SÂD-88 için 41 adet meâl bulundu. Ali Fikri Yavuz (38/SÂD-88: Muhakkak onun haberini (verdiği haberlerin doğruluğunu) bir zaman sonra, (öldükten sonra) bileceksiniz.) / Bekir Sadak (38/SÂD-88: «nun verdigi haberin dogrulugunu bir zaman sonra ogreneceksiniz."*)
SÂD-88 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
SÂD-88 için 41 adet meâl bulundu. Ali Fikri Yavuz (38/SÂD-88: Muhakkak onun haberini (verdiği haberlerin doğruluğunu) bir zaman sonra, (öldükten sonra) bileceksiniz.) / Bekir Sadak (38/SÂD-88: «nun verdigi haberin dogrulugunu bir zaman sonra ogreneceksiniz."*)
وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَأَهُ بَعْدَ حِينٍ ﴿٨٨﴾
Ve le ta’lemunne nebeehu ba’de hîn(hînin).
| 1. | ve le | : ve mutlaka |
| 2. | ta’lemunne | : bileceksiniz, öğreneceksiniz |
| 3. | nebee-hu | : onun haberi |
| 4. | ba'de | : sonra |
| 5. | hînin | : bir zaman, bir süre |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve onun haberini bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.
2 - Diyanet İşleri: “Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.”
3 - Abdul Metin Saruhan: Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok iyi öğreneceksiniz.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Onun doğruluğunu, bir müddet sonra mutlaka bilip anlayacaksınız.
5 - Abdullah Parlıyan: Ve Kur'ân'ın verdiği haberlerin doğruluğunu, bir süre sonra bilip anlayacaksınız.
6 - Adem Uğur: Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok iyi öğreneceksiniz.
7 - Ahmed Hulusi: "Onun ne olduğunu bir süre sonra (ölüm anında) elbette anlayacaksınız!"
8 - Ahmet Tekin: 'Onun verdiği haberin doğruluğunu, Kur’ân’a sahiplenenlerin hâkimiyetini, ilgisiz kalanların hata ettiğini, bir müddet sonra mutlaka öğreneceksiniz.'
9 - Ahmet Varol: Onun haberini bir süre sonra muhakkak bileceksiniz.
10 - Ali Bulaç: "Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz."
11 - Ali Fikri Yavuz: Muhakkak onun haberini (verdiği haberlerin doğruluğunu) bir zaman sonra, (öldükten sonra) bileceksiniz.
12 - Ali Ünal: “Şurası kesin ki, gün gelecek, onun ve anlattıklarının ne manâya geldiğini mutlaka bileceksiniz.”
13 - Bayraktar Bayraklı: Onun verdiği haberlerin gerçek olduğunu, bir zaman sonra çok iyi anlayacaksınız.[485]
14 - Bekir Sadak: «nun verdigi haberin dogrulugunu bir zaman sonra ogreneceksiniz."*
15 - Celal Yıldırım: Onun verdiği haberlerin (doğru çıkacağını) bir süre sonra mutlaka bilip anlayacaksınız.
16 - Cemal Külünkoğlu: (87-88) “Bu (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür. Onun verdiği haberlerin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.”
17 - Diyanet İşleri (eski): 'Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra öğreneceksiniz.'
18 - Diyanet Vakfi: Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok iyi öğreneceksiniz.
19 - Edip Yüksel: 'Ve onun haberlerini bir süre sonra öğreneceksiniz.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Ve her halde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Ve herhalde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz.»
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): «Herhalde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz.»
23 - Gültekin Onan: "Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz."
24 - Harun Yıldırım: Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok iyi öğreneceksiniz.
25 - Hasan Basri Çantay: «Her halde onun mühim haberini bir zaman sonra (hepiniz) bileceksiniz».
26 - Hayrat Neşriyat: 'Ve onun haberini bir zaman sonra mutlaka bileceksiniz.'
27 - İbni Kesir: Onun haberini bir müddet sonra öğreneceksiniz.
28 - İlyas Yorulmaz: “Bu uyardığım haberlerin doğruluğunu, bir müddet sonra (kıyamet gününde) öğreneceksiniz.
29 - Kadri Çelik: “Onun (gaybi) haberlerini (doğruluk açısından) bir zaman sonra bileceksiniz.”
30 - Muhammed Esed: Ve onun anlamını bir süre sonra mutlaka kavrayacaksınız!"
31 - Mustafa İslamoğlu: Ama onun verdiği haberin (gerçek olduğunu) bir zaman sonra mutlaka öğreneceksiniz!"
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (87-88) «O (Kur'an) başka değil, bütün âlemler için bir mev'izedir. Ve andolsun ki, onun haber verdiğini bir müddet sonra elbette bilmiş olacaksınız.»
33 - Ömer Öngüt: Onun verdiği haberin doğruluğunu bir müddet sonra muhakkak bileceksiniz.
34 - Şaban Piriş: Onun haberini bir süre sonra öğreneceksiniz.
35 - Sadık Türkmen: Gerçekten, onun (Kur’an’ın) verdiği haberin doğruluğunu, yakında anlayacaksınız/bileceksiniz!”
36 - Seyyid Kutub: Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra gayet iyi anlayacaksınız.
37 - Suat Yıldırım: Onun verdiği haberin doğruluğunu bir süre sonra siz de pek iyi öğrenirsiniz."
38 - Süleyman Ateş: Bir süre sonra "Onun haberi(nin doğruluğu)nu gâyet iyi bileceksiniz!"
39 - Tefhim-ul Kuran: «Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz.»
40 - Ümit Şimşek: Onun verdiği haberin gerçek olduğunu bir süre sonra siz de öğreneceksiniz.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Yemin olsun, bir süre sonra onun haberini bileceksiniz.
SÂD Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88