VÂKIA-83 için 41 adet meâl bulundu. Adem Uğur (56/VÂKIA-83: Hele can boğaza dayandığı zaman,) / Ahmed Hulusi (56/VÂKIA-83: İşte (can) boğaza geldiğinde!)
56/VÂKIA-83
فَلَوْلَا إِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَ ﴿٨٣﴾
Fe lev lâ izâ belegatil hulkûm(hulkûme).
| 1. | fe | : o zaman, artık, böylece |
| 2. | lev | : olsa, eğer, şâyet |
| 3. | lâ | : olmaz, değil |
| 4. | izâ | : ... olduğu zaman |
| 5. | belagati | : ulaştı, (can) geldi |
| 6. | el hulkûme | : boğaz, gırtlak |
1 - İmam İskender Ali Mihr: O halde can boğaza gelmiş olsa değil mi ki (siz öylece).
2 - Diyanet İşleri: Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize!
3 - Abdul Metin Saruhan: Hele can boğaza dayandığı zaman,
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Hani can gırtlağa gelince.
5 - Abdullah Parlıyan: Hani can boğaza gelip dayandığında,
6 - Adem Uğur: Hele can boğaza dayandığı zaman,
7 - Ahmed Hulusi: İşte (can) boğaza geldiğinde!
8 - Ahmet Tekin: Hele can boğaza dayanmaya görsün!
9 - Ahmet Varol: Hele o can boğaza dayandığında!
10 - Ali Bulaç: Hele can boğaza gelip dayandığında,
11 - Ali Fikri Yavuz: (Haydi sizi görelim), can boğaza dayandığı zaman!...
12 - Ali Ünal: Görelim bakalım, ne yapacaksınız can boğaza geldiğinde;
13 - Bayraktar Bayraklı: (83-85) Hele can boğaza dayandığı zaman. Siz o zaman, bakıp duracaksınız. O anda biz, ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.[605]
14 - Bekir Sadak: (83-85) Kisinin cani bogaza dayaninca ve siz o zaman bakip kalirken, Biz o kisiye sizden daha yakinizdir, ama gormezsiniz.
15 - Celal Yıldırım: Can boğaza gelip dayandı ğında,
16 - Cemal Külünkoğlu: (83-84) Ya o can boğaza gelip dayandığı zaman, o vakit siz sadece bakıp durursunuz.
17 - Diyanet İşleri (eski): (83-85) Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.
18 - Diyanet Vakfi: Hele can boğaza dayandığı zaman,
19 - Edip Yüksel: Ya can boğaza dayandığı zaman?
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: O halde haydiseniz â can hulkuma geldiği vakıt
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): O halde can boğaza geldiği vakit,
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Can boğaza dayandığı zaman
23 - Gültekin Onan: Hele can boğaza gelip dayandığında,
24 - Harun Yıldırım: Eğer canın boğaza dayanma zamanı olmasa!
25 - Hasan Basri Çantay: Hele (can) boğaza gelince,
26 - Hayrat Neşriyat: (83-84) Öyle ise, değil mi ki (can) boğaza geldiğinde, artık siz, o sırada (can çekişen o kimseye çâresizlikle) bakar durursunuz.
27 - İbni Kesir: Hele can boğaza gelince;
28 - İlyas Yorulmaz: Can boğaza (ölüm) geldiğinde.
29 - Kadri Çelik: O halde can boğaza gelip dayandığında.
30 - Muhammed Esed: Peki, öyleyse, (ölüm döşeğindeki bir adamın) boğazına (son nefesi) dayandığında,
31 - Mustafa İslamoğlu: Peki ama, ya can boğaza gelince ne olacak?
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (83-84) Artık değil mi ki, (can) boğaza geldiği vakit. Ve siz o zaman bakar durursunuz.
33 - Ömer Öngüt: Can boğaza dayandığında,
34 - Şaban Piriş: Hele bir can boğaza gelmiş olmasın.
35 - Sadık Türkmen: Ama can boğaza dayandığı zaman,
36 - Seyyid Kutub: Canın boğaza dayandığı an var ya,
37 - Suat Yıldırım: Haydi görelim sizi, can boğaza geldiğinde,
38 - Süleyman Ateş: Ya can boğaza dayandığı zaman?
39 - Tefhim-ul Kuran: Hele can boğaza gelip dayandığında,
40 - Ümit Şimşek: Peki, ya can boğaza gelip dayandığında?
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Ya o canın boğaza gelip dayandığı zaman!
VÂKIA Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96