SÂD-46 için 41 adet meâl bulundu. Ahmet Varol (38/SÂD-46: Biz onları (ahiret) yurdu(nu) anmaktan ibaret halis bir özellikle ihlaslı kimseler kıldık.) / Ali Bulaç (38/SÂD-46: Gerçekten biz onları, katıksızca (ahiretteki asıl) yurdu düşünüp anan ihlas sahipleri kıldık.)
SÂD-46, SÂD Suresi 46. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
SÂD-46 için 41 adet meâl bulundu. Ahmet Varol (38/SÂD-46: Biz onları (ahiret) yurdu(nu) anmaktan ibaret halis bir özellikle ihlaslı kimseler kıldık.) / Ali Bulaç (38/SÂD-46: Gerçekten biz onları, katıksızca (ahiretteki asıl) yurdu düşünüp anan ihlas sahipleri kıldık.)
إِنَّا أَخْلَصْنَاهُم بِخَالِصَةٍ ذِكْرَى الدَّارِ ﴿٤٦﴾
İnnâ ahlasnâhum bi hâlisatin zikred dâr(dâri).
| 1. | innâ | : gerçekten biz, muhakkak ki biz |
| 2. | ahlasnâ-hum | : ihlâs sahibi kıldık, onları |
| 3. | bi hâlisatin | : hâlis kullar olarak |
| 4. | zikre ed dâri | : ahiret yurdunu zikreden |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Muhakkak ki Biz, onları (ahiret) yurdunu zikreden halis (kullar) olarak ihlâs sahibi kıldık.
2 - Diyanet İşleri: Şüphesiz biz onları, ahiret yurdunu düşünme özelliği ile (temizleyip) ihlâslı kimseler kıldık.
3 - Abdul Metin Saruhan: Özellikle onlar ahiret yurdunu düşünen ihlaslı kimseler idi.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Biz onları, dâimâ yurtları olan âhireti anma huyuyla yarattık da özleri temiz, ihlâs sâhibi kullar ettik.
5 - Abdullah Parlıyan: Onları ahireti sürekli hatırlama özelliğiyle samimi, halis kullar yaptık.
6 - Adem Uğur: Biz onları özellikle ahiret yurdunu düşünen ihlâslı kimseler kıldık.
7 - Ahmed Hulusi: Doğrusu biz onlarda, gerçek vatanlarını (hakikat boyutunu) hatırda tutarak yaşama sâfiyetini açığa çıkardık.
8 - Ahmet Tekin: Biz onları samimiyetle, asıl yurt, âhiret düşüncesine rağbet eden ve insanları âhiret hayatına inanmaya teşvik eden has kullarımızdan kıldık.
9 - Ahmet Varol: Biz onları (ahiret) yurdu(nu) anmaktan ibaret halis bir özellikle ihlaslı kimseler kıldık.
10 - Ali Bulaç: Gerçekten biz onları, katıksızca (ahiretteki asıl) yurdu düşünüp anan ihlas sahipleri kıldık.
11 - Ali Fikri Yavuz: Çünkü biz, onları, ahiret yurdunu anmaktan ibaret pak bir hasletle hâlis (insanlar) kıldık.
12 - Ali Ünal: Biz onları her bakımdan ihlâslı kıldık ve bu sebeple (düşünce, söz ve davranışlarında) hep Âhiret Yurdu’nu gözetirlerdi.
13 - Bayraktar Bayraklı: Biz onları daima âhireti düşünen ihlâslı kullar kıldık.
14 - Bekir Sadak: Biz onlari ahiret yurdunu dusunen, icten bagli kimseler kildik.
15 - Celal Yıldırım: Şüphesiz biz, onları katıksız olarak Âhiret yurdunu düşünen hâlis kişiler kıldık.
16 - Cemal Külünkoğlu: (45-47) Güçlü ve basiretli kullarımız İbrahim'i, İshak'ı ve Yakub'u da hatırla! Biz onları ahiret yurdunu düşünen, gönülden bağlı kullar yaptık. Çünkü onlar, bizim katımızda seçkin iyi kişilerdendir.
