SÂD-33 için 41 adet meâl bulundu. Cemal Külünkoğlu (38/SÂD-33: (32-33) (Süleyman) şöyle demişti: “Ben güzel olan her şeyi severim, çünkü Rabbimi hatırlatır bana!” Sonunda bu atlar gözden kaybolup gittikleri zaman: “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.) / Kadri Çelik (38/SÂD-33: “Onları bana geri getirin” (dedi). Sonra da (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.)
SÂD-33 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
SÂD-33 için 41 adet meâl bulundu. Cemal Külünkoğlu (38/SÂD-33: (32-33) (Süleyman) şöyle demişti: “Ben güzel olan her şeyi severim, çünkü Rabbimi hatırlatır bana!” Sonunda bu atlar gözden kaybolup gittikleri zaman: “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.) / Kadri Çelik (38/SÂD-33: “Onları bana geri getirin” (dedi). Sonra da (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.)
رُدُّوهَا عَلَيَّ فَطَفِقَ مَسْحًا بِالسُّوقِ وَالْأَعْنَاقِ ﴿٣٣﴾
Ruddûhâ aleyye, fe tafika meshan bis sûkı vel a’nâk(a’nâkı).
| 1. | ruddû-hâ | : onu döndürün, geri getirin |
| 2. | aleyye | : bana |
| 3. | fe | : böylece, artık, sonra |
| 4. | tafika | : başladı |
| 5. | meshan | : meshederek, okşayarak |
| 6. | bi es sûkı | : bacaklarını |
| 7. | ve el a'nâkı | : ve boyunlar |
1 - İmam İskender Ali Mihr: "Onları bana geri getirin." (dedi). Sonra bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
2 - Diyanet İşleri: (32-33) Süleyman, “Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim” dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman , “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
3 - Abdul Metin Saruhan: (O zaman;) Onları (atları) tekrar bana getirin, dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Getirin onları bana demişti, atlar getirilince de onların ayaklarını, boyunlarını okşamaya, yelelerini taramaya koyulmuştu.
5 - Abdullah Parlıyan: “Onları bana getirin!” diye emretti ve bacaklarıyla boyunlarını sıvazlamaya başladı.
6 - Adem Uğur: (32-33) Süleyman: Gerçekten ben mal sevgisini, Rabbimi anmak için istedim, dedi. Nihayet güneş battı. (O zaman:) Onları (atları) tekrar bana getirin, dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
7 - Ahmed Hulusi: "Onları bana geri getirin" (dedi Süleyman). . . (Atların) bacaklarını ve boyunlarını (bu defa müşahede ile) mesh etmeye başladı.
8 - Ahmet Tekin: Süleyman :
'Onları tekrar yanıma getirin' diye emretti. Atlar gelince onların bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
9 - Ahmet Varol: 'Onları bana geri getirin' dedi. Hemen ayaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı. [6]
10 - Ali Bulaç: "Onları bana geri getirin" (dedi). Sonra (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
11 - Ali Fikri Yavuz: (Bunun üzerine, atlar kendisini meşgul edib ibadetten alıkoyduklarından onları Allah için kurban etmeye kasd etti ve şöyle dedi): “- Onları bana geri getirin.” Artık ayaklarını ve boyunlarını kesib kurban etmeğe başladı.
12 - Ali Ünal: “Onları bana geri getirin!” diye emretti. Gelince de, onların bacaklarını ve boyunlarını şefkatle okşadı.
13 - Bayraktar Bayraklı: “Onları bana tekrar getiriniz” dedi. Bacaklarını ve boyunlarını ovmaya başladı.
14 - Bekir Sadak: (32-33) Suleyman: «Dogrusu ben bu iyi mallari, Rabbimi anmayi sagladiklari, icin severim» demisti. Kosup, toz perdesi arkasinda kaybolduklari zaman: «Artik yeter, onlari bana geri getirin» dedi. Bacaklarini ve boyunlarini sivazlamaya baslamisti.
