ZUHRÛF-83 için 41 adet meâl bulundu. Adem Uğur (43/ZUHRÛF-83: Sen bırak onları, kendilerine söz verilen günlerine kavuşuncaya kadar bâtıla dalsınlar, oynaya dursunlar.) / Ahmed Hulusi (43/ZUHRÛF-83: Bırak onları, vadolundukları sürece kavuşuncaya kadar (dünyalarına) dalsınlar ve oynasınlar!)
ZUHRÛF Suresi 83. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 43/ZUHRÛF-83
ZUHRÛF-83 için 41 adet meâl bulundu. Adem Uğur (43/ZUHRÛF-83: Sen bırak onları, kendilerine söz verilen günlerine kavuşuncaya kadar bâtıla dalsınlar, oynaya dursunlar.) / Ahmed Hulusi (43/ZUHRÛF-83: Bırak onları, vadolundukları sürece kavuşuncaya kadar (dünyalarına) dalsınlar ve oynasınlar!)
فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتَّى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذِي يُوعَدُونَ ﴿٨٣﴾
Fe zerhum yahûdû ve yel’abû hattâ yulâkû yevme humullezî yû’adûn(yû’adûne).
| 1. | fe | : o zaman, artık, böylece |
| 2. | zer-hum | : onları bırak |
| 3. | yahûdû | : (boş şeylere) dalsınlar |
| 4. | ve yel'abû | : ve oynasınlar, oyalansınlar |
| 5. | hattâ | : ... oluncaya kadar |
| 6. | yulâkû | : mülâki olurlar, karşılaşırlar, kavuşurlar |
| 7. | yevme | : gün |
| 8. | hum | : onlar |
| 9. | ellezî | : ki o |
| 10. | yûadûne | : vaadolunurlar |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Artık onları bırak! Vaadolundukları güne mülâki oluncaya (kavuşuncaya) kadar boş şeylere dalsınlar ve oynasınlar.
2 - Diyanet İşleri: Bırak onları, tehdit edildikleri güne kavuşana kadar, (batıl inançlarına) dalsınlar ve (dünya hayatlarında) oynayadursunlar.
3 - Abdul Metin Saruhan: Sen bırak onları, kendilerine söz verilen günlerine kavuşuncaya kadar, batıla dalıp, oynayadursunlar.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Bırak onları, vaadedilen güne ulaşıncaya dek didinip oynasınlar.
5 - Abdullah Parlıyan: Onları bırak da, vaat edilen hesap günü ile karşılaşıncaya kadar boş işler ve konuşmalara dalıp oynasınlar.
6 - Adem Uğur: Sen bırak onları, kendilerine söz verilen günlerine kavuşuncaya kadar bâtıla dalsınlar, oynaya dursunlar.
7 - Ahmed Hulusi: Bırak onları, vadolundukları sürece kavuşuncaya kadar (dünyalarına) dalsınlar ve oynasınlar!
8 - Ahmet Tekin: Onları kendi hallerine bırak. Tehdit edildikleri günle karşılaşıncaya kadar, bâtıla dalıp, bilgisizce ileri geri konuşarak oynasınlar.
9 - Ahmet Varol: Artık sen onları bırak, vaadedildikleri günlerine kavuşuncaya kadar dalsın ve oynasınlar.
10 - Ali Bulaç: Artık onları bırak; onlara vadedilen günlerine kadar, dalsınlar ve oynaya dursunlar.
11 - Ali Fikri Yavuz: Şimdi bırak onları (bâtıl inançlarına) dalsınlar, oynaya dursunlar; tâ vaad edildikleri (kıyamet) günlerine kavuşuncaya kadar...
12 - Ali Ünal: Öyleyse bırak onları, kendilerine va’d edilen güne kavuşuncaya kadar daldıkları bâtıl (bataklıklarında) oyalanmaya, oynayıp eğlenmeye devam etsinler.
13 - Bayraktar Bayraklı: Uyarıldıkları güne kavuşuncaya kadar bırak onları; eğlenceye dalsınlar, oynasınlar!
14 - Bekir Sadak: Birak onlari, kendilerine soz verilen gune kavusana kadar, dalsinlar, oynasinlar.
15 - Celal Yıldırım: Bırak onları, (tehdîd anlamında) va'd olundukları günlerine kavuşuncaya kadar (inkâr ve azgınlıklarına) dalıp oynasınlar.
16 - Cemal Külünkoğlu: Bırak onları! Kendilerine vaadedilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar dalsın, oynayıp oyalansınlar!
17 - Diyanet İşleri (eski): Bırak onları, kendilerine söz verilen güne kavuşana kadar, dalsınlar, oynasınlar.
18 - Diyanet Vakfi: Sen bırak onları, kendilerine söz verilen günlerine kavuşuncaya kadar bâtıla dalsınlar, oynaya dursunlar.
19 - Edip Yüksel: Bırak onları, kendilerine söz verilen günlerine kavuşuncaya kadar dalsınlar, oynasınlar.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Şimdi bırak onları dalsınlar, oynıya dursunlar tâ va'dolundukları günlerine çatasıya kadar
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Şimdi bırak onları dalsınlar, oynaya dursunlar, va'dolunduklan günleri (gelip) çatasıya kadar!
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Şimdi sen bırak onları, tehdit edildikleri günlerine kavuşuncaya kadar batıla dalsınlar oynasınlar.
23 - Gültekin Onan: Artık onları bırak; onlara vadedilen günlerine kadar dalsınlar ve oynaya dursunlar.
24 - Harun Yıldırım: Artık onları bırak; va’dolundukları günlerine kavuşuncaya kadar dalsınlar ve oynayadursunlar.
25 - Hasan Basri Çantay: (Şimdilik) sen bırak onları, (baatılın içine) dalsınlar, (dünyâlarında) oynaya dursunlar. Nihayet (azâb ile) tehdîd edilmekde oldukları günlerine kavuşdurulacaklardır.
26 - Hayrat Neşriyat: O hâlde bırak onları, tehdîd edilegeldikleri günlerine kavuşuncaya kadar (bâtıla)dalsınlar, oynasınlar!
27 - İbni Kesir: Bırak onları, kendilerine vaadedilen güne ulaşıncaya kadar dalsınlar, oyalanıp dursunlar.
28 - İlyas Yorulmaz: Bırak onları, kendilerine vaat edilen azap onlara gelinceye kadar oyalanıp, oynasınlar.
29 - Kadri Çelik: Artık sen onları bırak; onlar vaat edilen kendi günlerine kadar (batıl işlere) dalsınlar ve oynaya dursunlar.
30 - Muhammed Esed: Onları bırak da vaad edilen (Hesap) Günü ile karşılaşıncaya kadar beyhude konuşmalarla oyalansınlar ve (kelimelerle) oynayıp dursunlar!
31 - Mustafa İslamoğlu: Artık onları bırak, geleceği vaad olunan günlerine kavuşuncaya kadar lafazanlıkla oyalansınlar ve (kelimelerle) oynamayı sürdürsünler.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Artık onları bırak, (beyhûde işlere) dalsınlar ve oyalanadursunlar. O vaadolundukları günlerine mülâki olacaklarına değin.
33 - Ömer Öngüt: Bırak onları! Kendilerine vâdedilen günlerine kavuşuncaya kadar dalsınlar, oynayıp dursunlar.
34 - Şaban Piriş: Bırak onları, kendilerine vaat edilen güne kavuşuncaya kadar dalsınlar ve oynaya dursunlar.
35 - Sadık Türkmen: Bırak onları dalsınlar ve oyalansınlar, kendilerine vadedilen günlerine kavuşuncaya kadar!
36 - Seyyid Kutub: Bırak onları, kendilerine söylenen günlerine kavuşuncaya kadar dalsın, oyalansınlar!
37 - Suat Yıldırım: Kendilerine bildirilen o hesap gününe kavuşuncaya kadar, onları kendi hallerine bırak, batıllarına dalsınlar, varsın oyalansınlar.
38 - Süleyman Ateş: Bırak onları, kendilerine söylenen günlerine kavuşuncaya kadar dalsın, oynasınlar.
39 - Tefhim-ul Kuran: Artık sen onları bırak; onlar vadedilen kendi günlerine kadar, dalsınlar ve oynaya dursunlar.
40 - Ümit Şimşek: Bırak onları, dalsınlar, eğlensinler, vaad edilen günlerine kavuşuncaya kadar.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Bırak onları, kendilerine vaat edilen günlerine kavuşuncaya değin dalıp gitsinler; oynayıp oyalansınlar!
ZUHRÛF Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89