VÂKIA-50 için 41 adet meâl bulundu. Celal Yıldırım (56/VÂKIA-50: (49-50) De ki: Öncekiler de, sen rakiler de mutlaka belli bir günün belirlenmiş vaktinde elbette biraraya toplanacaklar..) / Diyanet İşleri (eski) (56/VÂKIA-50: (49-50) De ki: 'Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır.')
VÂKIA Suresi 50. ayet meali, VÂKIA-50. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
VÂKIA-50 için 41 adet meâl bulundu. Celal Yıldırım (56/VÂKIA-50: (49-50) De ki: Öncekiler de, sen rakiler de mutlaka belli bir günün belirlenmiş vaktinde elbette biraraya toplanacaklar..) / Diyanet İşleri (eski) (56/VÂKIA-50: (49-50) De ki: 'Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır.')
لَمَجْمُوعُونَ إِلَى مِيقَاتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ ﴿٥٠﴾
Le mecmûûne ilâ mîkâti yevmin ma’lûm(ma’lûmin).
| 1. | le | : mutlaka |
| 2. | mecmûûne | : toplanılmış olanlar, biraraya getirilmiş olanlar |
| 3. | ilâ mîkâti | : belirlenmiş bir vakite |
| 4. | yevmin | : gün |
| 5. | ma'lûmin | : bilinen |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Malûm (bilinen) günün, belirlenmiş bir vaktinde mutlaka toplanılmış olacaklardır.
2 - Diyanet İşleri: (49-50) De ki: “Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır.”
3 - Abdul Metin Saruhan: Belli bir günün belli bir vaktinde mutlaka toplanacaklardır.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Elbette bilinen günün muayyen ve mukadder vaktinde toplanacaksınız.
5 - Abdullah Parlıyan: Allah'ın belirlediği muayyen bir zamanda, hesap günü için toplanacaklardır.
6 - Adem Uğur: Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!
7 - Ahmed Hulusi: "Bilinen bir sürecin buluşma vaktinde elbette toplanacaklardır!"
8 - Ahmet Tekin: 'Belli bir günün belli vaktine mutlaka toplanıp getirilecekler.'
9 - Ahmet Varol: Bilinen bir günün buluşma vaktinde mutlaka toplanacaklardır.
10 - Ali Bulaç: "Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."
11 - Ali Fikri Yavuz: Belirli bir günün muayyen vaktinde çaresiz toplanacaklardır.”
12 - Ali Ünal: “Evet hepsi de, (dünyanın sonunu tayin eden) malûm bir Gün’de mutlaka bir araya getirilip toplanacaklar.
13 - Bayraktar Bayraklı: (47-50) Şöyle diyorlardı: “Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz? Eski atalarımız da mı?” De ki: “Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de, belli bir günün randevusunda bir araya getirileceklerdir.”
14 - Bekir Sadak: (49-50) De ki: «suphesiz oncekiler de, sonrakiler de belli bir gunun belirli bir vaktinde toplanacaklardir.»
15 - Celal Yıldırım: (49-50) De ki: Öncekiler de, sen rakiler de mutlaka belli bir günün belirlenmiş vaktinde elbette biraraya toplanacaklar..
16 - Cemal Külünkoğlu: (49-50) “De ki: Hem öncekiler hem de sonrakiler, bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.”
17 - Diyanet İşleri (eski): (49-50) De ki: 'Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır.'
18 - Diyanet Vakfi: Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!
19 - Edip Yüksel: 'Bilinen günün buluşma anı için toplanacaklardır.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Lâbüd cem' olunacaklar mikatına ma'lûm bir günün
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): belli bir günün belli bir vaktinde mutlaka toplanacaklardır!»
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): «Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.»
23 - Gültekin Onan: "Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."
24 - Harun Yıldırım: “Bilinen bir günün belli bir vaktinde elbette toplanacaklardır.”
25 - Hasan Basri Çantay: ma'lûm bir günün muayyen vaktında behemehal toplanacaklardır».
26 - Hayrat Neşriyat: (49-50) De ki: 'Şübhe yok ki öncekiler de, sonrakiler de, bilinen bir günün belli bir vaktinde elbette toplanacak olanlardır.'
27 - İbni Kesir: Belli bir günün belli bir vaktinde mutlaka toplanacaklardır.
28 - İlyas Yorulmaz: Allah'ın bilgisinde olan, belirlenmiş bir vakitte bir araya getirilmiş olacaklar.
29 - Kadri Çelik: “Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.”
30 - Muhammed Esed: (yalnızca Allah tarafından) bilinen bir Gün'ün belirlenmiş olan bir vaktinde bir araya getirilecekler;
31 - Mustafa İslamoğlu: elbet (sadece Allah tarafından) bilinen bir günün belirli vaktinde bir araya toplanacaklar.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (48-50) «Ve bizlerin evvelce geçmiş atalarımız da mı?» De ki: «Şüphe yok evvelkiler de, sonrakiler de,». «Elbette malum bir günün muayyen bir vaktinde toplanılmış (olacaklardır).»
33 - Ömer Öngüt: "Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır. "
34 - Şaban Piriş: Belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya getirileceksiniz.
35 - Sadık Türkmen: Belli bir günün belirli bir vaktinde mutlaka toplanacaklardır.”
36 - Seyyid Kutub: Belirlenmiş bir günün randevusunda bir araya getirileceklerdir.
37 - Suat Yıldırım: (49-50) De ki: "Öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün, belli vaktinde mutlaka toplanacaksınız."
38 - Süleyman Ateş: "Belli bir günün buluşma vakti için mutlaka toplanacaklardır."
39 - Tefhim-ul Kuran: «Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.»
40 - Ümit Şimşek: Belirlenmiş olan o malûm günde hepiniz toplanacaksınız.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Bilinen bir günün buluşma vakti/buluşma yerinde mutlaka biraraya getirileceklerdir.
VÂKIA Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96