ZUHRÛF-30 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla

ZUHRÛF-30 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla

ZUHRÛF-30 için 41 adet meâl bulundu. Yaşar Nuri Öztürk (43/ZUHRÛF-30: Ne var ki, hak kendilerine geldiğinde şöyle dediler: "Bu bir büyü, biz bunu inkâr ediyoruz!") / Abdullah Parlıyan (43/ZUHRÛF-30: Fakat onlara gerçekleri içeren mesajım gelince: “Bu bir büyüdür ve biz onu inkâr edenleriz” dediler.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
ZUHRÛF-30 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
ZUHRÛF-30 için 41 adet meâl bulundu. Yaşar Nuri Öztürk (43/ZUHRÛF-30: Ne var ki, hak kendilerine geldiğinde şöyle dediler: "Bu bir büyü, biz bunu inkâr ediyoruz!") / Abdullah Parlıyan (43/ZUHRÛF-30: Fakat onlara gerçekleri içeren mesajım gelince: “Bu bir büyüdür ve biz onu inkâr edenleriz” dediler.)
وَلَمَّا جَاءهُمُ الْحَقُّ قَالُوا هَذَا سِحْرٌ وَإِنَّا بِهِ كَافِرُونَ ﴿٣٠﴾

Ve lemmâ câe humul hakku kâlû hâzâ sihrun ve innâ bihî kâfirûn(kâfirûne).

1.ve lemmâ: ve ... olduğu zaman
2.câe-hum: onlara geldi
3.el hakku: hak
4.kâlû: dediler
5.hâzâ: bu
6.sihrun: bir sihir
7.ve innâ: ve muhakkak ki biz
8.bi-hi: onu
9.kâfirûne: inkâr edenler


1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve onlara Hakk (Kur’ân) geldiği zaman: “Bu bir sihirdir ve şüphesiz biz, onu inkâr edenleriz.” dediler.
2 - Diyanet İşleri: Fakat kendilerine Hak gelince, “Bu bir büyüdür, biz onu kesinlikle inkâr ediyoruz” dediler.
3 - Abdul Metin Saruhan: Fakat kendilerine hak gelince; Bu bir büyüdür, biz onu tanımıyoruz, dediler.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve onlara gerçek gelince de bu dediler, büyü ve biz şüphe yok ki inkâr etmedeyiz onu.
5 - Abdullah Parlıyan: Fakat onlara gerçekleri içeren mesajım gelince: “Bu bir büyüdür ve biz onu inkâr edenleriz” dediler.
6 - Adem Uğur: Fakat kendilerine hak gelince: Bu bir büyüdür, biz onu tanımıyoruz, dediler.
7 - Ahmed Hulusi: Hak onlara geldiğindeyse dediler: "Bu bir büyüdür. . . Biz Onu kabul etmeyiz!"
8 - Ahmet Tekin: Kendilerine hak kitap Kur’ân geldiği zaman:
'Bu aklı etki altına alan büyüleyici bir sözdür. Biz onu inkâr ediyoruz.' dediler.
9 - Ahmet Varol: Hak kendilerine gelince de: 'Bu bir büyüdür ve biz onu inkâr edenleriz' dediler.
10 - Ali Bulaç: Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: "Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona (karşı) kafir olanlarız."
11 - Ali Fikri Yavuz: Fakat onlara hak (kitab ve peygamber) gelince: “- Bu bir sihirdir; biz buna inanmayız.” dediler.
12 - Ali Ünal: Ve nihayet hak kendilerine geldi, fakat onlar, “Bir büyü bu ve biz onu kesinlikle reddediyoruz.” dediler.
13 - Bayraktar Bayraklı: Bu gerçek kendilerine geldiğinde, “Bu bir büyüdür. Biz onu reddediyoruz” dediler.
14 - Bekir Sadak: Gercek kendilerine geldigi zaman: «Bu bir buyudur. Dogrusu biz onu inkar ediyoruz» dediler.
15 - Celal Yıldırım: Hakk onlara geldiği zaman, «bu bir sihirdir ve biz elbette onu inkâr edenlerizdir,» dediler.
16 - Cemal Külünkoğlu: Fakat kendilerine hak gelince: “Bu büyüdür biz onu tanımayız” dediler.
17 - Diyanet İşleri (eski): Gerçek kendilerine geldiği zaman: 'Bu bir büyüdür. Doğrusu biz onu inkar ediyoruz' dediler.
18 - Diyanet Vakfi: Fakat kendilerine hak gelince: Bu bir büyüdür, biz onu tanımıyoruz, dediler.
19 - Edip Yüksel: Kendilerine gerçek geldiği zaman, 'Bu bir büyüdür ve biz onu inkar ediyoruz,' dediler.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Yaşattım da kendilerine hakk gelince «bu bir sihirdir, biz buna inanmayız» dediler
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Yaşattım da kendilerine hak gelince: «Bu bir sihirdir, biz buna inanmayız.» dediler.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Kendilerine hak geldiği zaman onlar: «Bu bir büyüdür doğrusu biz onu tanımıyoruz.» dediler.
23 - Gültekin Onan: Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: "Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona kafir (olanlar)ız."
24 - Harun Yıldırım: Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: “Bu bir sihirdir, doğrusu biz ona kâfir olanlarız.”
25 - Hasan Basri Çantay: (Fakat) kendilerine o hak gelince onlar «Bu, sihirdir. Biz onu (inkâr ile) küfredicileriz» demişlerdir.
26 - Hayrat Neşriyat: Fakat kendilerine o hak gelince: 'Bu bir sihirdir ve doğrusu biz onu inkâr edicileriz' dediler.
27 - İbni Kesir: Hak kendilerine geldiğinde ise: Bu bir büyüdür. Doğrusu biz, onu inkar ediyoruz, dediler.
28 - İlyas Yorulmaz: Onlara hak (Kur'an) geldiğinde “Bu sihirdir. Biz onu ret edip inkar ediyoruz. ”
29 - Kadri Çelik: Ancak kendilerine hak gelince dediler ki: “Bu bir büyüdür, doğrusu biz onu inkâr edicileriz.”
30 - Muhammed Esed: ama şimdi hakikat onlara ulaşınca, "Bütün bunlar sadece büyüleyici laflardır ve biz onlarda bir doğruluk payı olduğuna inanmıyoruz!" derler.
31 - Mustafa İslamoğlu: Ama hakikat ayaklarına kadar geldiği zaman da, "Bu bir sihirdir, biz bunu kesinlikle reddediyoruz" dediler.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Vaktâ ki, kendilerine hak geldi. Dediler ki: «Bu, bir sihirdir ve şüphe yok ki, biz bunu inkâr edicileriz.»
33 - Ömer Öngüt: Hak kendilerine gelince: "Bu bir sihirdir, doğrusu biz onu tanımıyoruz. " dediler.
34 - Şaban Piriş: Onlara hak geldiği zaman: -Bu bir aldatmacadır, biz onu tanımıyoruz. dediler.
35 - Sadık Türkmen: Gerçek kendilerine gelince; “Bu bir büyüdür, biz onu inkâr edicileriz” dediler.
36 - Seyyid Kutub: Fakat kendilerine hak gelince: «Bu büyüdür biz onu tanımayız.» dediler.
37 - Suat Yıldırım: (30-31) Ama bu gerçek kendilerine gelince: "Bu sihirdir, biz bunu kabul etmeyiz" dediler ve eklediler: "Bu Kur’ân, bu iki şehirden büyük bir adama indirilseydi ya!"
38 - Süleyman Ateş: Fakat kendilerine gerçek gelince: "Bu, büyüdür, biz onu tanımayız" dediler.
39 - Tefhim-ul Kuran: Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: «Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona (karşı) kâfir olanlarız.»
40 - Ümit Şimşek: Fakat onlara hak geldiğinde 'Bu büyüdür; biz buna inanmıyoruz' dediler.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Ne var ki, hak kendilerine geldiğinde şöyle dediler: "Bu bir büyü, biz bunu inkâr ediyoruz!"

 

quran-menu
ZUHRÛF Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88 ,89
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala