SÂD-70 için 41 adet meâl bulundu. Yaşar Nuri Öztürk (38/SÂD-70: "Bana, sadece açık bir uyarıcı olduğum vahyediliyor.") / Abdullah Parlıyan (38/SÂD-70: O konular, Allah tarafından bana vahiyle bildirilmemiş olsaydı, ben de size apaçık bir uyarıda bulunamazdım.)
SÂD-70 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
SÂD-70 için 41 adet meâl bulundu. Yaşar Nuri Öztürk (38/SÂD-70: "Bana, sadece açık bir uyarıcı olduğum vahyediliyor.") / Abdullah Parlıyan (38/SÂD-70: O konular, Allah tarafından bana vahiyle bildirilmemiş olsaydı, ben de size apaçık bir uyarıda bulunamazdım.)
إِن يُوحَى إِلَيَّ إِلَّا أَنَّمَا أَنَا نَذِيرٌ مُّبِينٌ ﴿٧٠﴾
İn yûhâ ileyye illâ ennemâ ene nezîrun mubîn(mubînun).
| 1. | in | : ancak, sadece |
| 2. | yûhâ | : vahyolunuyor |
| 3. | ileyye | : bana |
| 4. | illâ | : sadece, ...'den başka |
| 5. | ennemâ | : ... olduğu |
| 6. | ene | : ben |
| 7. | nezîrun | : nezir, uyarıcı |
| 8. | mubînun | : apaçık |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Benim sadece apaçık bir nezir (uyarıcı) olduğum bana vahyolunuyor.
2 - Diyanet İşleri: “Bana ancak, benim sadece bir uyarıcı olduğum vahyediliyor.”
3 - Abdul Metin Saruhan: Ben ancak apaçık bir uyarıcı olduğum için bana vahyolunuyor.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Bana vahyedilmede ve ben, ancak apaçık bir korkutucuyum.
5 - Abdullah Parlıyan: O konular, Allah tarafından bana vahiyle bildirilmemiş olsaydı, ben de size apaçık bir uyarıda bulunamazdım.
6 - Adem Uğur: Ben ancak apaçık bir uyarıcı olduğum için bana vahyolunuyor.
7 - Ahmed Hulusi: "Bana vahyolan yalnızca apaçık bir uyarıcı olduğum!"
8 - Ahmet Tekin: 'Ben ancak, sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan apaçık bir uyarıcı olduğum için bana vahiy geliyor.'
9 - Ahmet Varol: Bana ancak benim apaçık bir uyarıcı olmamdan dolayı (bunlar) vahyediliyor.'
10 - Ali Bulaç: "Bana ancak, yalnızca apaçık bir uyarıcı olduğum vahyolunmaktadır."
11 - Ali Fikri Yavuz: Fakat ben, açık olarak korkutan bir peygamber olduğum içindir ki, (Adem hakkında meleklerin çekişmesine dair) o ilim bana vahyolunuyor.”
12 - Ali Ünal: (Ben, sadece bana vahyolunana uyuyorum ve) bana vahyolunuyor ki, ben (insanları uyarmak için gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım.
13 - Bayraktar Bayraklı: “Bana sadece apaçık bir uyarıcı olduğumdan dolayı vahyediliyor.”
14 - Bekir Sadak: "Bana sadece vahyolunuyor; dogrusu ben ancak apacik bir uyariciyim.»
15 - Celal Yıldırım: Bana ancak ve sadece vahyolunmaktadır. Ben ancak açık bir uyarıcıyım.
16 - Cemal Külünkoğlu: “Bana ancak, benim sadece bir uyarıcı olduğum vahyediliyor.”
17 - Diyanet İşleri (eski): 'Bana sadece vahyolunuyor; doğrusu ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.'
18 - Diyanet Vakfi: Ben ancak apaçık bir uyarıcı olduğum için bana vahyolunuyor.
19 - Edip Yüksel: 'Apaçık bir uyarıcı olduğum için bana vahyediliyor.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Fakat ben açık inzar edecek bir Peygamber olduğum içindir ki o ılm bana vahy olunuyor
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Fakat ben açık bir uyarıcı olduğum için o bilgi bana vahyolunuyor.»
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): «Ancak ben açıktan açığa korkutmakla görevli olduğum için o bilgi bana vahyediliyor.»
23 - Gültekin Onan: "Bana ancak, yalnızca apaçık bir uyarıcı olduğum vahyolunmaktadır."
24 - Harun Yıldırım: Ben ancak apaçık bir uyarıcı olduğum için bana vahyolunuyor.
25 - Hasan Basri Çantay: «Ben ancak gelecek tehlikeleri apaçık haber verici (bir peygamber) olduğum içindir ki (o ilim) bana vahy olunuyor».
26 - Hayrat Neşriyat: 'Doğrusu ben ancak apaçık bir korkutucu (peygamber) olduğum için bana vahyediliyor.'
27 - İbni Kesir: Bana, sadece vahyolunur. Ben, ancak apaçık bir uyarıcıyım.
28 - İlyas Yorulmaz: Ancak bunlar bana vahy ile bildiriliyor. Bana düşende bunları size açıkça duyurmak.
29 - Kadri Çelik: “Ben ancak apaçık bir uyarıcı olduğum için bana vahyolunuyor.”
30 - Muhammed Esed: o, (Allah) tarafından bana vahyedilmemiş olsaydı ben de (size) apaçık bir uyarıda bulunamazdım!"
31 - Mustafa İslamoğlu: ne var ki bana, sadece apaçık bir uyarıcı olduğum bildirilmektedir."
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (70-71) «Bana vahyolunmuyor, ancak ben şüphe yok bir apaçık korkutucu olduğum için (vahyolunuyor).» Ve yâd et o zamanı ki, Rabbin meleklere demişti ki: «Şüphe yok, Ben çamurdan bir beşer yaratıcıyım.»
33 - Ömer Öngüt: Bana sadece vahyolunmaktadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım. "
34 - Şaban Piriş: Bana, apaçık bir uyarıcı olmamdan başka bir şey vahyolunmuyor.
35 - Sadık Türkmen: Bana, sadece apaçık bir uyarıcı olduğum vahyolunuyor.”
36 - Seyyid Kutub: Ben gelecek tehlikeleri apaçık uyarıcı olduğum içindir ki, bana vahy olunuyor.
37 - Suat Yıldırım: Şu var ki: Bana sadece, açıkça uyarmak için gönderilen bir elçi olduğum vahyolunuyor."
38 - Süleyman Ateş: "Ben ancak apaçık bir uyarıcı olduğum için (bu bilgi) bana vahyediliyor."
39 - Tefhim-ul Kuran: «Bana ancak, benim yalnızca apaçık bir uyarıcı korkutucuyum diye vahyolunmaktadır.»
40 - Ümit Şimşek: Yalnız, ben apaçık bir uyarıcı olduğum için, bunlar bana vahyolunuyor.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: "Bana, sadece açık bir uyarıcı olduğum vahyediliyor."
SÂD Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88