SÂD-63 için 41 adet meâl bulundu. Ömer Nasuhi Bilmen (38/SÂD-63: «Biz onları maskaraya alırdık. Yoksa onlardan gözler kaydı mı?») / Ömer Öngüt (38/SÂD-63: "Onları alaya alırdık. Yoksa gözler şimdi onlardan başka tarafa mı kaymıştır (da onları göremiyoruz)?)
SÂD-63, SÂD Suresi 63. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
SÂD-63 için 41 adet meâl bulundu. Ömer Nasuhi Bilmen (38/SÂD-63: «Biz onları maskaraya alırdık. Yoksa onlardan gözler kaydı mı?») / Ömer Öngüt (38/SÂD-63: "Onları alaya alırdık. Yoksa gözler şimdi onlardan başka tarafa mı kaymıştır (da onları göremiyoruz)?)
أَتَّخَذْنَاهُمْ سِخْرِيًّا أَمْ زَاغَتْ عَنْهُمُ الْأَبْصَارُ ﴿٦٣﴾
Ettehaznâhum sıhriyyen em zâgat anhumul ebsâr(ebsâru).
| 1. | ettehaznâ-hum | : onları ittihaz ettik, onları ... edindik |
| 2. | sıhriyyen | : sihir, alay, eğlence |
| 3. | em | : veya, yoksa |
| 4. | zâgat | : meyletti, kaydı |
| 5. | an-hum | : onlardan |
| 6. | el ebsâru | : bakışlar |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Biz onları eğlence konusu edindik. Yoksa bakışlar(ımız) mı onlardan kaydı (ki onları göremedik)?
2 - Diyanet İşleri: “(Cehennemlik değillerdi de) biz onları alaya mı almış olduk, yoksa (buradalar da) gözlerimizden mi kaçtılar?”
3 - Abdul Metin Saruhan: Alaya aldığımız onlar değil miydi? Yoksa (buradalar da) onları gözden mi kaçırdık?
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Onları alaya alır dururduk, yoksa gözümüzden mi kaçtılar?
5 - Abdullah Parlıyan: Kendileriyle alay ettiğimiz kişiler yoksa onlar burada da, biz mi göremiyoruz?”
6 - Adem Uğur: Alaya aldığımız onlar değil miydi? Yoksa (buradalar da) onları gözden mi kaçırdık?
7 - Ahmed Hulusi: "Biz onları alaya alırdık. . . Yoksa gözlerimiz onları göremiyor mu ortalarda?"
8 - Ahmet Tekin: 'Alay konusu yaptıklarımız onlar değil miydi? Yoksa buralarda onları gözden mi kaçırdık?'
9 - Ahmet Varol: Biz onları alaya almıştık. Yoksa gözler onlardan kaydı mı?
10 - Ali Bulaç: Biz onları bir alay konusu edinmiştik; yoksa gözler mi onlardan kaydı?"
11 - Ali Fikri Yavuz: Biz onları eğlenceye (alaya) alırdık. Yoksa gözlerimiz onlardan kaydı (da kendilerini göremiyoruz)?”
12 - Ali Ünal: “Biz onlarla alay eder dururduk. Yoksa, (dünyada küçümseyerek kendilerine bakmaya bile tenezzül etmediğimiz gibi,) burada da gözlerimiz onlardan kaydı da (ondan mı göremiyoruz)?”
13 - Bayraktar Bayraklı: “Alaya aldığımız onlar değil miydi? Yoksa onları gözden mi kaçırdık?”
14 - Bekir Sadak: «nlari alaya alirdik; yoksa simdi gozlere gorunmezler mi?»
15 - Celal Yıldırım: Onları alay ve eğlence edinirdik ; yoksa gözler onlardan (başka tarafa) kaydı da (onun için mi göremiyoruz) ?
16 - Cemal Külünkoğlu: (62-63) (Cehennemliklerin hepsi inananları kastederek şöyle derler: “Dünyada kendilerini değersiz saydığımız birtakım adamları burada neden görmüyoruz? Aklımız sıra, onlarla alay ederdik. Yoksa gözlerimiz onlardan kaydı da onun için mi (kendilerini göremiyoruz)?”
17 - Diyanet İşleri (eski): 'Onları alaya alırdık; yoksa şimdi gözlere görünmezler mi?'
18 - Diyanet Vakfi: Alaya aldığımız onlar değil miydi? Yoksa (buradalar da) onları gözden mi kaçırdık?
19 - Edip Yüksel: 'Onlarla alay edip durduk. Yoksa onları gözlerimizden mi kaçırdık?'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Onları eğlence yerine tuttuktu ha! yoksa onlardan kaydı mı bu gözler?
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Onları alaya aldıydık ya! Yoksa gözler kendilerinden kaydı mı?»
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): «Onları eğlence yerine tutmuştuk ha! Yoksa bu gözler onlardan kaydı mı?»
23 - Gültekin Onan: Biz onları bir alay konusu edinmiştik; yoksa gözler mi onlardan kaydı?"
24 - Harun Yıldırım: Alaya aldığımız onlar değil miydi? Yoksa (buradalar da) onları gözden mi kaçırdık?
25 - Hasan Basri Çantay: «Biz onları eğlence edinirdik. Yoksa gözler (imiz) onlardan uzaklaşıb kaydı mı»?
26 - Hayrat Neşriyat: 'Onları alaya alıyorduk; yoksa (buradalar da) gözler(imiz) mi onlardan kaydı?'
27 - İbni Kesir: Onları alaya almıştık. Yoksa şimdi gözlere görünmez mi oldular?
28 - İlyas Yorulmaz: “Dünyada iken onlarla eğleniyorduk. Yoksa gözler onları görmez mi oldu?” derler.
29 - Kadri Çelik: “Biz onları alaya alırdık (da hata mı ettik); yoksa gözler mi onlardan kaydı (da göremiyoruz)?”
30 - Muhammed Esed: (ve) kendileriyle alay ettiklerimizin? Yoksa (onlar burada da) biz mi göremiyoruz?
31 - Mustafa İslamoğlu: Bir de onları alaya almıştık, değil mi? Yoksa (buradalar da), gözden kaybolup saklandılar mı?"
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: «Biz onları maskaraya alırdık. Yoksa onlardan gözler kaydı mı?»
33 - Ömer Öngüt: "Onları alaya alırdık. Yoksa gözler şimdi onlardan başka tarafa mı kaymıştır (da onları göremiyoruz)?
34 - Şaban Piriş: Onlarla alay ederdik. Yoksa şimdi gözler mi onları görmek istemiyor?
35 - Sadık Türkmen: Onlar, alay konusu ettiklerimiz değil miydi? Yoksa şimdi, onları gözden mi kaçırdık?”
36 - Seyyid Kutub: Hani onlarla alay ederdik. Yoksa onları gözden mi kaçırdık?
37 - Suat Yıldırım: (62-63) Azgınlar: "Neden acaba, derler, dünyada kendilerini değersiz saydığımız birtakım adamları burada görmüyoruz? Aklımız sıra, onlarla alay ederdik! Yoksa gözlerimiz onlardan kaydı da onun için mi kendilerini göremiyoruz?"
38 - Süleyman Ateş: "Hani onlarla alay ederdik. Yoksa gözler(imiz) mi onlardan kaydı, (onları gözden mi kaçırdık)?"
39 - Tefhim-ul Kuran: Biz onları bir alay konusu edinmiştik; yoksa gözler mi onlardan kaydı?»
40 - Ümit Şimşek: 'Halbuki biz onlarla eğlenirdik. Yoksa gözümüzden mi kaçtılar?'
41 - Yaşar Nuri Öztürk: "Onları alaya alırdık; yoksa gözler onlardan kaydı mı?"
SÂD Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88