ŞUARÂ-209 için 41 adet meâl bulundu. Bekir Sadak (26/ŞUARÂ-209: (208-20) 9 Hicbir kasaba halkini kendilerine ogut veren uyaricilar gelmeden yok etmedik. Biz zalim degiliz.*) / Celal Yıldırım (26/ŞUARÂ-209: Öğüt ve hatırlatmada bulunulmuştur ; ve biz onlara zulmediciler olmadık.)
ŞUARÂ Suresi 209. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 26/ŞUARÂ-209
ŞUARÂ-209 için 41 adet meâl bulundu. Bekir Sadak (26/ŞUARÂ-209: (208-20) 9 Hicbir kasaba halkini kendilerine ogut veren uyaricilar gelmeden yok etmedik. Biz zalim degiliz.*) / Celal Yıldırım (26/ŞUARÂ-209: Öğüt ve hatırlatmada bulunulmuştur ; ve biz onlara zulmediciler olmadık.)
ذِكْرَى وَمَا كُنَّا ظَالِمِينَ ﴿٢٠٩﴾
Zikrâ, ve mâ kunnâ zâlimîn(zâlimîne).
| 1. | zikrâ | : hatırla, zikret |
| 2. | ve mâ kunnâ | : ve biz olmadık |
| 3. | zâlimîne | : zalimler, zulmedenler |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Hatırla ki Biz, zalimler (zulmedenler) olmadık.
2 - Diyanet İşleri: Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.
3 - Abdul Metin Saruhan: Azim bir tembih yapılmıştır. Biz zalim değiliz.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Öğüt vermesinler ve biz zulmetmeyiz hiç.
5 - Abdullah Parlıyan: Ve hatırlatıcı mesajlar göndermeden, çünkü biz, hiç kimseye asla haksızlık etmeyiz.
6 - Adem Uğur: (Onlar) ihtar edilmiştir ve biz zulmetmiş değilizdir.
7 - Ahmed Hulusi: (Önce) hatırlatma olur! Biz haksızlık etmeyiz!
8 - Ahmet Tekin: İkazda bulunmadan, öğüt vermeden de helâk etmedik. Biz zâlim değiliz.
9 - Ahmet Varol: Hatırlatma yapılmıştır. Biz zalimler değiliz.
10 - Ali Bulaç: (Onlara) Hatırlatma (yapılmıştır); biz zulmedici değiliz.
11 - Ali Fikri Yavuz: (Onlara) öğüd verilmiştir. Biz (onları helâk etmekle) zulmetmiş değilizdir.
12 - Ali Ünal: Onlara sürekli öğüt verilmiş, hatırlatmalarda bulunulmuştur. Biz, kimseye haksızlık yapmadık, (yapmayız da).
13 - Bayraktar Bayraklı: Bu, bir uyarıdır. Biz, asla hiçbir kimseye haksızlık yapmayız.
14 - Bekir Sadak: (208-20) 9 Hicbir kasaba halkini kendilerine ogut veren uyaricilar gelmeden yok etmedik. Biz zalim degiliz.*
15 - Celal Yıldırım: Öğüt ve hatırlatmada bulunulmuştur ; ve biz onlara zulmediciler olmadık.
16 - Cemal Külünkoğlu: (208-209) Biz, hiçbir memleketi uyarıcılar göndermedikçe helâk etmedik. Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.
17 - Diyanet İşleri (eski): (208-209) Hiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.
18 - Diyanet Vakfi: (208-209) Biz hiçbir memleketi, öğüt vermek üzere (gönderdiğimiz) uyarıcıları (peygamberleri) olmadan yok etmemişizdir. Biz zalim değiliz.
19 - Edip Yüksel: Bu bir uyarı ve mesajdır; çünkü biz haksızlık etmeyiz.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: İhtar edilmiştir ve biz zulmetmiş değilizdir
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): (Onlara) ihtar edilmiştir ve Biz haksızlık etmiş değilizdir.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): (Onlar) ihtar edilmiştir ve biz zulmetmiş değiliz.
