VÂKIA-52 için 41 adet meâl bulundu. Diyanet Vakfi (56/VÂKIA-52: Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.) / Edip Yüksel (56/VÂKIA-52: 'Zakkum ağacından yiyeceksiniz.')
56/VÂKIA-52
لَآكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ ﴿٥٢﴾
Le âkilûne min şecerin min zakkumin.
| 1. | le | : muhakkak ki, mutlaka |
| 2. | âkilûne | : yiyenler, yiyecek olanlar |
| 3. | min şecerin | : ağaçtan |
| 4. | min zakkûmin | : zakkum (ağacın)dan |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Siz mutlaka zakkum ağacından yiyecek olanlarsınız.
2 - Diyanet İşleri: (51-52) Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.
3 - Abdul Metin Saruhan: Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Zakkum ağacının meyvesinden yiyeceksiniz elbet.
5 - Abdullah Parlıyan: zakkum ağacından yiyecek,
6 - Adem Uğur: Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.
7 - Ahmed Hulusi: Elbette (siz) zakkum ağaçlarından (kendinizi yalnızca beden kabullenmenin sonucu meyvelerinden) yiyeceksiniz.
8 - Ahmet Tekin: Elbette bir bitkiden, kaktüsten yiyeceksiniz.
9 - Ahmet Varol: Kesinlikle, zakkumdan olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.
10 - Ali Bulaç: Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.
11 - Ali Fikri Yavuz: Elbette (cehennemde) zakkum ağacından yiyeceksiniz;
12 - Ali Ünal: “Zakkum ağacının meyvesinden mutlaka yiyeceksiniz.
13 - Bayraktar Bayraklı: (52-53) Kesinlikle zakkum ağacından yiyeceksiniz. Onunla karınlarınızı dolduracaksınız.
14 - Bekir Sadak: Dogrusu zakkum agacindan yiyeceksiniz.
15 - Celal Yıldırım: Şüpheniz olmasın ki, Zakkum ağacından yiyeceksiniz.
16 - Cemal Külünkoğlu: Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.
17 - Diyanet İşleri (eski): Doğrusu bir zakkum ağacından yiyeceksiniz.
18 - Diyanet Vakfi: Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.
19 - Edip Yüksel: 'Zakkum ağacından yiyeceksiniz.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Lâbüd yersiniz de bir ağaçtan, zakkumdan
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): mutlaka bir ağaçtan, zakkumdan yersiniz,
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.
23 - Gültekin Onan: Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.
24 - Harun Yıldırım: Siz elbette Zakkum ağacından yiyeceksiniz.
25 - Hasan Basri Çantay: Muhakkak ki zakkum ağacından yiyecek (kimse) (ersiniz,
26 - Hayrat Neşriyat: (51-52) Sonra muhakkak ki siz, ey dalâlet içinde olanlar, yalanlayıcılar! (Siz) şübhesiz bir ağaçtan, zakkumdan yiyecek olan kimselersiniz!
27 - İbni Kesir: Muhakkak ki yiyeceksiniz zakkum ağacından.
28 - İlyas Yorulmaz: Elbetteki onlar, cehennemin içindeki ağaçtan, zakkum ağacından yiyecekler.
29 - Kadri Çelik: Hiç şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.
30 - Muhammed Esed: siz kesinlikle ağulu meyve ağacından tadacaksınız,
31 - Mustafa İslamoğlu: Elbet siz de o ağaçtan, zehirli cehennem ağacından yiyeceksiniz.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Elbette ki, zakkumdan olan bir ağaçtan yiyecek kimselersiniz.
33 - Ömer Öngüt: Doğrusu siz zakkum ağacından yiyeceksiniz.
34 - Şaban Piriş: Elbette yiyeceksiniz zakkum ağacından!
35 - Sadık Türkmen: Elbette zakkum olan ağaçtan yiyeceksiniz.
36 - Seyyid Kutub: Size kesinlikle Zakkum ağacının meyvası yedirilecektir.
37 - Suat Yıldırım: Zakkum ağacının meyvesinden yiyecek,
38 - Süleyman Ateş: (Suçlular) Mutlaka bir Zakkum ağacından yiyecekler,
39 - Tefhim-ul Kuran: Hiç şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.
40 - Ümit Şimşek: O zakkum ağacından yiyeceksiniz.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Zakkumdan bir ağaçtan mutlaka yiyeceksiniz/yiyecekler.
VÂKIA Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96