VÂKIA-84 için 41 adet meâl bulundu. Ahmed Hulusi (56/VÂKIA-84: O zaman siz (çaresiz) bakakalırsınız!) / Ahmet Tekin (56/VÂKIA-84: O zaman acz içinde bakar durursunuz.)
56/VÂKIA-84
وَأَنتُمْ حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ ﴿٨٤﴾
Ve entum hîne izin tenzurûn(tenzurûne).
| 1. | ve | : ve |
| 2. | entum | : siz |
| 3. | hîne izin | : o zaman, o anda |
| 4. | tenzurûne | : bakarsınız |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve siz, o anda (ona öylece, bir yardım yapamayarak sadece) bakarsınız.
2 - Diyanet İşleri: Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.
3 - Abdul Metin Saruhan: O vakit siz bakar durursunuz.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Siz de o sırada bakar durursunuz.
5 - Abdullah Parlıyan: siz de çaresiz bir şekilde durup seyrederken
6 - Adem Uğur: O vakit siz bakar durursunuz.
7 - Ahmed Hulusi: O zaman siz (çaresiz) bakakalırsınız!
8 - Ahmet Tekin: O zaman acz içinde bakar durursunuz.
9 - Ahmet Varol: O vakit siz (can çekişene) bakar durursunuz.
10 - Ali Bulaç: Ki o sırada siz (sadece) bakıp durursunuz,
11 - Ali Fikri Yavuz: O vakit (ölünün etrafında bulunan sizler), bakar durursunuz. (Elinizden bir şey gelmez, canınızın çıkmasını beklersiniz).
12 - Ali Ünal: Ki o anda can çekişenin yanında bulunan sizler, çaresizlik içinde sadece seyredersiniz.
13 - Bayraktar Bayraklı: (83-85) Hele can boğaza dayandığı zaman. Siz o zaman, bakıp duracaksınız. O anda biz, ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.[605]
14 - Bekir Sadak: (83-85) Kisinin cani bogaza dayaninca ve siz o zaman bakip kalirken, Biz o kisiye sizden daha yakinizdir, ama gormezsiniz.
15 - Celal Yıldırım: Siz de bakıp dururken,
16 - Cemal Külünkoğlu: (83-84) Ya o can boğaza gelip dayandığı zaman, o vakit siz sadece bakıp durursunuz.
17 - Diyanet İşleri (eski): (83-85) Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.
18 - Diyanet Vakfi: O vakit siz bakar durursunuz.
19 - Edip Yüksel: O anda siz bakınmaktasınız.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: ki siz o vakıt bakar durursunuz
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): ki o zaman bakar durursunuz,
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.
23 - Gültekin Onan: Ki o sırada siz (sadece) bakıp durursunuz,
24 - Harun Yıldırım: Ki siz o sırada bakıpdurursunuz.
25 - Hasan Basri Çantay: o vakit siz görürsünüz!
26 - Hayrat Neşriyat: (83-84) Öyle ise, değil mi ki (can) boğaza geldiğinde, artık siz, o sırada (can çekişen o kimseye çâresizlikle) bakar durursunuz.
27 - İbni Kesir: O vakit görürsünüz siz.
28 - İlyas Yorulmaz: O zaman bakınıp durursunuz.
29 - Kadri Çelik: O sırada siz (sadece) bakıp durursunuz.
30 - Muhammed Esed: siz de (çaresiz bir şekilde) durup seyrederken,
31 - Mustafa İslamoğlu: Ve siz o zaman dehşetle bakakalacaksınız.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (83-84) Artık değil mi ki, (can) boğaza geldiği vakit. Ve siz o zaman bakar durursunuz.
33 - Ömer Öngüt: Siz (o can çekişen kimseye) bakar durursunuz.
34 - Şaban Piriş: Siz, o zaman bakıp kalırsınız
35 - Sadık Türkmen: O zaman siz sadece bakıp durursunuz!
36 - Seyyid Kutub: O sırada sizler gözlerinizi o can çekişen adama dikersiniz.
37 - Suat Yıldırım: O vakit can çekişenin yanında bulunan sizler bakar durursunuz.
38 - Süleyman Ateş: Ki siz de o zaman (can çekişen kimseye) bakıp durursunuz.
39 - Tefhim-ul Kuran: Ki o sırada siz (sadece) bakıp durursunuz,
40 - Ümit Şimşek: O vakit siz bakar, durursunuz.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: İşte o zaman siz bakakalırsınız!
VÂKIA Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96