MU'MİNÛN-64 için 41 adet meâl bulundu. Ömer Öngüt (23/MU'MİNÛN-64: Nihayet onların refah ve bolluk içinde olanlarını azap ile yakaladığımız zaman, hemen feryadı basarlar.) / Şaban Piriş (23/MU'MİNÛN-64: En sonunda onların zenginlerini ve liderlerini azapla yakaladığımız zaman, hemen feryadı basarlar.)
MU'MİNÛN Suresi 64. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 23/MU'MİNÛN-64
MU'MİNÛN-64 için 41 adet meâl bulundu. Ömer Öngüt (23/MU'MİNÛN-64: Nihayet onların refah ve bolluk içinde olanlarını azap ile yakaladığımız zaman, hemen feryadı basarlar.) / Şaban Piriş (23/MU'MİNÛN-64: En sonunda onların zenginlerini ve liderlerini azapla yakaladığımız zaman, hemen feryadı basarlar.)
حَتَّى إِذَا أَخَذْنَا مُتْرَفِيهِم بِالْعَذَابِ إِذَا هُمْ يَجْأَرُونَ ﴿٦٤﴾
Hattâ izâ ehaznâ mutrafîhim bil âzâbi izâ hum yec’erûn(yec’erûne).
| 1. | hattâ izâ | : olunca, olduğu zaman |
| 2. | ehaznâ | : biz aldık |
| 3. | mutrafî-him | : onların refahta olanları |
| 4. | bi el âzâbi | : azap ile |
| 5. | izâ | : o zaman |
| 6. | hum | : onlar |
| 7. | yec'erûne | : yalvarıp bağırarak yardım isterler |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Onların refahta olanlarını azapla aldığımız zaman (o zaman) onlar, yalvarıp bağırarak yardım isterler.
2 - Diyanet İşleri: Nihayet refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman, bakmışsın ki feryat edip duruyorlar.
3 - Abdul Metin Saruhan: En nihayet, refah ve bolluk içinde olanlarını sıkıntıya (veya azaba) uğrattığımızda, bakarsın ki onlar feryadı basarlar.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Sonunda nîmet içinde yaşayanlarını azâba uğrattığımız zaman feryâda ve yalvarmaya başlarlar.
5 - Abdullah Parlıyan: Sonunda her türlü konfor ve nimetler içinde yaşayanlarını azaba uğrattığımız zaman, birdenbire feryat ederek yardım dilerler.
6 - Adem Uğur: En nihayet, refah ve bolluk içinde olanlarını sıkıntıya (veya azaba) uğrattığımızda, bakarsın ki onlar feryadı basarlar.
7 - Ahmed Hulusi: Nihayet onların pişmanlıktan doğan itirafları içinde azaplarıyla yakaladığımızda, hemen yalvara-yakara feryat ederler.
8 - Ahmet Tekin: Nihayet, refah ve bolluk içinde olanlarını sıkıntıya, cezaya maruz bıraktığımızda, bakarsın ki, onlar feryad-ü figan ederek yalvarırlar.
9 - Ahmet Varol: Nihayet onların refah içinde olanlarını azapla yakaladığımızda derhal feryat ederler.
10 - Ali Bulaç: Nihayet, onların refahtan şımaran önde gelenlerini azab ile yakalayıverdiğimiz zaman, onlar hemen feryadı basacaklar.
11 - Ali Fikri Yavuz: Nihayet onların (zevke düşkün) elebaşlarını azab ile yakaladığımız zaman, çığlık kopararak yardım istiyeceklerdir.
12 - Ali Ünal: Ne zaman ki, hiçbir ahlâkî kaygı taşımadan refah ve dünyevî lezzetler içinde şımarık bir hayat sürenleri (başlarına indirdiğimiz) ceza ile kıskıvrak yakalayıveririz, işte o zaman feryadı basarlar.
13 - Bayraktar Bayraklı: Sonunda şımarmış zenginlerini azapla yakaladığımız zaman feryat ederler.
14 - Bekir Sadak: Sonunda simarik varliklarini azabla yakaladigimiz zaman feryat ederler.
15 - Celal Yıldırım: Ne vakit ki, refah içinde yüzen ileri gelenlerini azâb ile yakalarız, o zaman sızlanıp yardıma çağırırlar.
