MU'MİNÛN-87 için 41 adet meâl bulundu. Ali Bulaç (23/MU'MİNÛN-87: "Allah'ındır" diyecekler. De ki: "Yine de sakınmayacak mısınız?") / Ali Fikri Yavuz (23/MU'MİNÛN-87: “-Allah’ındır” diyecekler, De ki: “- O halde Allah’dan korkmaz mısınız?” (Allah’dan başkasına nasıl tapınırsınız?))
MU'MİNÛN Suresi 87. ayet meali, MU'MİNÛN-87. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
MU'MİNÛN-87 için 41 adet meâl bulundu. Ali Bulaç (23/MU'MİNÛN-87: "Allah'ındır" diyecekler. De ki: "Yine de sakınmayacak mısınız?") / Ali Fikri Yavuz (23/MU'MİNÛN-87: “-Allah’ındır” diyecekler, De ki: “- O halde Allah’dan korkmaz mısınız?” (Allah’dan başkasına nasıl tapınırsınız?))
سَيَقُولُونَ لِلَّهِ قُلْ أَفَلَا تَتَّقُونَ ﴿٨٧﴾
Se yekûlûne lillâh(lillâhi), kul e fe lâ tettekûn(tettekûne).
| 1. | se-yekûlûne | : diyecekler |
| 2. | li allâhi | : Allah'ın |
| 3. | kul | : de ki |
| 4. | e | : mi? |
| 5. | fe lâ tettekûne | : hâlâ takva sahibi olmayacaksınız |
1 - İmam İskender Ali Mihr: “Allah’ındır.” diyecekler. De ki: “Hâlâ takva sahibi olmayacak mısınız?”
2 - Diyanet İşleri: “Allah’ındır” diyecekler. “Öyle ise O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” de.
3 - Abdul Metin Saruhan: (Bunlar da) Allah’ındır diyecekler. Şu halde siz Allah’tan korkmaz mısınız? De!
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Diyecekler ki: Bunlar da Allah'ın. De ki: Ne diye hâlâ çekinmezsiniz?
5 - Abdullah Parlıyan: Diyeceklerdir ki: Allah. De ki: Peki artık yolunuzu, O'nun kitabıyla bulmaya çalışmayacak mısınız?
6 - Adem Uğur: (Bunlar da) Allah'ındır diyecekler. Şu halde siz Allah'tan korkmaz mısınız! de.
7 - Ahmed Hulusi: "Allâh içindir", diyecekler! De ki: "O hâlde korkup korunmaz mısınız?"
8 - Ahmet Tekin: 'Allah’tır' diyecekler.
'Hâlâ Allah’a sığınıp, emirlerine yapışmayacak, günahlardan arınıp, azaptan korunmayacak, kulluk ve sorumluluk şuuruyla haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranmayacak, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmayacak mısınız?' de.
9 - Ahmet Varol: 'Allah'ındır' diyecekler. De ki: 'Öyleyse sakınmıyor musunuz?'
10 - Ali Bulaç: "Allah'ındır" diyecekler. De ki: "Yine de sakınmayacak mısınız?"
11 - Ali Fikri Yavuz: “-Allah’ındır” diyecekler, De ki: “- O halde Allah’dan korkmaz mısınız?” (Allah’dan başkasına nasıl tapınırsınız?)
12 - Ali Ünal: Elbette, “Bütün bunlar da Allah’a aittir.” diyeceklerdir. “Şu halde, öyle bir Rab’be karşı gelmekten, O’na şirk koşmaktan, dolayısıyla O’nun azabından neden sakınmıyorsunuz?” de.
13 - Bayraktar Bayraklı: “Allah'tır” diyecekler. “Öyleyse sakınmıyor musunuz?” de!
14 - Bekir Sadak: «Allah'tir» diyecekler! «Oyleyse O'na karsi gelmekten sakinmaz misiniz?» de.
