ŞUARÂ Suresi 97. ayet meali, ŞUARÂ-97. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla

ŞUARÂ Suresi 97. ayet meali, ŞUARÂ-97. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla

ŞUARÂ-97 için 41 adet meâl bulundu. Seyyid Kutub (26/ŞUARÂ-97: Vallahi bizler apaçık bir sapıklığa saplanmıştık.) / Gültekin Onan (26/ŞUARÂ-97: "Andolsun Tanrı'ya, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.")
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
ŞUARÂ Suresi 97. ayet meali, ŞUARÂ-97. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
ŞUARÂ-97 için 41 adet meâl bulundu. Seyyid Kutub (26/ŞUARÂ-97: Vallahi bizler apaçık bir sapıklığa saplanmıştık.) / Gültekin Onan (26/ŞUARÂ-97: "Andolsun Tanrı'ya, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.")
تَاللَّهِ إِن كُنَّا لَفِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ ﴿٩٧﴾

Tallâhi in kunnâ le fî dalâlin mubîn(mubînin).

1.tallâhi: Allah'a yemin olsun
2.in kunnâ: biz sadece olduk
3.le: elbette, mutlaka
4.: içinde
5.dalâlin: dalâlet
6.mubînin: apaçık


1 - İmam İskender Ali Mihr: Allah’a yemin olsun ki, biz mutlaka apaçık bir dalâlet içindeydik.
2 - Diyanet İşleri: “Allah’a andolsun! Biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.”
3 - Abdul Metin Saruhan: Vallahi biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Allah hakkı için gerçekten de biz, apaçık bir sapıklık içindeydik.
5 - Abdullah Parlıyan: Allah şahittir ki, biz apaçık bir sapıklık içindeydik.
6 - Adem Uğur: Vallahi, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.
7 - Ahmed Hulusi: "Tallahi, kesinlikle apaçık bir sapkınlık içinde imişiz!"
8 - Ahmet Tekin: 'Vallahi biz, tamamen başımıza buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içindeymişiz.'
9 - Ahmet Varol: 'Allah'a andolsun, biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz.
10 - Ali Bulaç: "Andolsun Allah'a, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz,"
11 - Ali Fikri Yavuz: “-Vallahi, doğrusu biz, açık bir sapıklık içinde idik.
12 - Ali Ünal: “Allah’a yemin olsun, gerçekten biz besbelli bir sapıklık içindeydik.
13 - Bayraktar Bayraklı: (96-102) Cehennemde putlarıyla çekişerek şöyle derler: “Vallahi, biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi âlemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz. Şimdi ne şefaatçimiz ne de bir dostumuz vardır. Keşke geriye dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.”
14 - Bekir Sadak: (96-102) Orada putlariyla cekiserek: «Vallahi biz apacik bir sapiklikta idik; cunku biz sizi alemlerin Rabbine esit tutmustuk; bizi saptiranlar ancak suclulardir; simdi sefaatcimiz, yakin bir dostumuz yoktur; keski geriye bir donusumuz olsa da inananlardan olsak derler.
15 - Celal Yıldırım: Allah'a yemin ederiz ki, bizler gerçekten açık bir sapıklık içinde idik.
16 - Cemal Külünkoğlu: (96-97) Orada onlar taptıklarıyla çekişerek şöyle derler: “Allah'a Andolsun ki biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.
17 - Diyanet İşleri (eski): (96-102) Orada putlarıyla çekişerek: 'Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak' derler.
18 - Diyanet Vakfi: Vallahi, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.
19 - Edip Yüksel: 'ALLAH'a andolsun, biz gerçekten çok açık bir sapıklık içinde imişiz.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Tallahi biz doğrusu açık bir dalâl içinde imişiz
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Vallahi biz, doğrusu açık bir sapıklık içindeymişiz.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): «Vallahi biz, gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.»
23 - Gültekin Onan: "Andolsun Tanrı'ya, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz."
24 - Harun Yıldırım: “Andolsun Allah’a, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.”
25 - Hasan Basri Çantay: «Allaha andolsun, hakıykat biz apaçık bir sapıklık içinde idik».
26 - Hayrat Neşriyat: (96-97) Onlar orada (putlarıyla) çekişerek derler ki: 'Allah’a yemîn olsun ki, (biz)elbette apaçık bir dalâlet içinde imişiz.'
27 - İbni Kesir: Andolsun Allah'a ki; biz, apaçık sapıklıkta idik.
28 - İlyas Yorulmaz: “Allah'a yemin olsun ki biz açıkça bir sapkınlık içerisinde idik. ”
29 - Kadri Çelik: “Andolsun Allah'a, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz”
30 - Muhammed Esed: "Allah şahittir ki, biz apaçık bir sapıklık içindeydik,
31 - Mustafa İslamoğlu: "Hayret vallahi! Her ne kadar, apaçık bir sapıklığın ortasına düşen biz isek de,
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (96-97) Ve onlar orada birbirleriyle husumette bulunarak diyecekler ki: «Allah'a kasem olsun, biz apaçık bir sapıklık içinde imişiz.»
33 - Ömer Öngüt: “Vallahi biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz. ”
34 - Şaban Piriş: -Vallahi biz, açıkça sapıklıktaydık.
35 - Sadık Türkmen: “Allah’a yemin olsun biz apaçık bir sapıklık içinde imişiz.
36 - Seyyid Kutub: Vallahi bizler apaçık bir sapıklığa saplanmıştık.
37 - Suat Yıldırım: (96-102) Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler "Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz!" "Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu." "Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz!" "Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık!"
38 - Süleyman Ateş: "Vallahi biz apaçık bir sapıklık içinde imişiz!"
39 - Tefhim-ul Kuran: «Andolsun Allah'a, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz,»
40 - Ümit Şimşek: 'Allah'a yemin olsun, apaçık bir sapıklık içindeymişiz.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: "Vallahi, biz açık bir sapıklığın ta içindeymişiz."

 

quran-menu
ŞUARÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88 ,89 ,90 ,91 ,92 ,93 ,94 ,95 ,96 ,97 ,98 ,99 ,100 ,101 ,102 ,103 ,104 ,105 ,106 ,107 ,108 ,109 ,110 ,111 ,112 ,113 ,114 ,115 ,116 ,117 ,118 ,119 ,120 ,121 ,122 ,123 ,124 ,125 ,126 ,127 ,128 ,129 ,130 ,131 ,132 ,133 ,134 ,135 ,136 ,137 ,138 ,139 ,140 ,141 ,142 ,143 ,144 ,145 ,146 ,147 ,148 ,149 ,150 ,151 ,152 ,153 ,154 ,155 ,156 ,157 ,158 ,159 ,160 ,161 ,162 ,163 ,164 ,165 ,166 ,167 ,168 ,169 ,170 ,171 ,172 ,173 ,174 ,175 ,176 ,177 ,178 ,179 ,180 ,181 ,182 ,183 ,184 ,185 ,186 ,187 ,188 ,189 ,190 ,191 ,192 ,193 ,194 ,195 ,196 ,197 ,198 ,199 ,200 ,201 ,202 ,203 ,204 ,205 ,206 ,207 ,208 ,209 ,210 ,211 ,212 ,213 ,214 ,215 ,216 ,217 ,218 ,219 ,220 ,221 ,222 ,223 ,224 ,225 ,226 ,227
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala