SÂD Suresi 18. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 38/SÂD-18

SÂD Suresi 18. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 38/SÂD-18

SÂD-18 için 41 adet meâl bulundu. Gültekin Onan (38/SÂD-18: Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik, akşam ve sabah kendisiyle birlikte (Tanrı'yı) tesbih ederlerdi.) / Hasan Basri Çantay (38/SÂD-18: Gerçek biz dağları (kendisine) müsahhar kıldık ki bunlar akşamlayın ve kuşluk vakti onunla birlikde durmayıb tesbîh ederlerdi. )
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
SÂD Suresi 18. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 38/SÂD-18
SÂD-18 için 41 adet meâl bulundu. Gültekin Onan (38/SÂD-18: Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik, akşam ve sabah kendisiyle birlikte (Tanrı'yı) tesbih ederlerdi.) / Hasan Basri Çantay (38/SÂD-18: Gerçek biz dağları (kendisine) müsahhar kıldık ki bunlar akşamlayın ve kuşluk vakti onunla birlikde durmayıb tesbîh ederlerdi. )
إِنَّا سَخَّرْنَا الْجِبَالَ مَعَهُ يُسَبِّحْنَ بِالْعَشِيِّ وَالْإِشْرَاقِ ﴿١٨﴾

İnnâ sahharnâl cibâle meahu yusebbıhne bil aşiyyi vel işrâk(işrâkı).

1.innâ: muhakkak ki biz
2.sahharnâ: biz musahhar kıldık, emre amade kıldık
3.el cibâle: dağlar
4.mea-hu: onunla beraber
5.yusebbıhne: tesbih ediyorlar
6.bi el aşiyyi: akşamları
7.ve el işrâkı: ve işrak vakti, güneşin ışımaya başladığı zaman