23 - Gültekin Onan: (Onlara) Hatırlatma (yapılmıştır); biz zulmedici değiliz.
24 - Harun Yıldırım: (Onlar)ihtar edilmiştir ve biz zülmetmiş değilizdir.
25 - Hasan Basri Çantay: (208-209) Biz hiçbir memleketi, ona (halkına) öğüd vermek üzere inzâr edici (peygamber) ler (göndermiş) olmadıkça helak etmedik. Biz zulmedenler değiliz.
26 - Hayrat Neşriyat: (208-209) Hâlbuki (biz) hiçbir memleketi, (halkına) nasîhat vermek üzere kendisine(gönderilen) korkutucuları (peygamberleri) olmadan helâk etmedik. Ve (aslâ) zâlimler olmadık.
27 - İbni Kesir: Öğüt olarak. Ve Biz, zalimler olmadık
28 - İlyas Yorulmaz: O (kitap) öğüttür. Biz zulmedici değiliz.
29 - Kadri Çelik: (Onlara bir) Hatırlatma (idi); biz zulmedenler değiliz.
30 - Muhammed Esed: ve hatırlatıcı mesajlar göndermeden; çünkü Biz (hiç kimseye) asla zulmetmeyiz.
31 - Mustafa İslamoğlu: hatırlatmışızdır; zira Biz, asla zulmeden biri değiliz.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Azîm bir tenbih yapılmıştır ve Biz zulmedenler olmadık.
33 - Ömer Öngüt: Öğüt vermek üzere. Biz zâlim değiliz.
34 - Şaban Piriş: (208-209) Uyarıcılar göndermediğimiz hiçbir ülkeyi helak etmedik. Hiçbir zaman zulmedici olmadık.
35 - Sadık Türkmen: O (kur’an) bir uyarı[cı]dır ve Biz zulmetmiş değiliz.
36 - Seyyid Kutub: Amaç başlarına gelecekleri kendilerine önceden haber vermektir. Biz zalim değiliz.
37 - Suat Yıldırım: Öğüt verilip hatırlatma yapılmıştır. Biz hiçbir zaman zalim olmadık.
38 - Süleyman Ateş: (Uyarıcılar) uyarırlardı. Biz zulmediciler değildik.
39 - Tefhim-ul Kuran: (Onlara) hatırlatma (yapılmıştır); biz zulmedenler değiliz.
40 - Ümit Şimşek: Onlara öğüt verilmiş, hatırlatma yapılmıştır. Yoksa Biz haksızlık edici değiliz.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Uyarı/hatırlatma olacak! Biz zalimler değiliz.
ŞUARÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118 ,
119 ,
120 ,
121 ,
122 ,
123 ,
124 ,
125 ,
126 ,
127 ,
128 ,
129 ,
130 ,
131 ,
132 ,
133 ,
134 ,
135 ,
136 ,
137 ,
138 ,
139 ,
140 ,
141 ,
142 ,
143 ,
144 ,
145 ,
146 ,
147 ,
148 ,
149 ,
150 ,
151 ,
152 ,
153 ,
154 ,
155 ,
156 ,
157 ,
158 ,
159 ,
160 ,
161 ,
162 ,
163 ,
164 ,
165 ,
166 ,
167 ,
168 ,
169 ,
170 ,
171 ,
172 ,
173 ,
174 ,
175 ,
176 ,
177 ,
178 ,
179 ,
180 ,
181 ,
182 ,
183 ,
184 ,
185 ,
186 ,
187 ,
188 ,
189 ,
190 ,
191 ,
192 ,
193 ,
194 ,
195 ,
196 ,
197 ,
198 ,
199 ,
200 ,
201 ,
202 ,
203 ,
204 ,
205 ,
206 ,
207 ,
208 ,
209 ,
210 ,
211 ,
212 ,
213 ,
214 ,
215 ,
216 ,
217 ,
218 ,
219 ,
220 ,
221 ,
222 ,
223 ,
224 ,
225 ,
226 ,
227