17 - Diyanet İşleri (eski): Biz onları ahiret yurdunu düşünen, içten bağlı kimseler kıldık.
18 - Diyanet Vakfi: Biz onları özellikle ahiret yurdunu düşünen ihlâslı kimseler kıldık.
19 - Edip Yüksel: Salt ahireti düşündükleri için onları salt/dupduru kıldık.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Çünkü biz onları temiz bir hassa, halîs yurd düşüncesiyle halîslerimizden kılmışızdır
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Çünkü Biz onları temiz bir hasletle, halis ahiret yurdu düşüncesine ermiş has kullarımızdan kılmışızdır.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Çünkü biz onları temiz bir hasletle, hâlis yurt (ahiret) düşüncesine ermiş has kullarımızdan kılmışızdır.
23 - Gültekin Onan: Gerçekten biz onları, katıksızca (ahiretteki asıl) yurdu düşünüp anan ihlas sahipleri kıldık.
24 - Harun Yıldırım: Gerçekten biz onları, katıksızca yurdu düşünen ihlas sahipleri kıldık.
25 - Hasan Basri Çantay: Çünkü biz onları katkısız (şaibesiz) bir hasletle — ki (bu dâima) yurd (ları) nı hatırlama (ları ve onun için çalışmaları) dır — haalis (insanlar) yapdık.
26 - Hayrat Neşriyat: Çünki biz onları, hâlis (bir haslet) olan âhiret düşüncesiyle ihlâslı (kimseler) kıldık.
27 - İbni Kesir: Doğrusu Biz, onları ahiret yurdunu samimiyetle düşünen kimseler kıldık.
28 - İlyas Yorulmaz: Onların bu özelliklerinden dolayı, onları ahiret yurduna örnek kullar olarak seçtik.
29 - Kadri Çelik: Gerçekten biz onları, (ahiretteki asıl) yurdu hatırlatan katışıksız (bir haslet ile) halis kıldık.
30 - Muhammed Esed: Biz onları arı duru bir düşünce aracılığıyla temizledik. Öteki dünyayı gözetme (düşüncesiyle).
31 - Mustafa İslamoğlu: Biz onların şahsiyetlerini arı duru bir tasavvurla saflaştırdık (ki, ebedi) yurdu hep hatırda tutsunlar;
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (45-46) Ve kuvvetler ve basiretler sahipleri olan kullarımız İbrahim'i ve İshak'ı ve Ya'kub'u da an. Şüphe yok ki, Biz onları dar-ı ahireti düşünme hasletiyle mümtaz, ihlâs sahipleri kılmıştık.
33 - Ömer Öngüt: Biz onları ahiret yurdunu düşünen, ihlâslı kimseler kıldık.
34 - Şaban Piriş: Biz onları gerçek yurdu düşünen, tam olarak arınmış, ihlaslı kimseler kılmıştık.
35 - Sadık Türkmen: Gerçekten onlar, ahiret düşüncesiyle dolu/donanmış samimîlerden idi.
36 - Seyyid Kutub: Biz onları Ahiret yurdunu düşünen, gönülden bağlı kullar yaptık.
37 - Suat Yıldırım: Biz onları özellikle âhiret yurdunu düşünen ihlâslı kişiler kıldık.
38 - Süleyman Ateş: Biz onları âhiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip, kendimize hâlis (kul) yaptık.
39 - Tefhim-ul Kuran: Gerçekten biz onları, katıksızca (ahiretteki asıl) yurdu düşünüp anan ihlas sahipleri kıldık.
40 - Ümit Şimşek: Biz onları, özellikle âhiret yurdunu düşünen ihlâslı kullar kıldık.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Biz onları, yurdu düşünme özellikleriyle yücelen tertemiz kullar yaptık.
SÂD Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88