1 - İmam İskender Ali Mihr: Muhakkak ki Biz, dağları ona musahhar (emrine amade) kıldık. İşrak vakti ve akşam vakti onunla beraber tesbih ederlerdi.
2 - Diyanet İşleri: (18-19) Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Dâvûd’un emrine verdik. Onların her biri Allah’a yönelmişlerdi.
3 - Abdul Metin Saruhan: Muhakkak ki dağları musahhar kıldık. Onunla beraber akşamleyin ve kuşluk vakti tesbih ederlerdi.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Şüphe yok ki biz, dağları râm etmiştik ona, akşam ve kuşluk çağlarında onunla berâber Rabbi tenzîh ederlerdi.
5 - Abdullah Parlıyan: Ve bunun için her sabah ve akşam sınırsız kudret ve egemenliğimizi anarken, dağlar da O'na eşlik ederlerdi.
6 - Adem Uğur: Biz, dağları onun emrine vermiştik. Akşam sabah onunla beraber tesbih ederlerdi.
7 - Ahmed Hulusi: Doğrusu biz, akşam ve Güneş doğduğu vakit tespih eder (işlevlerini yerine getirir) hâlde, dağları (benlik sahiplerini) Ona boyun eğdirdik.
8 - Ahmet Tekin: Biz, güneş batarken ve güneş doğarken onunla birlikte tesbihte bulunan dağları da, kurduğumuz düzene boyun eğdirdik.
9 - Ahmet Varol: Biz dağları onun buyruğuna verdik; akşam ve sabah onunla tesbih ederlerdi.
10 - Ali Bulaç: Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik, akşam ve sabah kendisiyle birlikte (Allah'ı) tesbih ederlerdi.
11 - Ali Fikri Yavuz: Gerçekten biz, dağları onun emrine bağlı kıldık da, akşamleyin ve kuşluk vakti onunla beraber tesbih ederlerdi.
12 - Ali Ünal: Dağları emrimize boyun eğdirdik de, akşam vakitlerinde ve sabah işrak zamanı onunla birlikte Allah’ı tesbih ederlerdi;
13 - Bayraktar Bayraklı: Doğrusu biz, dağları Dâvûd'un emrine vermiştik. Gece-gündüz onunla birlikte Allah'ı anmaktadırlar.[479]
14 - Bekir Sadak: (18-19) Dogrusu Biz, aksam sabah onunla beraber tesbih eden daglari, kuslari da toplu halde onun buyrugu altina vermistik. Herbiri ona yonelmekteydi.
15 - Celal Yıldırım: Kuşları da toplu halde Ona emrine verdik; akşam sabah onunla beraber tesbîh ederlerdi.
16 - Cemal Külünkoğlu: Biz dağları onun emrine vermiştik. Akşam ve sabah vakti onunla birlikte tesbih ederlerdi.
17 - Diyanet İşleri (eski): (18-19) Doğrusu Biz, akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, kuşları da toplu halde onun buyruğu altına vermiştik. Her biri ona yönelmekteydi.
18 - Diyanet Vakfi: (18-19) Doğrusu biz akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, toplu halde kuşları onun emri altına vermiştik. Hepsi O'na yönelmiştir.
19 - Edip Yüksel: Dağları onun emrine vermiştik; onunla birlikte akşamleyin ve tan doğumu (Tanrı'yı) yüceltirlerdi.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Çünkü biz onun maıyyetinde dağları müsahhar kılmıştık: tesbih ederlerdi akşamleyin ve işrak vaktı
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Biz dağları onun emrine vermiştik, akşam ve işrak vakti onunla birlikte tesbih ederlerdi.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Biz, dağları onun emrine vermiştik. Akşam sabah onunla birlikte tesbih ederlerdi.
23 - Gültekin Onan: Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik, akşam ve sabah kendisiyle birlikte (Tanrı'yı) tesbih ederlerdi.
24 - Harun Yıldırım: Biz, dağları onun emrine vermiştik.Akşam sabah onunla beraber tesbih ederlerdi.
25 - Hasan Basri Çantay: Gerçek biz dağları (kendisine) müsahhar kıldık ki bunlar akşamlayın ve kuşluk vakti onunla birlikde durmayıb tesbîh ederlerdi.
26 - Hayrat Neşriyat: Gerçekten biz, dağları (ona) boyun eğdirdik, akşam sabah onunla berâber tesbîh ederlerdi.
27 - İbni Kesir: Biz, gerçekten dağları onun buyruğuna vermiştik. Sabah ve akşam tesbih ederlerdi.
28 - İlyas Yorulmaz: Akşam sabah Rablerini onunla beraber tesbih eden dağları, Davut'un emrine verdik.
29 - Kadri Çelik: Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik, akşam ve sabah onlar kendisiyle (Davud ile) birlikte (Allah'ı) tesbih ederlerdi.
30 - Muhammed Esed: (ve bunun için,) her sabah ve her akşam sınırsız kudret ve egemenliğimizi anarken dağları o'na eşlik ettirirdik,
31 - Mustafa İslamoğlu: İşte bu yüzden, her sabah ve her akşam, onunla birlikte emrimize amade kıldığımız dağlar da kudret ve ihtişamımızı dillendirirdi;
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Muhakkak ki, dağları musahhar kıldık, O'nunla beraber akşamleyin ve kuşluk vakti tesbih ederlerdi.
33 - Ömer Öngüt: Biz dağları onun emrine vermiştik. Sabah akşam onunla beraber tesbih ederlerdi.
34 - Şaban Piriş: Biz, dağları ona boyun eğdirmiştik. Akşam sabah onunla tesbih ederlerdi.
35 - Sadık Türkmen: Biz dağları emri altına vermiştik, akşam ve kuşluk vakti onunla birlikte (Allah’ı) anarlardı.
36 - Seyyid Kutub: Biz dağları onun emrine verdik. Sabah akşam onunla beraber tesbih ederler.
37 - Suat Yıldırım: (18-19) Biz sabah akşam kendisiyle zikir ve ibadet etmeleri için dağları, toplu haldeki kuşları onun hizmetine vermiştik. Her biri onun âhengine katılır, beraber zikrederlerdi.
38 - Süleyman Ateş: Biz dağları onunla beraber (tesbih etmeleri için) boyun eğdirmiştik; akşam sabah onunla tesbih ederler (onun yaptığı tesbihle çınlarlar)dı.
39 - Tefhim-ul Kuran: Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik, akşam ve sabah onlar kendisiyle birlikte (Allah'ı) tesbih ederlerdi.
40 - Ümit Şimşek: Dağları Biz onun emrine verdik ki, akşam sabah onunla birlikte tesbih ederlerdi.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Dağları onunla birlikte buyruk altına almıştık: Akşam sabah birlikte tespih ederlerdi.

 

quran-menu
SÂD Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala