MU'MİNÛN-90 için 41 adet meâl bulundu. Celal Yıldırım (23/MU'MİNÛN-90: Evet, biz onlara hakkı (doğruyu ve gerçeği) getirdik ve onlar cidden yalancıdırlar.) / Diyanet İşleri (eski) (23/MU'MİNÛN-90: Hayır; Biz onlara gerçeği getirdik ama, onlar yalancıdırlar.)
MU'MİNÛN-90, MU'MİNÛN Suresi 90. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
MU'MİNÛN-90 için 41 adet meâl bulundu. Celal Yıldırım (23/MU'MİNÛN-90: Evet, biz onlara hakkı (doğruyu ve gerçeği) getirdik ve onlar cidden yalancıdırlar.) / Diyanet İşleri (eski) (23/MU'MİNÛN-90: Hayır; Biz onlara gerçeği getirdik ama, onlar yalancıdırlar.)
بَلْ أَتَيْنَاهُم بِالْحَقِّ وَإِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ ﴿٩٠﴾
Bel eteynâhum bil hakkı ve innehum le kâzibûn(kâzibûne).
| 1. | bel | : hayır, bilâkis |
| 2. | eteynâ-hum | : biz onlara getirdik |
| 3. | bi el hakkı | : hakkı |
| 4. | ve inne-hum | : ve muhakkak onlar |
| 5. | le | : elbette, gerekten, mutlaka |
| 6. | kâzibûne | : tekzip edenler, yalanlayanlar |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Hayır, onlara hakkı getirdik. Ve muhakkak ki onlar, gerçekten tekzip edenlerdir (yalanlayanlardır).
2 - Diyanet İşleri: Hayır, biz onlara gerçeği getirdik, fakat onlar kesinlikle yalancıdırlar.
3 - Abdul Metin Saruhan: Doğrusu biz onlara gerçeği getirdik; Onlar ise hakikaten yalancılardır.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Hayır, biz onlara gerçeği getirdik ve şüphe yok ki onlar, yalan söylemedeler elbette.
5 - Abdullah Parlıyan: Biz onlara, gerçek olan Kur'ân'ı getirdik, ama onlar devamlı olarak yalanlıyorlar.
6 - Adem Uğur: Doğrusu biz onlara gerçeği getirdik; onlar ise hakikaten yalancılardır.
7 - Ahmed Hulusi: Hayır, biz onlara Hak olarak geldik. . . Onlarsa kesinlikle yalancılardır.
8 - Ahmet Tekin: Doğrusu biz onlara gerekçeli, hikmete dayalı toplumlarında hakça düzen gerçekleştirmeye esas olacak hak bir kitap getirdik. Onlar kesinlikle, hâlâ yalanlarına yalan katmaya devam ediyorlar.
9 - Ahmet Varol: Hayır, biz onlara hakkı getirdik. Ancak onlar yalancıdırlar.
10 - Ali Bulaç: Hayır, biz onlara hakkı getirdik, ancak onlar gerçekten yalancıdırlar.
11 - Ali Fikri Yavuz: Doğrusu biz, onlara, hakkı (tevhîdi) getirdik. Şüphesiz onlar, (Allah çocuk edindi, melekler kızlarıdır sözlerinde) yalancıdırlar.
12 - Ali Ünal: Oysa Biz, onlara gerçeğin ta kendisini getirdik; fakat onlar (iddialarında da, bu gerçeğe karşı çıkışlarında ve kendilerine karşı da) hep yalancıdırlar.
13 - Bayraktar Bayraklı: Doğrusu biz onlara hakkı getirdik; onlar ise yalancılardır.
14 - Bekir Sadak: Hayir; Biz onlara gercegi getirdik ama, onlar yalancidirlar.
15 - Celal Yıldırım: Evet, biz onlara hakkı (doğruyu ve gerçeği) getirdik ve onlar cidden yalancıdırlar.
16 - Cemal Külünkoğlu: Aslında biz onlara gerçeği sunduk, fakat onlar hala yalan söylüyorlar.
17 - Diyanet İşleri (eski): Hayır; Biz onlara gerçeği getirdik ama, onlar yalancıdırlar.
18 - Diyanet Vakfi: Doğrusu biz onlara gerçeği getirdik; onlar ise hakikaten yalancılardır.
19 - Edip Yüksel: Kendilerine gerçeği getirmemize rağmen onlar yalanlamaktadırlar.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Doğrusu biz onlara hakkı getirdik ve şüphesiz onlar yalancılar
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Doğrusu Biz onlara gerçeği getirdik; onlar ise şüphesiz yalancılar.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Doğrusu biz onlara hakkı getirdik; onlar ise cidden yalancıdırlar.
23 - Gültekin Onan: Hayır, biz onlara hakkı getirdik, ancak onlar gerçekten yalancıdırlar.
24 - Harun Yıldırım: Doğrusu biz onlara gerçeği getirdik; onlar ise hakikaten yalancılardır.
25 - Hasan Basri Çantay: Hayır, biz onlara hakıykatı getirdik. Onlarsa muhakkak yalancıdırlar.
26 - Hayrat Neşriyat: Hayır! (Biz) onlara hakkı getirdik; fakat şübhesiz ki onlar, gerçekten yalancıdırlar!
27 - İbni Kesir: Hayır, Biz, onlara gerçeği getirdik. Ama onlar muhakkak yalancılardır.
28 - İlyas Yorulmaz: Biz onlara hakkı (Kur'an'ı) verdiğimiz halde, onlar hakkı yalanladılar.
29 - Kadri Çelik: Hayır, biz onlara hakkı getirdik, ancak onlar gerçekten yalancılardır.
30 - Muhammed Esed: Hayır, Biz onlara hakkı ulaştırdık; buna rağmen onlar yine de yalanı tercih ediyorlar!
31 - Mustafa İslamoğlu: Yoo! Aksine Biz onlara saf gerçeği sunmuştuk, ama onlar ısrarla yalana sarıldılar.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Hayır... Biz onlara hakkı getirdik. Onlar ise şüphe yok ki, elbette yalancılardır.
33 - Ömer Öngüt: Hayır! Biz onlara gerçeği getirdik. Amma onlar yalancıdırlar.
34 - Şaban Piriş: Doğrusu onlara gerçeği getirdik, fakat onlar yalancıdırlar.
35 - Sadık Türkmen: Doğrusu, biz onlara gerçeği getirdik. Onlar ise, şüphesiz yalancıdırlar.
36 - Seyyid Kutub: Aslında biz onlara gerçeği sunduk, fakat onlar yalan söylüyorlar.
37 - Suat Yıldırım: Hayır, Biz onlara gerçeği getirdik; fakat buna rağmen onlar yalanı tercih ediyorlar. İşte gerçek:
38 - Süleyman Ateş: Doğrusu biz, onlara hakkı getirdik, (bizim söylediklerimiz gerçektir), onlarsa yalancıdırlar.
39 - Tefhim-ul Kuran: Hayır, biz onlara hakkı getirdik, ancak onlar gerçekten yalancıdırlar.
40 - Ümit Şimşek: Biz onlara hakkı getirdik. Onlar ise yalancıdırlar.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Hayır, hayır! Biz onlara hakkı getirdik ama onlar tam anlamıyla yalancıdırlar.
MU'MİNÛN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118