15 - Celal Yıldırım: Allah'tır, diyecekler. De ki: O halde (O'ndan korkup inkâr ve sapıklıktan) sakınmaz mısınız?
16 - Cemal Külünkoğlu: “Allah'tır” diyecekler. De ki: “Artık O'na karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?”
17 - Diyanet İşleri (eski): 'Allah'tır' diyecekler! 'Öyleyse O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?' de.
18 - Diyanet Vakfi: «(Bunlar da) Allah'ındır» diyecekler. Şu halde siz Allah'tan korkmaz mısınız! de.
19 - Edip Yüksel: 'ALLAH.,' diyecekler. De ki, 'Öyleyse neden erdemli davranmıyorsunuz?'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: «Allah'ın» diyecekler, «o halde korkmaz mısınız?» de!
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Allah'a aittir, diyecekler. De ki: «O halde korkmaz mısınız?»
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): «(Onlar da) Allah'ındır.» diyecekler. «Şu halde siz Allah'tan korkmaz mısınız?» de.
23 - Gültekin Onan: "Tanrı'dır" diyecekler. De ki: "Yine de sakınmayacak mısınız?"
24 - Harun Yıldırım: "(Bunlar da) Allah'ındır" diyecekler. Şu halde siz Allah'tan korkmaz mısınız! de.
25 - Hasan Basri Çantay: (Yine bunlar) «Allahındır» diyecekler. Sen de (şöyle) de: «Öyledir de (Allahdan başkasına tapmakdan) sakınmaz mısınız»?
26 - Hayrat Neşriyat: (O müşrikler yine:) '(Bunlar) Allah’ındır!' diyecekler. De ki: 'O hâlde (Allah’ın azâbından) sakınmıyor musunuz?'
27 - İbni Kesir: Allah'tır, diyecekler. Öyleyse sakınmaz mısınız? de.
28 - İlyas Yorulmaz: “Allah” diyecekler. O halde sakınıp korunmuyor musunuz?
29 - Kadri Çelik: (Her şey) “Allah'ındır” diyecekler. De ki: “Yine de korkup sakınmayacak mısınız?”
30 - Muhammed Esed: Diyeceklerdir ki: "Allah!" De ki: "Peki, artık O'na karşı sorumluluk bilinci taşımayacak mısınız?"
31 - Mustafa İslamoğlu: "Allah'tır" diyecekler. De ki: "O halde, hala sorumluluğunuzun bilincine varmayacak mısınız?"
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Hemen diyeceklerdir ki: «Allah» De ki: «O halde korkmaz mısınız?»
33 - Ömer Öngüt: “Allah'tır!” diyecekler. De ki: “Öyle ise siz Allah'tan korkmaz mısınız?”
34 - Şaban Piriş: “Allah’tır!” diyecekler. -Ee, O’ndan korkmuyor musunuz? de!
35 - Sadık Türkmen: “Allah’tır!” diyecekler. O halde, de ki: “Peki korunup sakınmayacak mısınız?”
36 - Seyyid Kutub: Sana «Bunlar Allah'ındır» diyecekler. De ki; «Siz hiç O'ndan korkmaz mısınız?
37 - Suat Yıldırım: Elbette, "Allah’tır", diyeceklerdir. Öyleyse, sen de ki: "İnandığınız Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
38 - Süleyman Ateş: "Bunlar Allâh'ındır" diyecekler. "O halde korunmuyor musunuz?" de.
39 - Tefhim-ul Kuran: «Allah'ındır» diyecekler. De ki: «Yine de korkup sakınmayacak mısınız?»
40 - Ümit Şimşek: Diyecekler ki: 'Onlar da Allah'ındır.' De ki: 'Öyleyse hiç sakınmıyor musunuz?'
41 - Yaşar Nuri Öztürk: "Allah'tır!" diyecekler. De ki: "Hâlâ benden sakınmıyor musunuz?"
MU'MİNÛN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118