YÂSÎN-50 için 41 adet meâl bulundu. Celal Yıldırım (36/YÂSÎN-50: Artık (bu durumda) ne bir tavsiyede bulunmaya güç getirebilirler, ne de ailelerine dönebilirler.) / Diyanet İşleri (eski) (36/YÂSÎN-50: O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.)
YÂSÎN-50, YÂSÎN Suresi 50. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
YÂSÎN-50 için 41 adet meâl bulundu. Celal Yıldırım (36/YÂSÎN-50: Artık (bu durumda) ne bir tavsiyede bulunmaya güç getirebilirler, ne de ailelerine dönebilirler.) / Diyanet İşleri (eski) (36/YÂSÎN-50: O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.)
فَلَا يَسْتَطِيعُونَ تَوْصِيَةً وَلَا إِلَى أَهْلِهِمْ يَرْجِعُونَ ﴿٥٠﴾
Fe lâ yestetîûne tavsiyeten ve lâ ilâ ehlihim yerciûn(yerciûne).
| 1. | fe | : artık |
| 2. | lâ yestetîûne | : güçleri yetmez |
| 3. | tavsiyeten | : tavsiye, vasiyet etme |
| 4. | ve lâ | : ve yok, değil, olmaz |
| 5. | ilâ | : ...'e, ...'a |
| 6. | ehli-him | : onların aileleri |
| 7. | yerciûne | : dönerler |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Artık vasiyet etmeye güçleri yetmez. Ve ailelerine dönemezler.
2 - Diyanet İşleri: Artık ne birbirlerine tavsiyede bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
3 - Abdul Metin Saruhan: İşte o anda onlar ne bir vasiyette bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Derken bir vasiyette bile bulunmaya imkân bulamazlar ve âilelerine bile dönemezler.
5 - Abdullah Parlıyan: Bu iş o kadar ani olacaktır ki; ne hiçbir kişiye tavsiyede bulunmaya güçleri yeter, ne de ailelerine dönüp sığınabilirler.
6 - Adem Uğur: İşte o anda onlar ne bir vasiyyette bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
7 - Ahmed Hulusi: O zamanda ne bir vasiyete güçleri yeter ve ne de ailelerine dönebilirler!
8 - Ahmet Tekin: İşte o anda, onlar bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler.
9 - Ahmet Varol: Artık ne bir tavsiyede bulunmaya güç yetirebilirler ne de ailelerine dönebilirler.
10 - Ali Bulaç: Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler.
11 - Ali Fikri Yavuz: O zaman bir vasiyyet (söz) bile yapamazlar, ailelerine de (çarşı ve sokaklardan) dönemezler.
12 - Ali Ünal: O zaman bir vasiyette bile bulunmaya imkânları olmayacağı gibi, (çığlığa dışarıda yakalananlar da) ailelerine dönemeyeceklerdir.
13 - Bayraktar Bayraklı: İşte o anda ne vasiyet edebilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
14 - Bekir Sadak: O zaman, artik ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine donebilirler. *
15 - Celal Yıldırım: Artık (bu durumda) ne bir tavsiyede bulunmaya güç getirebilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
16 - Cemal Külünkoğlu: Artık (o zaman) ne birbirlerine tavsiyede bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
17 - Diyanet İşleri (eski): O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.
18 - Diyanet Vakfi: İşte o anda onlar ne bir vasiyyette bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
19 - Edip Yüksel: Ne bir vasiyet bırakmaya vakit bulurlar ne de ailelerine dönebilirler.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: O zaman bir tavsıyeye bile kadir olamazlar, ailelerine de dönecek değillerdir
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): o zaman bir tavsiyede bile bulunamazlar; ailelerine de dönemezler.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): O zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler.
23 - Gültekin Onan: Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler.
24 - Harun Yıldırım: İşte o anda onlar ne bir vasiyyette bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
25 - Hasan Basri Çantay: (İşte o zaman) bunlar bir vasıyyetde bile bulunamazlar. (Hattâ o vakit) ailelerine dahi dönecek (halde) değildirler.
26 - Hayrat Neşriyat: Artık (onların), ne bir tavsiyeye güçleri yeter, ne de âilelerine dönebilirler!
27 - İbni Kesir: Artık ne vasiyet edebilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
28 - İlyas Yorulmaz: Geride bıraktıklarına, bir tek tavsiyede bulunmaya dahi güçleri yetmez ve bir daha ailelerine de dönemezler.
29 - Kadri Çelik: Artık ne bir tavsiyede bulunmaya güç yetirebilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
30 - Muhammed Esed: Ve (akibetleri öyle ani olacaktır ki) ne bir vasiyette bulunabilirler, ne de yakınlarına sığınabilirler.
31 - Mustafa İslamoğlu: her şey o kadar ani olacak ki; ne vasiyet edebilecekler, ne de yakınlarına dönebilecekler.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Artık ne bir vasiyet yapmaya muktedir olabilirler ve ne de ailelerine dönebilirler.
33 - Ömer Öngüt: İşte o anda onlar ne bir tavsiyede bulunabilirler, ne de âilelerinin yanına dönebilirler.
34 - Şaban Piriş: (O zaman) Ne bir vasiyet edebilirler ne de ailelerine geri dönebilirler
35 - Sadık Türkmen: Artık ne bir vasiyet edebilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
36 - Seyyid Kutub: O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.
37 - Suat Yıldırım: İşte o zaman... Ne vasiyette bulunabilir, ne de evlerine dönebilirler...
38 - Süleyman Ateş: Artık ne bir tavsiye yapabilirler, ne de âilelerine dönebilirler.
39 - Tefhim-ul Kuran: Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
40 - Ümit Şimşek: O zaman ne bir vasiyet yapmaya fırsat bulurlar, ne de ailelerinin yanına dönebilirler.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: O zaman ne bir tavsiyede bulunmaya güçleri yetecek ne de ailelerine dönebilecekler.
YÂSÎN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83