HİCR-83 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla

HİCR-83 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla

HİCR-83 için 41 adet meâl bulundu. Adem Uğur (15/HİCR-83: Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç ses yakaladı.) / Ahmed Hulusi (15/HİCR-83: O korkunç titreşimli ses (volkanik patlama) onları da sabah vaktine girerlerken yakaladı.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
HİCR-83 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
HİCR-83 için 41 adet meâl bulundu. Adem Uğur (15/HİCR-83: Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç ses yakaladı.) / Ahmed Hulusi (15/HİCR-83: O korkunç titreşimli ses (volkanik patlama) onları da sabah vaktine girerlerken yakaladı.)
فَأَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِحِينَ ﴿٨٣﴾

Fe ehazethumus sayhatu musbıhîn(musbıhîne).

1.fe: böylece
2.ehazet-hum: onları aldı (yakaladı)
3.es sayhatu: korkunç bir ses, bir sayha
4.musbıhîne: sabahlayanlar, sabah vaktine erenler (sabaha çıkanlar)


1 - İmam İskender Ali Mihr: Böylece sabah vaktine erenleri (sabaha çıkanları), bir sayha (korkunç bir ses) yakaladı.
2 - Diyanet İşleri: Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç uğultulu ses yakalayıverdi.
3 - Abdul Metin Saruhan: Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç ses yakaladı.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Sabah çağına erdikleri gibi bir bağırış yüzünden helâk olup gittiler.
5 - Abdullah Parlıyan: Ama sonunda, bir sabah erkenden onları da, hakettikleri azabın gürültüsü apansız yakalayıverdi.
6 - Adem Uğur: Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç ses yakaladı.
7 - Ahmed Hulusi: O korkunç titreşimli ses (volkanik patlama) onları da sabah vaktine girerlerken yakaladı.
8 - Ahmet Tekin: Sabah olmak üzereyken, şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe onların işini bitirdi.
9 - Ahmet Varol: Derken onları da sabaha vardıkları sırada o çığlık alıverdi.
10 - Ali Bulaç: Derken, sabah vaktine girdiklerinde, onları o dayanılmaz çığlık yakalayıverdi.
11 - Ali Fikri Yavuz: Bunları da o (korkunç) sayha (ses ve gürültü) sabahleyin yakalayıverdi. (gürültü ve zelzele neticesi helâk oldular.)
12 - Ali Ünal: Bir sabah, o korkunç çığlık onları da kıskıvrak yakalayıverdi.
13 - Bayraktar Bayraklı: Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç ses yakaladı.
14 - Bekir Sadak: Sabaha karsi ciglik onlari yakalayiverdi.
15 - Celal Yıldırım: (82-83) Dağlarda evler yontarak güven içinde bulunuyorlardı; derken sabahladıklarında onları müthiş bir ses ve uğultu yakalayıverdi.
16 - Cemal Külünkoğlu: Onları da sabaha girerlerken, korkunç bir gürültü yakalayıverdi.
17 - Diyanet İşleri (eski): Sabaha karşı çığlık onları yakalayıverdi.
18 - Diyanet Vakfi: Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç ses yakaladı.
19 - Edip Yüksel: Sabahleyin onları da o korkunç gürültü yakaladı.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Bunları da sabahleyin sayha tutuverdi
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Bunları da sabahleyin korkunç ses tutuverdi.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Onları da sabahleyin korkunç bir çığlık yakaladı.
23 - Gültekin Onan: Derken, sabah vaktine girdiklerinde onları o dayanılmaz çığlık yakalayıverdi.
24 - Harun Yıldırım: Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç ses yakaladı.
25 - Hasan Basri Çantay: Derken onları dahi sabaha girdikleri sırada o (korkunç) ses yakalayıverdi.
26 - Hayrat Neşriyat: Onları da sabaha çıkmakta olan kimseler iken, o (korkunç) ses yakaladı.
27 - İbni Kesir: Sabaha karşı çığlık onları da yakalayıverdi.
28 - İlyas Yorulmaz: Sabah olunca onları şiddetli bir ses yakaladı.
29 - Kadri Çelik: Derken, onları sabah vaktine girdiklerinde, o dayanılmaz çığlık yakalayıverdi.
30 - Muhammed Esed: ama sonunda, (bir) sabah erkenden onları da (hak ettikleri azabın) gürültüsü apansız yakalayıverdi;
31 - Mustafa İslamoğlu: fakat sabahın ilk ışıklarıyla (dehşetli) sayha onları kıskıvrak yakalayıverdi;
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Sonra onları, sabahladıkları an o sayha yakalamış oldu.
33 - Ömer Öngüt: Sabaha karşı o korkunç ses onları yakalayıverdi.
34 - Şaban Piriş: Sabahladıklarında onları da bir çığlık yakalayıverdi.
35 - Sadık Türkmen: Sonra sabaha girerlerken korkunç bir ses onları yakalayıverdi.
36 - Seyyid Kutub: Gün doğarken korkunç bir gürültüye tutuldular.
37 - Suat Yıldırım: Bir sabah o korkunç ses bastırıverdi onları!
38 - Süleyman Ateş: Sabaha girerlerken onları da (o) korkunç ses yakaladı.
39 - Tefhim-ul Kuran: Derken, onları sabah vaktine girdiklerinde, o dayanılmaz çığlık yakalayıverdi.
40 - Ümit Şimşek: Onları da bir sabah vakti o korkunç ses yakaladı.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Korkunç titreşimli ses onları da sabaha girecekleri sırada yakaladı.

 

quran-menu
HİCR Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88 ,89 ,90 ,91 ,92 ,93 ,94 ,95 ,96 ,97 ,98 ,99
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala