MU'MİNÛN-114 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla

MU'MİNÛN-114 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla

MU'MİNÛN-114 için 41 adet meâl bulundu. Kadri Çelik (23/MU'MİNÛN-114: (Allah) “Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten siz (bunu dünyada iken) bir bilseydiniz!” der.) / Ahmet Tekin (23/MU'MİNÛN-114: Allah: 'Az bir süre kaldınız. Keşke siz bunu bilmiş olsaydınız.' buyurur.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
MU'MİNÛN-114 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
MU'MİNÛN-114 için 41 adet meâl bulundu. Kadri Çelik (23/MU'MİNÛN-114: (Allah) “Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten siz (bunu dünyada iken) bir bilseydiniz!” der.) / Ahmet Tekin (23/MU'MİNÛN-114: Allah:
'Az bir süre kaldınız. Keşke siz bunu bilmiş olsaydınız.' buyurur.)
قَالَ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا قَلِيلًا لَّوْ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ ﴿١١٤﴾

Kâle in lebistum illâ kalîlen lev ennekum kuntum ta’lemûn(ta’lemûne).

1.kâle: dedi
2.in: eğer
3.lebistum: siz kaldınız
4.illâ (in illâ): ancak, yalnız
5.kalîlen: az
6.lev: eğer, şâyet
7.enne-kum: gerçekten siz
8.kuntum: siz oldunuz
9.ta'lemûne: siz biliyorsunuz


1 - İmam İskender Ali Mihr: Dedi ki: “Ancak az bir zaman kaldınız. Siz bilmiş olsaydınız.”
2 - Diyanet İşleri: Allah, şöyle der: “Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız.”
3 - Abdul Metin Saruhan: Buyurur; Sadece az bir süre kaldınız. Keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ancak pek az kaldınız der, fakat bir bilseniz âhiretin ebedîliğini.
5 - Abdullah Parlıyan: Bunun üzerine Allah: Orada sadece az bir süre kaldınız. Keşke bunu bir bilseydiniz, dünyaya sarılıp kalmazdınız.
6 - Adem Uğur: Buyurur: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız!
7 - Ahmed Hulusi: Dedi ki: "Ancak az (bir süre) kaldınız, eğer gerçekten bilseydiniz!"
8 - Ahmet Tekin: Allah:
'Az bir süre kaldınız. Keşke siz bunu bilmiş olsaydınız.' buyurur.
9 - Ahmet Varol: Der ki: 'Sadece az (bir süre) kaldınız. Gerçekten bir bilseydiniz!.'
10 - Ali Bulaç: Dedi ki: "Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz,"
11 - Ali Fikri Yavuz: (Allah onlara şöyle) buyuracak “- Bilmiş olsanız, hakikaten pek az kaldınız (çünkü ahiretteki bekleyişiniz sonsuzdur).
12 - Ali Ünal: Allah buyurur: “Pek az bir süre kaldınız. (Dünya hayatının böyle fâni ve kısacık olduğu gerçeğine) baştan uyanıp, ona göre davransanız olmaz mıydı?”
13 - Bayraktar Bayraklı: Allah şöyle buyurur: “Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz bunu bilmiş olsaydınız.”
14 - Bekir Sadak: (114-11) 5 Allah' «Pek az kaldiniz, keski bilseydiniz! Sizi bosuna yarattigimizi ve Bize dondurulmeyeceginizi mi sandiniz?» der.
15 - Celal Yıldırım: Allah: Ancak az bir süre kaldınız. Bunu (daha önce) bir bilseydiniz a ?! Buyurur.
16 - Cemal Külünkoğlu: (Allah, şöyle) buyurur: “Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız.”
17 - Diyanet İşleri (eski): (114-115) Allah' 'Pek az kaldınız, keşke bilseydiniz! Sizi boşuna yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?' der.
18 - Diyanet Vakfi: Buyurur: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız!
19 - Edip Yüksel: Dedi ki, 'Siz gerçekten çok kısa bir süre kaldınız, keşke bilseydiniz.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Buyurur ki bilmiş olsanız cidden pek az kaldınız
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Allah buyuruyor ki: «Bilmiş olsanız, gerçekten pek az kaldınız.»
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): (Allah) buyurur ki: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız!
23 - Gültekin Onan: Dedi ki: "Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz,"
24 - Harun Yıldırım: Buyurur: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız!
25 - Hasan Basri Çantay: Buyurdu (buyuracak) ki: «Az bir zamandan (fazla) kalmadınız! (Cehennemde kalacağınız ebedî zamanları) hakıykaten bir bilseydiniz».
26 - Hayrat Neşriyat: (Allah şöyle) buyurur: 'Ancak pek az kaldınız; eğer gerçekten siz biliyor olsaydınız!'
27 - İbni Kesir: Buyurdu ki: Çok az bir süre kaldınız. Keşki bilseydiniz.
28 - İlyas Yorulmaz: Rableri “Çok az kaldığınızı keşke bilmiş olsaydınız”
29 - Kadri Çelik: (Allah) “Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten siz (bunu dünyada iken) bir bilseydiniz!” der.
30 - Muhammed Esed: (Bunun üzerine, Allah:) "Orada sadece az bir vakit kaldınız; bunu bir bilseydiniz!
31 - Mustafa İslamoğlu: (Allah şöyle diyecek): "Yalnızca kısa bir süre kaldınız: Keşke siz, bunu olsun bilseydiniz!"
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Buyuracaktır ki: «Siz ancak pek az kaldınız, eğer siz hakikaten bilir kimseler oldunuz iseniz.»
33 - Ömer Öngüt: Allah: “Gerçekten pek az bir süre kaldınız. Keşke bunu vaktiyle bilmiş olsaydınız!” buyurur.
34 - Şaban Piriş: -Çok az bir süre kaldınız, keşke bilseydiniz dedi.
35 - Sadık Türkmen: (Allah): “siz, pek az bir zaman kaldınız; şayet bilmiş olsaydınız” buyurur.
36 - Seyyid Kutub: Allah, onlara der ki; «Orada az bir süre kaldınız. Keşki bunu vaktiyle bilmiş olsaydınız.»
37 - Suat Yıldırım: Bunun üzerine Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Siz, doğrusu pek az kaldınız. Bu gerçeği bir bilseydiniz, Bana isyan etmezdiniz."
38 - Süleyman Ateş: Buyurdu ki: "Sadece az bir zaman kaldınız, keşke bilseydiniz!"
39 - Tefhim-ul Kuran: Dedi ki: «Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten siz bir bilseydiniz,»
40 - Ümit Şimşek: Allah 'Pek az kaldınız,' buyurur. 'Keşke bunu vaktiyle bilseydiniz!
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Buyurdu: "Sadece birazcık kaldınız. Keşke biliyor olsaydınız."

 

quran-menu
MU'MİNÛN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88 ,89 ,90 ,91 ,92 ,93 ,94 ,95 ,96 ,97 ,98 ,99 ,100 ,101 ,102 ,103 ,104 ,105 ,106 ,107 ,108 ,109 ,110 ,111 ,112 ,113 ,114 ,115 ,116 ,117 ,118
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala