MU'MİNÛN-102 için 41 adet meâl bulundu. Muhammed Esed (23/MU'MİNÛN-102: Ve (o Gün, iyi eylem ve davranışları) tartıda ağır gelen kimseler; işte kurtuluşa erişecek olanlar böyleleridir.) / Ömer Nasuhi Bilmen (23/MU'MİNÛN-102: Artık kimin tartıları ağır gelirse işte felâh bulmuş olanlar, onlardır.)
MU'MİNÛN-102 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
MU'MİNÛN-102 için 41 adet meâl bulundu. Muhammed Esed (23/MU'MİNÛN-102: Ve (o Gün, iyi eylem ve davranışları) tartıda ağır gelen kimseler; işte kurtuluşa erişecek olanlar böyleleridir.) / Ömer Nasuhi Bilmen (23/MU'MİNÛN-102: Artık kimin tartıları ağır gelirse işte felâh bulmuş olanlar, onlardır.)
فَمَن ثَقُلَتْ مَوَازِينُهُ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ ﴿١٠٢﴾
Fe men sekulet mevâzînuhu fe ulâike humul muflihûn(muflihûne).
| 1. | fe | : o zaman |
| 2. | men | : kim |
| 3. | sekulet | : ağır geldi |
| 4. | mevâzînu-hu | : onun mizanı, tartıları |
| 5. | fe | : o zaman, o taktirde |
| 6. | ulâike | : işte onlar |
| 7. | hum | : onlar |
| 8. | el muflihûne | : felâha, kurtuluşa erenlerdir |
1 - İmam İskender Ali Mihr: O zaman kimin mizanı (sevap tartıları) ağır gelirse işte onlar, felâha erenlerdir.
2 - Diyanet İşleri: Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
3 - Abdul Metin Saruhan: Artık kimlerin (sevap) tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Kimin iyilikleri ağır gelirse o çeşit kişilerdir kurtulanlar, muratlarına erenler.
5 - Abdullah Parlıyan: Ve o gün iyi eylem ve davranışları tartıda ağır gelen kimseler, işte kazananlar bunlardır.
6 - Adem Uğur: Artık kimlerin (sevap) tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
7 - Ahmed Hulusi: Kimin ölçüm değerleri (tartısı) ağır gelirse, işte onlar kurtulacakların ta kendileridir.
8 - Ahmet Tekin: Hayırlı amellerinin, sevaplarının kefeleri ağır basanlar, onlar, işte onlar kurtuluşa ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.
9 - Ahmet Varol: Kimlerin tartıları ağır gelirse işte onlar kurtulanlardır.
10 - Ali Bulaç: Artık kimin tartısı ağır basarsa, işte onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
11 - Ali Fikri Yavuz: O zaman (kıyamette) kimin hasenat tartıları ağır gelirse, işte onlar zafere kavuşacaklardır.
12 - Ali Ünal: (Herkes, dünyada iken yaptıklarıyla baş başadır.) Artık kimin (hakka uygun) iyilikleri olur da bunlar tartıda ağır basarsa, onlar nihaî başarı ve kurtuluşa ermiş olanlardır.
13 - Bayraktar Bayraklı: Sevap tartıları ağır gelenler, işte onlar, mutluluğa erenlerdir.[360]
14 - Bekir Sadak: Tartilari agir gelenler, iste onlar kurtulusa ermis olanlardir.
15 - Celal Yıldırım: (102-103) Artık kimin terazide tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin kendileridir. Kimin de terazide tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerine zarar verenlerdir; Cehennem'de devamlı kalıcılardır.
16 - Cemal Külünkoğlu: O zaman kimin tartıları (iyilikleri) ağır gelirse, işte onlar zafere kavuşacaklardır.
17 - Diyanet İşleri (eski): Tartıları ağır gelenler, işte onlar kurtuluşa ermiş olanlardır.
18 - Diyanet Vakfi: Artık kimlerin (sevap) tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
19 - Edip Yüksel: Tartıları ağır gelenler, işte onlar kazanacaklardır.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: O zaman her kimin tartıları ağır gelirse işte onlar o felâh bulanlardır
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): O zaman her kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar o kurtuluş bulanlardır.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Böylece kimlerin tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
23 - Gültekin Onan: Artık kimin tartısı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
24 - Harun Yıldırım: Artık kimlerin (sevap) tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
25 - Hasan Basri Çantay: Artık kimin (sevab) tartıları ağır gelirse onlar korkduklarından emîn, umduklarına nail olanların ta kendileridir.
26 - Hayrat Neşriyat: Artık (sevab cihetiyle) kimlerin tartıları ağır gelirse, işte onlar gerçekten kurtuluşa erenlerdir!
27 - İbni Kesir: Tartıları ağır gelenler; işte onlar, felaha ermiş olanların kendileridir.
28 - İlyas Yorulmaz: Sonra kimin terazisi ağır gelirse, artık onlar kurtulmuşlardır.
29 - Kadri Çelik: Artık kimin tartısı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
30 - Muhammed Esed: Ve (o Gün, iyi eylem ve davranışları) tartıda ağır gelen kimseler; işte kurtuluşa erişecek olanlar böyleleridir.
31 - Mustafa İslamoğlu: Derken, kimin (iyilikleri) tartıda ağır gelirse işte kurtuluşa erenler onlar olacaktır.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Artık kimin tartıları ağır gelirse işte felâh bulmuş olanlar, onlardır.
33 - Ömer Öngüt: Kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir.
34 - Şaban Piriş: Kimlerin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa ermişlerdir.
35 - Sadık Türkmen: Kimlerin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulmuş olanlardır.
36 - Seyyid Kutub: Kimlerin tartıları ağır gelirse onlar kurtuluşa ermişlerdir.
37 - Suat Yıldırım: O gün kimin iyilikleri mizanda ağır basarsa onlar kurtulacaklar.
38 - Süleyman Ateş: Kimlerin (eylemlerinin) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
39 - Tefhim-ul Kuran: Artık kimin tartısı ağır basarsa, işte onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
40 - Ümit Şimşek: Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Artık kimin tartıları ağır gelirse onlar kurtulmuş olacaklardır.
MU'MİNÛN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118