15 - Celal Yıldırım: Sonra onları bana çevirin, demiş ve onların bacaklarını, boyunlarını okşamaya başlamıştı.
16 - Cemal Külünkoğlu: (32-33) (Süleyman) şöyle demişti: “Ben güzel olan her şeyi severim, çünkü Rabbimi hatırlatır bana!” Sonunda bu atlar gözden kaybolup gittikleri zaman: “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
17 - Diyanet İşleri (eski): (32-33) Süleyman: 'Doğrusu ben bu iyi malları, Rabbimi anmayı sağladıkları için severim' demişti. Koşup, toz perdesi arkasında kayboldukları zaman: 'onları bana getirin' dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.
18 - Diyanet Vakfi: (32-33) Süleyman: Gerçekten ben mal sevgisini, Rabbimi anmak için istedim, dedi. Nihayet güneş battı. (O zaman:) Onları (atları) tekrar bana getirin, dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
19 - Edip Yüksel: 'Onları bana geri getirin,' dedi, (veda etmek için) bacaklarını ve boyunlarını okşadı.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Geri getirin onları bana, tuttu bacaklarını, boyunlarını silmeğe başladı
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): «Geri getirin onları bana» dedi ve tuttu bacaklarını, boyunlarını silmeye başladı.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): «Geri getirin onları bana!» dedi ve artık onların bacaklarını, boyunlarını silmeye başladı.
23 - Gültekin Onan: "Onları bana geri getirin" (dedi). Sonra (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
24 - Harun Yıldırım: (32-33) Süleyman: Gerçekten ben mal sevgisini, Rabbimi anmak için istedim, dedi. Nihayet güneş battı. Onları tekrar bana getirin, dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
25 - Hasan Basri Çantay: (Dedi ki:) «Onları bana döndürün». Hemen ayaklarını, boyunlarını okşamıya, taramıya başladı.
26 - Hayrat Neşriyat: (Süleymân seyislerine:) 'Onları bana geri getirin!' (dedi.) Sonra (onlara sevgisinden) bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
27 - İbni Kesir: Onları bana geri getirin, dedi, bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.
28 - İlyas Yorulmaz: “Atları bana geri getirin” dedi, sonra atların bacaklarını ve boyunlarını okşadı.
29 - Kadri Çelik: “Onları bana geri getirin” (dedi). Sonra da (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
30 - Muhammed Esed: "Onları bana getirin!" (diye emretti) ve bacakları ile boyunlarını (şefkatle) sıvazlamaya başladı.
31 - Mustafa İslamoğlu: (Ardından) "Onları bana getirin!" (diyerek) başladı bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Dedi ki: «Onları bana iade ediniz.» Hemen bacaklarını ve boyunlarını silip okşadı.
33 - Ömer Öngüt: "Onları bana getirin!" (dedi). Bacaklarını ve boynunu okşamaya başladı.
34 - Şaban Piriş: Onları bana getirin, demiş, getirilince de ayaklarını ve boyunlarını okşamıştı.
35 - Sadık Türkmen: “onları bana getirin!” (dedi). Ayaklarını/bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
36 - Seyyid Kutub: Süleyman, «Atları bana getirin» dedi. Bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
37 - Suat Yıldırım: (32-33) Onlarla ilgilenip "Ben Rabbimi hatırlattıkları için güzel şeyleri severim." dedi ve onlar gözden kayboluncaya dek onları seyredip durdu. Sonra: "Onları tekrar bana getirin!" deyip bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
38 - Süleyman Ateş: "Onları bana getirin" (dedi), bacaklarını ve boyunlarını okşamağa başladı.
39 - Tefhim-ul Kuran: «Onları bana geri getirin» (dedi). Sonra da (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
40 - Ümit Şimşek: 'Onları bana getirin' dedi. Sonra onların boyunlarını ve bacaklarını okşadı.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: "Geri getirin bana onları!" dedi. Bacaklarını, boyunlarını sıvazlamaya başladı.
SÂD Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88