ŞUARÂ Suresi 57. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 26/ŞUARÂ-57

ŞUARÂ Suresi 57. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 26/ŞUARÂ-57

ŞUARÂ-57 için 41 adet meâl bulundu. Seyyid Kutub (26/ŞUARÂ-57: Böylece biz, Firavun ve soydaşlarını bahçelerden ve pınar başlarından çıkardık.) / Gültekin Onan (26/ŞUARÂ-57: Böylelikle biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık;)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
ŞUARÂ Suresi 57. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 26/ŞUARÂ-57
ŞUARÂ-57 için 41 adet meâl bulundu. Seyyid Kutub (26/ŞUARÂ-57: Böylece biz, Firavun ve soydaşlarını bahçelerden ve pınar başlarından çıkardık.) / Gültekin Onan (26/ŞUARÂ-57: Böylelikle biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık;)
فَأَخْرَجْنَاهُم مِّن جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ ﴿٥٧﴾

Fe ahracnâhum min cennâtin ve uyûn(uyûnin).

1.fe: artık, böylece
2.ahracnâ-hum: biz onları çıkardık
3.min cennâtin: bahçelerden
4.ve uyûnin: ve pınarlar


1 - İmam İskender Ali Mihr: Böylece Biz, onları (firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan çıkardık.
2 - Diyanet İşleri: (57-58) Biz de Firavun’un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık.
3 - Abdul Metin Saruhan: Cenabı Hak da buyurdu ki, Artık biz onları bostanlardan ırmaklardan çıkardık.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Derken onları bahçelerden, kaynaklardan sürüp çıkardık.
5 - Abdullah Parlıyan: Biz de Firavun ve yandaşlarını o güzelim bahçelerinden ve pınar başlarından,
6 - Adem Uğur: Ama (sonunda) biz onları (Firavun ve kavmini), bahçelerden, pınarlardan, çıkardık.
7 - Ahmed Hulusi: Bu yüzden onları bağ-bahçelerden ve pınarlardan çıkardık.
8 - Ahmet Tekin: Sonra biz onları bahçelerden, akarsu kıyılarından ve pınar başlarından çıkardık.
9 - Ahmet Varol: Böylece onları bahçelerden ve pınarlardan çıkardık,
10 - Ali Bulaç: Böylelikle biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık;
11 - Ali Fikri Yavuz: Böylece Firavun’u ve kavmini çıkardık bostanlardan, pınarlardan;
12 - Ali Ünal: Böylece Biz onları, o çok güzel bağlardan, bahçelerden ve akıp duran su kaynaklarından çıkardık;
13 - Bayraktar Bayraklı: (57-60) Bunun üzerine Firavun'un adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece onlara İsrâiloğulları'nı mirasçı kıldık. Ancak Firavun'un adamları, güneş doğarken İsrâiloğulları'nın ardına düştüler.
14 - Bekir Sadak: (57-59) Ama biz Firavun ve adamlarini bahcelerden, pinar baslarindan, hazinelerden ve serefli makamlardan cikardik. Boylece oralara Israilogullarini mirasci kildik.
15 - Celal Yıldırım: (57-58) Bununla beraber biz Fir'avn ve askerlerini bahçelerinden, pınarlarından, hazine ve yüce-şerefli makamlardan çıkardık.
16 - Cemal Külünkoğlu: (57-59) Biz de onları (Firavun ve kavmini Mısır'daki) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık. Ve hazinelerden ve güzelim yerlerden ettik. İşte böylece, İsrailoğullarını onlara mirasçı kıldık.
17 - Diyanet İşleri (eski): (57-59) Ama biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
18 - Diyanet Vakfi: (57-58) Ama (sonunda) biz onları (Firavun ve kavmini), bahçelerden, pınarlardan, hazinelerden ve değerli bir yerden çıkardık.
19 - Edip Yüksel: Sonunda, onları çıkardık: Bahçelerden, çeşmelerden,
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Bu suretle bunları bostanlardan, pınarlardan
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Böylece Biz onları bahçelerden, pınarlardan,
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Ama (sonunda) biz, onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden, pınarlardan,
23 - Gültekin Onan: Böylelikle biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık;
24 - Harun Yıldırım: Ama biz onları, bahçelerden, pınarlardan, çıkardık.
25 - Hasan Basri Çantay: (57-58) Bu suretle onları bostanlardan, akar sulardan, hazînelerden ve şerefli makam (lar) dan çıkardık.
26 - Hayrat Neşriyat: (57-58) Böylelikle (İsrâiloğullarının peşine düşürerek) onları bahçelerden, pınarlardan, hazînelerden ve güzel yerlerden çıkardık.
27 - İbni Kesir: Fakat Biz, onları bahçelerden ve pınar başlarından çıkardık.
28 - İlyas Yorulmaz: “Ve onları bahçelerden ve pınar başlarından çıkarmıştık. ”
29 - Kadri Çelik: Böylelikle biz onları bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık.
30 - Muhammed Esed: bunun içindir ki onları bağlar(ın)dan bahçeler(in)den, pınar başlarından çıkarıp attık,
31 - Mustafa İslamoğlu: İşte bu tür bir (gurura kapıldıkları) için onları has bahçelerinden ve pınar başlarından çekip çıkardık;
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Cenâb-ı Hak da buyuruyor ki: «Artık biz onları bostanlardan, ırmaklardan çıkardık.»
33 - Ömer Öngüt: Böylece biz onları bahçelerden ve pınar başlarından çıkardık.
34 - Şaban Piriş: Biz de onları, bahçelerden ve pınarlardan çıkardık.
35 - Sadık Türkmen: Böylece onları çıkardık; bahçelerden, çeşmelerden,
36 - Seyyid Kutub: Böylece biz, Firavun ve soydaşlarını bahçelerden ve pınar başlarından çıkardık.
37 - Suat Yıldırım: (57-58) Ama neticede Biz onları bahçelerinden ve pınarlarından, hazinelerinden, servetlerinden ve kendilerince çok değerli makam ve mevkilerinden çıkardık.
38 - Süleyman Ateş: Böylece biz onları çıkardık: bahçeler(in)den, çeşmeler(in)den.
39 - Tefhim-ul Kuran: Böylelikle biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık;
40 - Ümit Şimşek: İşte böyle çıkardık onları bahçelerinden, pınarlarından.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Bunun üzerine biz onları bahçelerinden, pınarlarından çıkardık.

 

quran-menu
ŞUARÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88 ,89 ,90 ,91 ,92 ,93 ,94 ,95 ,96 ,97 ,98 ,99 ,100 ,101 ,102 ,103 ,104 ,105 ,106 ,107 ,108 ,109 ,110 ,111 ,112 ,113 ,114 ,115 ,116 ,117 ,118 ,119 ,120 ,121 ,122 ,123 ,124 ,125 ,126 ,127 ,128 ,129 ,130 ,131 ,132 ,133 ,134 ,135 ,136 ,137 ,138 ,139 ,140 ,141 ,142 ,143 ,144 ,145 ,146 ,147 ,148 ,149 ,150 ,151 ,152 ,153 ,154 ,155 ,156 ,157 ,158 ,159 ,160 ,161 ,162 ,163 ,164 ,165 ,166 ,167 ,168 ,169 ,170 ,171 ,172 ,173 ,174 ,175 ,176 ,177 ,178 ,179 ,180 ,181 ,182 ,183 ,184 ,185 ,186 ,187 ,188 ,189 ,190 ,191 ,192 ,193 ,194 ,195 ,196 ,197 ,198 ,199 ,200 ,201 ,202 ,203 ,204 ,205 ,206 ,207 ,208 ,209 ,210 ,211 ,212 ,213 ,214 ,215 ,216 ,217 ,218 ,219 ,220 ,221 ,222 ,223 ,224 ,225 ,226 ,227
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala