
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Böyle iken tuttular kullarından ona bir cüz tasladılar (bir kısmını O'nun bir parçası saydılar). Gerçekten insan çok nankör, açık bir küfürbazdır.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Buna rağmen insanlar, Allah'ın kullarından bir kısmını O'nun bir parçası saydılar. Gerçekten de insan apaçık bir nankördür.
23 - Gültekin Onan: (Buna rağmen) Kendi kullarından O'na bir parça kılıp yakıştırdılar. Doğrusu insan açıkça bir kafirdir.
24 - Harun Yıldırım: Buna rağmen kendi kullarından O’na bir parça kılıpyakıştırdılar. Doğrusu insan, elbetteki apaçık bir nankördür.
25 - Hasan Basri Çantay: (Böyle iken) kullarından kimi Ona bir cüz' isnâd etdiler. Hakıykat, insan açıkça küfürbazdır!
26 - Hayrat Neşriyat: Ama (onlar) kullarından bir kısmını (Îsâ, Üzeyr O’nun çocuğudur, meleklerkızlarıdır diye) O’na bir cüz’ saydılar. Doğrusu insan apaçık bir nankördür.
27 - İbni Kesir: Ama onlar; kullarından bir kısmını, O'nun bir parçası saydılar. İnsan, gerçekten apaçık bir nankördür.
28 - İlyas Yorulmaz: İnsanlar, Allah'ın yarattığı kullarından bir kısmını Allah'ın bir parçası yaptılar[1]. Gerçekten insanlar Rablerine karşı açıkça inkârcı kesildiler.
29 - Kadri Çelik: Ama onlar, kullarından bir kısmını, O'nun bir parçası (oğlu) kıldılar. Gerçekten insan apaçık bir nankördür.
30 - Muhammed Esed: Ama hala O'na bir çocuk yakıştırırlar, üstelik yarattıklarından birini! Belli ki, (böyle düşünen) insan şükretmeyi terk etmiş bir nankördür!
31 - Mustafa İslamoğlu: Ama kalkarlar, kullarından birini O'ndan bir parçaymış gibi telakki ederler: Şu bir gerçek ki, (bunu yapan) insan katmerli bir nankörlük içindedir.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (14-15) «Ve şüphe yok ki, biz Rabbimize elbette dönüp gidicileriz.» Öyle iken onun için kullarından bir cüz isnat ettiler. Şüphe yok ki, (bu gibi bir) insan elbette apaçık bir küfürbazdır.
33 - Ömer Öngüt: Kullarından bir kısmını O'nun bir cüz'ü kıldılar. İnsan gerçekten apaçık bir nankördür.
34 - Şaban Piriş: (Buna rağmen) O’na, kendi kullarından bir parça yakıştırdılar. İnsan gerçekten apaçık bir nankördür.
35 - Sadık Türkmen: Oysa onlar, kullarından O’na (Allah’a) bir parça tasarladılar! Gerçekten insan, apaçık bir nankördür.
36 - Seyyid Kutub: Böyle iken kafirler Allah'a çocuk isnad ettiler. İnsan gerçekten apaçık nankördür, gerçeği inkar eder.
37 - Suat Yıldırım: Öyle iken, müşrikler tuttular kullarından bir kısmını O’nun cüz’ü (parçası) saydılar. Gerçekten insan çok nankördür.
38 - Süleyman Ateş: Tuttular, O'na kullarından bir parça tasarladılar. Gerçekten insan apaçık bir nankördür.
39 - Tefhim-ul Kuran: (Buna rağmen) Kendi kullarından O'na bir parça kılıp yakıştırdılar. Doğrusu insan, açıkça bir nankördür.
40 - Ümit Şimşek: Fakat onlar, kullarından bir kısmını, Allah'ın bir parçası saydılar. Doğrusu, insan apaçık bir nankördür.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Kullarından O'na bir pay çıkardılar/bir parça isnat ettiler. Hiç kuşkusuz, insan apaçık bir nankördür.
ZUHRÛF Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89