ZUHRÛF-50 için 41 adet meâl bulundu. Celal Yıldırım (43/ZUHRÛF-50: Kendilerinden o azabı kaldırdığımızda, birden verdikleri sözü bozdular (yerine getirmediler).) / Diyanet İşleri (eski) (43/ZUHRÛF-50: Ama, azabı üzerlerinden kaldırdığımızda hemen sözlerinden döndüler.)
ZUHRÛF-50 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
ZUHRÛF-50 için 41 adet meâl bulundu. Celal Yıldırım (43/ZUHRÛF-50: Kendilerinden o azabı kaldırdığımızda, birden verdikleri sözü bozdular (yerine getirmediler).) / Diyanet İşleri (eski) (43/ZUHRÛF-50: Ama, azabı üzerlerinden kaldırdığımızda hemen sözlerinden döndüler.)
فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ إِذَا هُمْ يَنكُثُونَ ﴿٥٠﴾
Fe lemmâ keşefnâ an humul azâbe izâ hum yenkusûn(yenkusûne).
| 1. | fe | : fakat |
| 2. | lemmâ | : ... olduğu zaman |
| 3. | keşefnâ | : giderdik, kaldırdık |
| 4. | an hum | : onlardan |
| 5. | el azâbe | : azap |
| 6. | izâ hum | : o zaman onlar |
| 7. | yenkusûne | : naksediyorlar, bozuyorlar |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Fakat onlardan azabı kaldırınca, o zaman onlar (verdikleri sözleri) bozuyorlar.
2 - Diyanet İşleri: Fakat biz onlardan azabı kaldırınca bir de bakmışsın sözlerinden dönüyorlar.
3 - Abdul Metin Saruhan: Fakat biz onlardan azabı kaldırınca, sözlerinden dönüverdiler.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Derken onlardan azâbı kaldırdık mı sözlerinden döndüler.
5 - Abdullah Parlıyan: Derken onlardan azabı kaldırdık mı, sözlerinden dönüverdiler.
6 - Adem Uğur: Fakat biz onlardan azabı kaldırınca, sözlerinden dönüverdiler.
7 - Ahmed Hulusi: Kendilerinden azabı kaldırdığımızda, onlar hemen sözlerini bozdular!
8 - Ahmet Tekin: Fakat azâbı, kendilerinden kaldırdığımız zaman, hemen sözlerinden döndüler.
9 - Ahmet Varol: Fakat üzerlerinden azabı kaldırdığımızda hemen sözlerinden dönmeye başladılar.
10 - Ali Bulaç: Fakat onlardan azabı çekip giderince, bir de görürsün ki onlar andlarını bozuyorlar.
11 - Ali Fikri Yavuz: Bunun üzerine kendilerinden azabı kaldırdığımız vakit, (yola geleceğiz, iman edeceğiz sözlerinden) hemen caydılar.
12 - Ali Ünal: Üzerlerinden cezayı kaldırınca da, hemen o anda sözlerinden cayıverirlerdi.
13 - Bayraktar Bayraklı: Fakat biz onları azaptan kurtarır kurtarmaz, bir de bakarsın ki sözlerinden dönüvermişler.
14 - Bekir Sadak: Ama, azabi uzerlerinden kaldirdigimizda hemen sozlerinden donduler.
15 - Celal Yıldırım: Kendilerinden o azabı kaldırdığımızda, birden verdikleri sözü bozdular (yerine getirmediler).
16 - Cemal Külünkoğlu: Fakat biz onlardan azabı kaldırınca sözlerinden döndüler.
17 - Diyanet İşleri (eski): Ama, azabı üzerlerinden kaldırdığımızda hemen sözlerinden döndüler.
18 - Diyanet Vakfi: Fakat biz onlardan azabı kaldırınca, sözlerinden dönüverdiler.
19 - Edip Yüksel: Fakat, onlardan felaketi kaldırdığımızda, sözlerinden hemen dönüverdiler.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Bunun üzerine kendilerinden azâbı açtığımız vakıt da derhal cayıverdiler
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Bunun üzerine kendilerinden azabı açtığımızda hemen cayıverdiler.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Fakat azabı kendilerinden kaldırdığımız zaman hemen sözlerinden dönüverdiler.
23 - Gültekin Onan: Fakat onlardan azabı çekip giderince, bir de görürsün ki onlar andlarını bozuyorlar.
24 - Harun Yıldırım: Fakat onlardan azabı çekipgiderince, bir de görürsün ki onlar verdikleri sözü bozuyorlar.
25 - Hasan Basri Çantay: Fakat biz onlardan azâbı giderince bir de ne bakarsın: Onlar verdikleri sözü bozuyorlar bile!
26 - Hayrat Neşriyat: Fakat kendilerinden azâbı açıver(ip kaldır)ınca, onlar sözlerinden hemen döndüler.
27 - İbni Kesir: Azabı üzerlerinden kaldırınca, hemen sözlerinden caydılar.
28 - İlyas Yorulmaz: Bundan sora onlardan azabı kaldırdığımızda, hemen antlaşmayı eksilterek bozdular.
29 - Kadri Çelik: Fakat onlardan azabı çekip giderince, hemen sözlerinden caydılar!
30 - Muhammed Esed: Ama azaptan kurtarır kurtarmaz, bir bakarsın ki hemen sözlerinden dönüvermişler!
31 - Mustafa İslamoğlu: Ama cezayı kaldırır kaldırmaz derhal sözlerinden caydılar.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Vaktâ ki, onlardan o azabı açıverdik, o zaman onlar sözlerinden geri döner oldular.
33 - Ömer Öngüt: Fakat biz onlardan azabı kaldırınca sözlerinden hemen caydılar.
34 - Şaban Piriş: Onlardan azabı kaldırdığımız zaman da hemen sözlerini bozuyorlardı.
35 - Sadık Türkmen: Fakat onlardan azabı kaldırdığımız zaman, bir de bakarsın ki, onlar sözlerini bozuyorlar!..
36 - Seyyid Kutub: Fakat biz onlardan azabı kaldırınca sözlerinden dönmeye başladılar.
37 - Suat Yıldırım: Fakat Biz, onlardan azabı giderince, hemen sözlerinden caydılar.
38 - Süleyman Ateş: Fakat biz onlardan azâbı kaldırınca sözlerinden dönmeğe başladılar.
39 - Tefhim-ul Kuran: Fakat onlardan azabı çekip giderince, bir de görürsün ki onlar andlarını bozuyorlar.
40 - Ümit Şimşek: Fakat azaplarını kaldırır kaldırmaz onlar yine sözlerinden dönüyorlardı.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Fakat kendilerinden azabı kaldırdığımızda hemen yan çizmeye başladılar.
ZUHRÛF Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89