YÂSÎN-62 için 41 adet meâl bulundu. Muhammed Esed (36/YÂSÎN-62: (Şeytana gelince,) o bir çoğunuzu saptırmıştır; neden aklınızı kullanmıyorsunuz?") / Ömer Nasuhi Bilmen (36/YÂSÎN-62: Andolsun ki, sizden birçok cemiyetleri sapıklığa düşürdü. Siz âkilâne düşünür olmadınız mı?)
36/YÂSÎN-62
وَلَقَدْ أَضَلَّ مِنكُمْ جِبِلًّا كَثِيرًا أَفَلَمْ تَكُونُوا تَعْقِلُونَ ﴿٦٢﴾
Ve lekad edalle minkum cibillen kesîran, e fe lem tekûnû ta’kılûn(ta’kılûne).
| 1. | ve lekad | : ve andolsun |
| 2. | edalle | : dalâlette bıraktı, saptırdı |
| 3. | min-kum | : sizden |
| 4. | cibillen | : insanlar, halk, cemaat |
| 5. | kesîran | : çok, çoğu |
| 6. | e | : mi? |
| 7. | fe | : o zaman, hâlâ |
| 8. | lem tekûnû | : olmuyorsunuz, olmazsınız |
| 9. | ta'kılûne | : akıl ediyorsunuz |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve andolsun ki sizden birçoklarını dalâlette bıraktı. Hâlâ akıl etmez misiniz?
2 - Diyanet İşleri: “Andolsun, o sizden pek çok nesli saptırmıştı. Hiç düşünmüyor muydunuz?”
3 - Abdul Metin Saruhan: Şeytan sizden pek çok milleti kandırıp saptırdı. Hâlâ akıl erdiremiyor musunuz?
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve andolsun ki sizden birçok halk yığınını doğru yoldan saptırdı o, aklınız mı yoktu da akıl edemediniz?
5 - Abdullah Parlıyan: Ama işin doğrusu bu iken, pekçok insan şeytana uydu da, o nice toplumların yollarını şaşırttı. Akledecek durumda değiller miydi?
6 - Adem Uğur: Şeytan sizden pek çok milleti kandırıp saptırdı. Hâla akıl erdiremiyor musunuz?
7 - Ahmed Hulusi: "Andolsun ki (kendinizi yok olup gidecek beden zannınız) sizden pek çok cemaatleri saptırdı! Aklınızı kullanmadınız mı?"
8 - Ahmet Tekin: Böyle iken, o sizden birçok nesillerin hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti tercihlerine özgürlük tanıdı. Hâlâ akıl erdirir hâle gelemediniz mi?
9 - Ahmet Varol: O sizden pek çok nesilleri saptırmıştı. Hiç akıl etmiyor muydunuz?
10 - Ali Bulaç: Andolsun o, sizden birçok insan neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz?
11 - Ali Fikri Yavuz: Böyle iken içinizden bir çok kimseleri şeytan yoldan çıkardı. O vakit neye düşünür akıl eder olmadınız?
12 - Ali Ünal: Ne var ki o, içinizden nice nesilleri saptırdı. Düşünüp akletmeli (ve ona göre davranmalı) değil miydiniz?
13 - Bayraktar Bayraklı: Yemin olsun, şeytan içinizden birçok nesli saptırmıştı. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?
14 - Bekir Sadak: And olsun ki, o sizden nice nesilleri saptirmisti, akletmez miydiniz?
15 - Celal Yıldırım: And olsun kî şeytan sizden nice nice nesilleri saptırmıştır. Akledecek durumda değil miydiniz ?
16 - Cemal Külünkoğlu: “Andolsun ki, o (şeytan) sizden pek çok nesli saptırmıştı. Neden aklınızı kullanmadınız?”
17 - Diyanet İşleri (eski): And olsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştı, akletmez miydiniz?
18 - Diyanet Vakfi: Şeytan sizden pek çok milleti kandırıp saptırdı. Hâla akıl erdiremiyor musunuz?
19 - Edip Yüksel: Buna rağmen o, sizden bir çok nesilleri saptırdı. Hiç aklınızı kullanmaz mıydınız?
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Böyle iken celâlıma karşı o içinizden birçok cibilletleri yoldan çıkardı, ya o vakıt sizin akıllarınız yokmıy dı?
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Böyle, iken yüceliğime karşı o içinizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. O zaman sizin akıllarınız yok muydu?
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Böyle iken o sizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. Ya o zaman düşünmüyor muydunuz?
23 - Gültekin Onan: Andolsun o, sizden birçok insan neslini saptırmıştı. Yine de akletmez misiniz?
24 - Harun Yıldırım: Şeytan sizden pek çok milleti kandırıp saptırdı. Hâla akıl erdiremiyor musunuz?
25 - Hasan Basri Çantay: Andolsun ki (şeytan) sizden birçok halkı sapdırmadı. O vakit neye akıl etmiyordunuz?
26 - Hayrat Neşriyat: 'Böyle iken, yemîn olsun ki (şeytan), içinizden birçok nesilleri dalâlete sevk etmiştir. Hiç mi akıl erdirmiyordunuz?'
27 - İbni Kesir: Andolsun ki; o, sizden birçok nesilleri saptırmıştı. Hala akletmez misiniz?
28 - İlyas Yorulmaz: “O şeytan sizden pek çoğunuzun soyunu saptırmıştı. Akıllarını kullanmayanlardan mısınız?”
29 - Kadri Çelik: “Şüphesiz o, sizden birçok insan kuşağını saptırmıştı. Yine de akıllıca düşünmeli değil miydiniz?”
30 - Muhammed Esed: (Şeytana gelince,) o bir çoğunuzu saptırmıştır; neden aklınızı kullanmıyorsunuz?"
31 - Mustafa İslamoğlu: Doğrusu (o Şeytan) sizden bir çok nesli yoldan çıkarmıştır; o zaman aklınız başınızda değil miydi?
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Andolsun ki, sizden birçok cemiyetleri sapıklığa düşürdü. Siz âkilâne düşünür olmadınız mı?
33 - Ömer Öngüt: Andolsun ki o sizden birçok nesilleri kandırıp saptırmıştır. Hâlâ akıl erdiremiyor musunuz?
34 - Şaban Piriş: O, sizden çoğu toplumları saptırmıştı. Hiç aklınızı kullanmadınız mı?
35 - Sadık Türkmen: Ant olsun o, sizden bir çok kuşakları yoldan çıkardı. Neden aklınızı kullanmıyorsunuz?
36 - Seyyid Kutub: Andolsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştır, akletmez misiniz?
37 - Suat Yıldırım: Şeytan, içinizden nice nesilleri saptırdı. Bunu düşünmeli değil miydiniz?
38 - Süleyman Ateş: "O, sizden birçok kuşağı saptırmıştı. Düşünmüyor muydunuz?"
39 - Tefhim-ul Kuran: Andolsun o, sizden birçok insan kuşağını saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz?
40 - Ümit Şimşek: Gerçekten de o sizden nice nesilleri saptırdı. Hiç mi aklınızı kullanmadınız?
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Yemin olsun, şeytan, içinizden birçok nesli saptırmıştı. Aklınızı hiç işletmiyor muydunuz?
YÂSÎN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83