HİCR-73 için 41 adet meâl bulundu. Cemal Külünkoğlu (15/HİCR-73: Ve derken güneşin doğuşu sırasında, onları korkunç bir ses yakalayıverdi.) / Kadri Çelik (15/HİCR-73: Derken, tan yeri ağarırken onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi.)
HİCR-73 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
HİCR-73 için 41 adet meâl bulundu. Cemal Külünkoğlu (15/HİCR-73: Ve derken güneşin doğuşu sırasında, onları korkunç bir ses yakalayıverdi.) / Kadri Çelik (15/HİCR-73: Derken, tan yeri ağarırken onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi.)
فَأَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُشْرِقِينَ ﴿٧٣﴾
Fe ehazethumus sayhatu muşrikîn(muşrikîne).
| 1. | fe | : böylece |
| 2. | ehazethum | : onları aldı, yakaladı |
| 3. | es sayhatu | : bir sayha (korkunç ses dalgası) |
| 4. | muşrikîne | : müşrikler |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Böylece, müşrikleri (güneş doğduğu vakit orada bulunanları) bir sayha (korkunç bir ses dalgası) aldı, yakaladı.
2 - Diyanet İşleri: Derken güneşin doğuşu sırasında, o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.
3 - Abdul Metin Saruhan: Güneş doğarken onları o korkunç ses yakaladı.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Güneş doğduktan sonra onları bir bağırış, helâk ediverdi.
5 - Abdullah Parlıyan: Ve tan yeri ağarırken, hak ettikleri azabın gürültüsü, apansız yakaladı onları.
6 - Adem Uğur: Güneş doğarken onları o korkunç ses yakaladı.
7 - Ahmed Hulusi: Güneş doğarken, o korkunç titreşimli ses onları yakaladı.
8 - Ahmet Tekin: Güneş doğarken, şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe onların işini bitirdi.
9 - Ahmet Varol: Derken güneşin doğma vaktine girmeleriyle birlikte onları o çığlık alıverdi.
10 - Ali Bulaç: Derken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi.
11 - Ali Fikri Yavuz: Nihayet onları, güneşin doğma vaktinde korkunç gürültü yakalayıverdi.
12 - Ali Ünal: Nihayet, güneş doğarken o korkunç çığlık kendilerini kıskıvrak yakalayıverdi.
13 - Bayraktar Bayraklı: Güneş doğarken onları o korkunç ses yakaladı.
14 - Bekir Sadak: Tanyeri agarirken, ciglik onlari yakalayiverdi.
15 - Celal Yıldırım: Güneş doğarken bir ses, bir uğultu onları yakalayıverdi.
16 - Cemal Külünkoğlu: Ve derken güneşin doğuşu sırasında, onları korkunç bir ses yakalayıverdi.
17 - Diyanet İşleri (eski): Tanyeri ağarırken, çığlık onları yakalayıverdi.
18 - Diyanet Vakfi: Güneş doğarken onları o korkunç ses yakaladı.
19 - Edip Yüksel: Tan ağarırken onları felaketli bir gürültü yakaladı.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Derken işrak vaktine girdikleri sırada bunları o sayha tutuverdi
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Derken, güneş doğmaya başlarken onları, o sayha, korkunç ses tutuverdi.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Güneş doğarken o korkunç çığlık onları yakaladı.
23 - Gültekin Onan: Derken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi.
24 - Harun Yıldırım: Güneş doğarken onları o korkunç ses yakaladı.
25 - Hasan Basri Çantay: Derken onları, işrak vakfına girdikleri sırada, o (korkunç) ses yakalayıverdi.
26 - Hayrat Neşriyat: Nihâyet gündoğumuna ulaşan kimseler iken o (korkunç) ses onları yakaladı.
27 - İbni Kesir: Tan yeri ağarırken çığlık onları yakalayıverdi.
28 - İlyas Yorulmaz: Sabah güneş doğarken, yok edici (yüksek frekanslı) bir ses onları yakaladı.
29 - Kadri Çelik: Derken, tan yeri ağarırken onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi.
30 - Muhammed Esed: Ve derken, tan yeri ağarırken, (hak ettikleri azabın) gürültüsü apansız yakaladı onları
31 - Mustafa İslamoğlu: Ve şafak ağarırken, onları (dehşetli) sayha kıskıvrak yakalayıverdi;
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Artık onları işrak vaktine girdikleri sırada, o sayha tutuverdi.
33 - Ömer Öngüt: Tanyeri ağarırken o korkunç çığlık onları yakalayıverdi.
34 - Şaban Piriş: Güneşin doğuşuyla birlikte onları bir çığlık yakaladı.
35 - Sadık Türkmen: Sonra korkunç ses onları yakaladı; güneşin doğuş zamanına/ışrak vaktine girerlerken!
36 - Seyyid Kutub: Tanyeri ağarırken korkunç bir gürültüye tutuldular.
37 - Suat Yıldırım: Güneş doğarken o korkunç ses bastırıverdi onları!
38 - Süleyman Ateş: Güneşin doğma zamanına girerlerken korkunç ses onları yakaladı.
39 - Tefhim-ul Kuran: Derken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi.
40 - Ümit Şimşek: Gün doğarken o korkunç ses onları yakaladı.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Nihayet o korkunç titreşimli ses, onları güneş doğarken yakaladı.
HİCR Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99