ŞUARÂ Suresi 101. ayet meali, ŞUARÂ-101. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla

ŞUARÂ Suresi 101. ayet meali, ŞUARÂ-101. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla

ŞUARÂ-101 için 41 adet meâl bulundu. İbni Kesir (26/ŞUARÂ-101: Ve sıcak bir dostumuz da yoktur.) / Muhammed Esed (26/ŞUARÂ-101: ne de candan bir dostumuz.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
ŞUARÂ Suresi 101. ayet meali, ŞUARÂ-101. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
ŞUARÂ-101 için 41 adet meâl bulundu. İbni Kesir (26/ŞUARÂ-101: Ve sıcak bir dostumuz da yoktur.) / Muhammed Esed (26/ŞUARÂ-101: ne de candan bir dostumuz.)
وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ ﴿١٠١﴾

Ve lâ sadîkın hamîm(hamîmin).

1.ve: ve
2.: yok
3.sadîkın: dost, arkadaş, sadık
4.hamîmin: samimi


1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve (bizim için) sadık bir dost yoktur.
2 - Diyanet İşleri: “Candan bir dostumuz da yok.”
3 - Abdul Metin Saruhan: Ne de yakın bir dost var.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ne bir can dostu.
5 - Abdullah Parlıyan: ne de candan bir dostumuz.
6 - Adem Uğur: ''Ne de yakın bir dostumuz''.
7 - Ahmed Hulusi: "Güveneceğimiz bir dostumuz da yok. "
8 - Ahmet Tekin: 'Yakın bir dost da yok.'
9 - Ahmet Varol: Candan bir dostumuz da yok.
10 - Ali Bulaç: "Ne de candan, yakın bir dost."
11 - Ali Fikri Yavuz: Ne de yakın bir dost...
12 - Ali Ünal: “Ne de candan bir dostumuz.
13 - Bayraktar Bayraklı: (96-102) Cehennemde putlarıyla çekişerek şöyle derler: “Vallahi, biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi âlemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz. Şimdi ne şefaatçimiz ne de bir dostumuz vardır. Keşke geriye dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.”
14 - Bekir Sadak: (96-102) Orada putlariyla cekiserek: «Vallahi biz apacik bir sapiklikta idik; cunku biz sizi alemlerin Rabbine esit tutmustuk; bizi saptiranlar ancak suclulardir; simdi sefaatcimiz, yakin bir dostumuz yoktur; keski geriye bir donusumuz olsa da inananlardan olsak derler.
15 - Celal Yıldırım: (100-101) Artık (bugün için) ne şefaatçilerimiz vardır, ne de candan sıcak bir dostumuz...
16 - Cemal Külünkoğlu: (100-101) “İşte bu yüzden artık bizim için ne şefaatçiler var, ne de yakın bir dost.”
17 - Diyanet İşleri (eski): (96-102) Orada putlarıyla çekişerek: 'Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak' derler.
18 - Diyanet Vakfi: (100-101) Şimdi artık bizim ne şefaatçilerimiz var, ne de yakın bir dostumuz.
19 - Edip Yüksel: 'Ne de yakın bir dostumuz.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Ne de yakın bir sadîk
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): ne de sadık bir dost!
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): «Ne de yakın bir dost.»
23 - Gültekin Onan: "Ne de candan, yakın bir dost."
24 - Harun Yıldırım: “Ne de yakın bir dost.”
25 - Hasan Basri Çantay: «ne de candan bir dost yok».
26 - Hayrat Neşriyat: (100-101) 'Şimdi artık bizim, ne şefâatçilerimiz, ne de yakın bir dostumuz vardır!'
27 - İbni Kesir: Ve sıcak bir dostumuz da yoktur.
28 - İlyas Yorulmaz: “Bizi koruyup gözetecek bir dost ta yok. ”
29 - Kadri Çelik: “Ne de şefkatli bir dost!”
30 - Muhammed Esed: ne de candan bir dostumuz.
31 - Mustafa İslamoğlu: ne de yürekten bir dost.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (100-101) «Artık bize ne şefaat edicilerden var. Ne de yakın bir dost var.»
33 - Ömer Öngüt: “Sıcak bir dostumuz da yoktur. ”
34 - Şaban Piriş: Sıcak bir dost da yok..
35 - Sadık Türkmen: Sıcak, candan bir dostumuz da yoktur!
36 - Seyyid Kutub: Cana yakın bir dostumuz da yok.
37 - Suat Yıldırım: (96-102) Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler "Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz!" "Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu." "Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz!" "Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık!"
38 - Süleyman Ateş: "Ne de sıcak bir dostumuz."
39 - Tefhim-ul Kuran: «Ne de candan, yakın bir dost.»
40 - Ümit Şimşek: 'Ne de candan bir dostumuz.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Ne sıcak, samimi bir dostumuz."

 

quran-menu
ŞUARÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88 ,89 ,90 ,91 ,92 ,93 ,94 ,95 ,96 ,97 ,98 ,99 ,100 ,101 ,102 ,103 ,104 ,105 ,106 ,107 ,108 ,109 ,110 ,111 ,112 ,113 ,114 ,115 ,116 ,117 ,118 ,119 ,120 ,121 ,122 ,123 ,124 ,125 ,126 ,127 ,128 ,129 ,130 ,131 ,132 ,133 ,134 ,135 ,136 ,137 ,138 ,139 ,140 ,141 ,142 ,143 ,144 ,145 ,146 ,147 ,148 ,149 ,150 ,151 ,152 ,153 ,154 ,155 ,156 ,157 ,158 ,159 ,160 ,161 ,162 ,163 ,164 ,165 ,166 ,167 ,168 ,169 ,170 ,171 ,172 ,173 ,174 ,175 ,176 ,177 ,178 ,179 ,180 ,181 ,182 ,183 ,184 ,185 ,186 ,187 ,188 ,189 ,190 ,191 ,192 ,193 ,194 ,195 ,196 ,197 ,198 ,199 ,200 ,201 ,202 ,203 ,204 ,205 ,206 ,207 ,208 ,209 ,210 ,211 ,212 ,213 ,214 ,215 ,216 ,217 ,218 ,219 ,220 ,221 ,222 ,223 ,224 ,225 ,226 ,227
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala