SÂD-21 için 41 adet meâl bulundu. İbni Kesir (38/SÂD-21: Sana davacıların haberi ulaştı mı? Hani onlar ma'bedin duvarına tırmanmışlardı.) / Muhammed Esed (38/SÂD-21: Davacıların kıssasından haberin oldu mu? (Davud'un ibadet ettiği) mabedin duvarlarına tırmanan (iki kişinin kıssasından)?)
SÂD Suresi 21. ayet meali, SÂD-21. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
SÂD-21 için 41 adet meâl bulundu. İbni Kesir (38/SÂD-21: Sana davacıların haberi ulaştı mı? Hani onlar ma'bedin duvarına tırmanmışlardı.) / Muhammed Esed (38/SÂD-21: Davacıların kıssasından haberin oldu mu? (Davud'un ibadet ettiği) mabedin duvarlarına tırmanan (iki kişinin kıssasından)?)
وَهَلْ أَتَاكَ نَبَأُ الْخَصْمِ إِذْ تَسَوَّرُوا الْمِحْرَابَ ﴿٢١﴾
Ve hel etâke nebeul hasmı, iz tesevverûl mihrâb(mihrâbe).
| 1. | ve | : ve |
| 2. | hel | : mi? |
| 3. | etâ-ke | : sana geldi |
| 4. | nebeu | : haber |
| 5. | el hasmı | : hasım, davacı |
| 6. | iz | : olmuştu |
| 7. | tesevverû | : duvara tırmanıyorlar (duvarı aşarak) |
| 8. | el mihrâbe | : mihrab, ibadet edilen yer |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve o hasımların (davacıların) haberi sana geldi mi? Mihraba (Dâvud (a.s)’ın ibadet ettiği yere) duvarın üstünden aşarak gelmişlerdi.
2 - Diyanet İşleri: Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.
3 - Abdul Metin Saruhan: (Ey Muhammed!) Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mabedin duvarına tırmanmış çıkmışlardı.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Sen, o dâvacılardan haber aldın mı? Hani Dâvûd'un ibâdet ettiği yerin duvarına tırmanmışlardı.
5 - Abdullah Parlıyan: Ve duvardan tırmanarak, Davud'un ibadet etmekte olduğu yere giren davacıların haberi sana ulaştı mı?
6 - Adem Uğur: (Ey Muhammed!), Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mâbedin duvarına tırmanmışlardı.
7 - Ahmed Hulusi: Sana o tartışmanın haberi geldi mi? Hani duvarı tırmanıp mabede ulaştılar.
8 - Ahmet Tekin: Davacı kılığındaki suikastçilerin kıssası geldi mi sana? Mâbedin duvarından atlayarak gelmişler.
9 - Ahmet Varol: Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar yüksek duvardan tırmanarak mihraba girmişlerdi.
10 - Ali Bulaç: Sana o davacıların haberi geldi mi? Hani mihraba (Davud'un bulunduğu yere girmek için) yüksek duvardan tırmanmışlardı.
11 - Ali Fikri Yavuz: Bir de (Davûd mescidde ibadetle meşgul olduğundan kapısında bekçiler vardı. Kapıdan içeri giremiyen) davacıların haberi geldi mi sana? Hani duvardan çıkıb mescide inmişlerdi.
12 - Ali Ünal: Sana o davalılar hakkında bilgi ulaştı mı? Onlar, yüksek duvarları aşıp, (Davud’un) hususî makam odasına dalıvermişlerdi.
13 - Bayraktar Bayraklı: Sana o davacıların öyküsü geldi mi? Hani mabedinin duvarına tırmanmışlardı.
14 - Bekir Sadak: (21-22) Sana davacilarin haberi ulasti mi? Mabedin duvarina tirmanip Davud'un yanina girmislerdi de, o onlardan urkmustu. soyle demislerdi: «Korkma, birbirinin hakkina tecavuz etmis iki davaci; aramizda adaletle hukmet, ondan ayrilma, bizi dogru yola cikar.»
15 - Celal Yıldırım: Sana, o dâvalı-dâvacı haberi geldi mi ? Hani sûrdan tırmanıp ibâdet odasına yükselip çıkmışlardı.
16 - Cemal Külünkoğlu: Davacıların kıssasından haberin oldu mu? (Davud'un ibadet ettiği) mabedin duvarlarına tırmanan (iki kişinin kıssasından)?
17 - Diyanet İşleri (eski): (21-22) Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mabedin duvarına tırmanıp Davud'un yanına girmişlerdi de, o onlardan ürkmüştü. Şöyle demişlerdi: 'Korkma, birbirinin hakkına tecavüz etmiş iki davacıyız; aramızda adaletle hükmet, ondan ayrılma, bizi doğru yola çıkar.'
18 - Diyanet Vakfi: (21-22) (Ey Muhammed!) Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mâbedin duvarına tırmanıp, Davud'un yanına girmişlerdi de Dâvud onlardan korkmuştu. «Korkma! Biz birbirine hasım iki davacıyız, aramızda adaletle hükmet, haksızlık etme; bize doğru yolu göster» dediler.
19 - Edip Yüksel: Davacıların haberi sana ulaştı mı? Hani mabedine tırmanmışlardı.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Bir de hasım kıssası geldi mi sana? Hani surdan mihraba aştıkları vakıt
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Birde davacıların kıssası geldi mi sana? Hani surdan aşarak mihraba ulaşmışlardı.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Bir de davacıların kıssası geldi mi sana? Hani surdan aşarak mihraba ulaşmışlardı.
23 - Gültekin Onan: Sana o davacıların haberi geldi mi? Hani mihraba (Davud'un bulunduğu yere girmek için) yüksek duvardan tırmanmışlardı.
24 - Harun Yıldırım: Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mâbedin duvarına tırmanmışlardı.
25 - Hasan Basri Çantay: Sana o da'vâcıların haberi geldi mi? Hani onlar dıvardan mescide tırmanmışlardı.
26 - Hayrat Neşriyat: Hem sana o da'vâcıların haberi geldi mi? Hani ma'bed(in duvarın)a tırmanmışlardı.
27 - İbni Kesir: Sana davacıların haberi ulaştı mı? Hani onlar ma'bedin duvarına tırmanmışlardı.
28 - İlyas Yorulmaz: Birbiriyle sorunlu olup, hasımlaşanların haberi sana geldi mi? Mescidin duvarlarının şekillerini düzeltirlerken.
29 - Kadri Çelik: Sana o davacıların haberi geldi mi? Hani onlar mihraba (Davud'un bulunduğu yere girmek için) yüksek duvardan tırmanmışlardı.
30 - Muhammed Esed: Davacıların kıssasından haberin oldu mu? (Davud'un ibadet ettiği) mabedin duvarlarına tırmanan (iki kişinin kıssasından)?
31 - Mustafa İslamoğlu: Sen davacıların kıssasından haberdar oldun mu? Hani onlar mabedin inziva hücresinin (duvarına) tırmanmışlardı.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve sana o davacıların haberi geldi mi? O vakit ki, ibadetgâha tırmanıp çıkmışlardı.
33 - Ömer Öngüt: Sana o dâvâcıların haberi geldi mi? Hani onlar mâbedin duvarına tırmanıp çıkmışlardı.
34 - Şaban Piriş: Sana o davacıların haberi gelmedi mi? Hani duvara tırmanmışlar.
35 - Sadık Türkmen: Odavacilarin haberi sana geldi mi? Hani onlar mihraba tırmanıp çıkmışlardı.
36 - Seyyid Kutub: Sana davacılarının haberi geldi mi? Hani odasının duvarına tırmanmışlardı.
37 - Suat Yıldırım: (21-22) O mahkemeleşen hasımların olayından haberin oldu mu? Onlar mâbedin duvarına tırmanıp Davud’un yanına birden girince o, onlardan ürktü. Onlar da "Korkma! dediler, biz sadece birbirimize hakkı geçen iki dâvalıyız. Senden dileğimiz: Aramızda adaletle hükmet, haktan uzaklaşma ve bize tam doğruyu göster."
38 - Süleyman Ateş: Sana dâvâcıların haberi geldi mi? Hani odasının duvarına tırmanmışlardı,
39 - Tefhim-ul Kuran: Sana o davacıların haberi geldi mi? Hani onlar mihraba (Davud'un bulunduğu yere girmek için) yüksek duvardan tırmanmışlardı.
40 - Ümit Şimşek: Peki, o dâvâcıların haberi sana ulaştı mı? Hani onlar duvardan tırmanarak mâbede girmişlerdi.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Geldi mi sana, o çekişme hikâyesinin haberi? Hani, o hasımlar, duvarı aşarak mihraba ulaşmışlardı.
SÂD Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88