YÂSÎN-17 için 41 adet meâl bulundu. Seyyid Kutub (36/YÂSÎN-17: Bizim üzerimize düşen, yalnızca açıkça duyurmaktır.) / Gültekin Onan (36/YÂSÎN-17: "Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.")
36/YÂSÎN-17
وَمَا عَلَيْنَا إِلاَّ الْبَلاَغُ الْمُبِينُ ﴿١٧﴾
Ve mâ aleynâ illâl belâgul mubîn(mubînu).
| 1. | ve mâ aleynâ | : ve bizim üzerimizde (sorumluluk) yok |
| 2. | illâ | : ancak, hariç, ...'den başka |
| 3. | el belâgu | : tebliğ, bildirme |
| 4. | el mubînu | : apaçık, açıkca |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve bizim üzerimizde açıkça tebliğden (bildirmekten) başka bir şey (sorumluluk) yoktur.
2 - Diyanet İşleri: “Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir.”
3 - Abdul Metin Saruhan: Bizim vazifemiz, açık bir şekilde Allah’ın buyruklarını size tebliğ etmekten başka bir şey değildir, dediler.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve bize düşen vazife, ancak apaçık tebliğden ibâret.
5 - Abdullah Parlıyan: Bize düşen, emanet edilen mesajı, size açıkça tebliğ etmek ve nasıl yaşanacağını da, bizzat hayatımızla göstermektir.”
6 - Adem Uğur: Bizim vazifemiz, açık bir şekilde Allah'ın buyruklarını size tebliğ etmekten başka bir şey değildir dediler.
7 - Ahmed Hulusi: "Bize ait olan sadece apaçık tebliğdir. "
8 - Ahmet Tekin: 'Bizim sorumluluğumuz apaçık bir tebliğdir.'
9 - Ahmet Varol: Bize düşen de sadece apaçık bir tebliğdir.'
10 - Ali Bulaç: "Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur."
11 - Ali Fikri Yavuz: Bize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir.”
12 - Ali Ünal: “Bize düşen de ancak Allah’ın Mesajı’nı tam olarak ve apaçık, anlaşılır bir şekilde size ulaştırmaktır.”
13 - Bayraktar Bayraklı: “Bize düşen, açık bir tebliğden başka bir şey değildir.”
14 - Bekir Sadak: (16-17) Elciler: Dogrusu Rabbimiz bizim size gonderildigimizi bilir; bize dusen ancak apacik tebligdir» demislerdi.
15 - Celal Yıldırım: Bize gereken, sadece açık tebliğdir,» dediler.
16 - Cemal Külünkoğlu: (16-17) (Elçiler) şöyle dediler: “Rabbimiz biliyor ki, hakikaten biz, (Allah tarafından) size gönderilmiş elçileriz. Bizim üzerimize düşen, yalnızca apaçık tebliğdir.”
17 - Diyanet İşleri (eski): (16-17) Elçiler: 'Doğrusu Rabbimiz bizim size gönderildiğimizi bilir; bize düşen ancak apaçık tebliğdir' demişlerdi.
18 - Diyanet Vakfi: «Bizim vazifemiz, açık bir şekilde Allah'ın buyruklarını size tebliğ etmekten başka bir şey değildir» dediler.
19 - Edip Yüksel: 'Bizim görevimiz, açıkça duyurmaktan ibarettir.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: açık bir tebliğden ötesi ise bizim üstümüze değil
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Açık bir tebliğden ötesi ise bizim üstümüze (vazife) değildir!» dediler.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): «Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir.»
23 - Gültekin Onan: "Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur."
24 - Harun Yıldırım: "Bizim vazifemiz, açık bir şekilde Allah'ın buyruklarını size tebliğ etmekten başka bir şey değildir" dediler.
25 - Hasan Basri Çantay: «Bizim üzerimize (düşen vazîfe) apaçık tebliğden başkası değildir».
26 - Hayrat Neşriyat: 'Ve bize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir.'
27 - İbni Kesir: Bize düşen, sadece apaçık tebliğdir.
28 - İlyas Yorulmaz: “Bize düşen görev yalnızca açık açık gerçekleri söylemek” dediler.
29 - Kadri Çelik: “Bizim üzerimizde de (sorumluluk olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.”
30 - Muhammed Esed: Fakat (bize emanet edilen) mesajı size açıkça tebliğ etmekten başka bir şey ile yükümlü değiliz".
31 - Mustafa İslamoğlu: Ve biz size açıkça tebliğ etmekten başka bir şeyle mükellef değiliz."
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: «Bizim üzerimize (teveccüh eden ise) apaçık bir tebliğden başka değildir.»
33 - Ömer Öngüt: "Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir. "
34 - Şaban Piriş: Bizim görevimiz apaçık duyurmaktan başka bir şey değildir.
35 - Sadık Türkmen: Üzerimize düşen görev açıkça duyurmaktır.”
36 - Seyyid Kutub: Bizim üzerimize düşen, yalnızca açıkça duyurmaktır.
37 - Suat Yıldırım: "Açıkça tebliğden başka bir şeyle yükümlü değiliz biz."
38 - Süleyman Ateş: "Bizim üzerimize düşen, yalnız açıkça duyurmaktır."
39 - Tefhim-ul Kuran: «Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.»
40 - Ümit Şimşek: 'Bize düşen açıkça tebliğ etmekten ibarettir.'
41 - Yaşar Nuri Öztürk: "Bize düşen, açık bir tebliğden başka şey değildir."
YÂSÎN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83