16 - Cemal Külünkoğlu: Nihayet (onların) refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman, bakmışsın ki feryat edip duruyorlar.
17 - Diyanet İşleri (eski): Sonunda şımarık varlıklılarını azabla yakaladığımız zaman feryat ederler.
18 - Diyanet Vakfi: En nihayet, refah ve bolluk içinde olanlarını sıkıntıya (veya azaba) uğrattığımızda, bakarsın ki onlar feryadı basarlar.
19 - Edip Yüksel: Varlıklılarını cezaya çarptığımızda, yakınmaya başlarlar.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Nihayet refahlı olanlarını azâba çekiverdiğimiz zaman hemen feryada başlıyacaklardır
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Nihayet, refah içinde olanlarını azaba çektiğimiz zaman, hemen feryada başlayacaklardır.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Nihayet, refah ve bolluk içinde olanlarını sıkıntıya uğrattığımızda, bakarsın ki onlar feryadı basarlar.
23 - Gültekin Onan: Nihayet, onların refahtan şımaran önde gelenlerini azab ile yakalayıverdiğimiz zaman, onlar hemen feryadı basacaklar.
24 - Harun Yıldırım: En nihayet, refah ve bolluk içinde olanlarını sıkıntıya uğrattığımızda, bakarsın ki onlar feryadı basarlar.
25 - Hasan Basri Çantay: Nihayet refah içinde olanlarını azâb ile yakaladığımız vakit onlar hemen feryâd ve istimdâd edeceklerdir.
26 - Hayrat Neşriyat: Nihâyet onların ni'met içinde olanlarını azâb ile yakaladığımız zaman, bir de bakarsın ki onlar feryâd ederler.
27 - İbni Kesir: En sonunda onların refahla şımaranlarını azabla yakaladığımız zaman hemen feryad ederler.
28 - İlyas Yorulmaz: Bunların önde gelenlerini azapla yakaladığımız zaman, hemen yalvarmaya başlarlar.
29 - Kadri Çelik: Nihayet onların refahtan şımaran önde gelenlerini azap ile yakalayıverdiğimiz zaman, onlar hemen feryadı basarlar.
30 - Muhammed Esed: öyle ki, sonunda, onların arasından bolluk, genişlik içinde dalıp gitmiş olanları azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman yalvarıp yakarmaya başlayacaklar.
31 - Mustafa İslamoğlu: ta ki onların servet ve iktidarla şımarmış olanlarını azap ile çepeçevre kuşattığımız zamana dek; (ama), o zaman da onlar imdat çığlıkları atarlar.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Nihâyet Biz onların ileri gelenlerini azap ile yakaladığımız zaman onlar o an bağırıp yalvarmağa başlarlar.
33 - Ömer Öngüt: Nihayet onların refah ve bolluk içinde olanlarını azap ile yakaladığımız zaman, hemen feryadı basarlar.
34 - Şaban Piriş: En sonunda onların zenginlerini ve liderlerini azapla yakaladığımız zaman, hemen feryadı basarlar.
35 - Sadık Türkmen: Sonunda azgınlaşmış servet sahiplerini, azap ile yakaladığımız zaman, hemen feryat etmeye başlarlar!
36 - Seyyid Kutub: Ama onların azılı elebaşlarının yakasına azabımızla yapıştığımızda hemen feryadı basarlar.
37 - Suat Yıldırım: En nihâyet onların refaha dalıp gitmiş olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımızda birden feryadı basarlar.
38 - Süleyman Ateş: Nihâyet varlıklılarını azâb ile yakaladığımız zaman, hemen feryâda başlarlar.
39 - Tefhim-ul Kuran: Nihayet, onların refahtan şımaran önde gelenlerini azab ile yakalayıverdiğimiz zaman, onlar hemen feryadı basacaklar.
40 - Ümit Şimşek: Nihayet onların refah içinde yüzenlerini azapla yakalayıveririz; işte o zaman feryada başlarlar.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Sonunda, servet ve refahla şımarmışlarını azapla yakaladığımızda, hemen bağırıp dövünmeye başlarlar.
MU'MİNÛN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118