ŞUARÂ-6 için 41 adet meâl bulundu. Ahmet Varol (26/ŞUARÂ-6: Onlar yalanladılar; (ancak) alaya aldıkları şeyin haberleri kendilerine gelecektir.) / Ali Bulaç (26/ŞUARÂ-6: Gerçekten yalanladılar; fakat, alay konusu yaptıkları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir.)
ŞUARÂ-6, ŞUARÂ Suresi 6. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
ŞUARÂ-6 için 41 adet meâl bulundu. Ahmet Varol (26/ŞUARÂ-6: Onlar yalanladılar; (ancak) alaya aldıkları şeyin haberleri kendilerine gelecektir.) / Ali Bulaç (26/ŞUARÂ-6: Gerçekten yalanladılar; fakat, alay konusu yaptıkları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir.)
فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنبَاء مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُون ﴿٦﴾
Fe kad kezzebû fe se ye’tîhim enbâu mâ kânû bihî yestehziûn(yestehziûne).
| 1. | fe | : böylece |
| 2. | kad | : olmuştu |
| 3. | kezzebû | : yalanladılar |
| 4. | fe | : böylece, bundan sonra, fakat |
| 5. | se ye'tî-him | : onlara gelecek |
| 6. | enbâu (nebe) | : haberler (haber) |
| 7. | mâ | : şey |
| 8. | kânû | : oldular |
| 9. | bihî | : onunla |
| 10. | yestehziûne | : alay ederler |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Böylece onlar yalanladılar. Fakat alay etmiş oldukları şeyin haberleri onlara yakında gelecek.
2 - Diyanet İşleri: Onlar (Allah’ın âyetlerini) yalanladılar, fakat alay edegeldikleri şeylerin haberleri başlarına gelecek.
3 - Abdul Metin Saruhan: Üstelik (ona) yalandır derler. Fakat alay edip durdukları şeylerin haberleri yakında onlara gelecektir.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Gerçekten de yalanladılar, artık yakında alay ettikleri şeyin haberleri gelip çatacak onlara.
5 - Abdullah Parlıyan: Nitekim işte bu mesajı da yalanladılar, ama alay edip durdukları şeylerin haberleri, yakında gelip çatacak onlara.
6 - Adem Uğur: Üstelik (ona) "yalandır" derler; fakat alay edip durdukları şeylerin haberleri yakında onlara gelecektir.
7 - Ahmed Hulusi: Gerçekten yalanladılar! Alay edegeldikleri şeyin haberleri, kendilerine yakında gelecektir.
8 - Ahmet Tekin: Üstelik onu, Kur’ân’ı yalanladılar. Onlara alay edip durdukları şeyin gücünün, kendilerine getireceği sıkıntı ile ilgili haberler, yakında, dünyada da, âhirette de başlarına gelecek.
9 - Ahmet Varol: Onlar yalanladılar; (ancak) alaya aldıkları şeyin haberleri kendilerine gelecektir.
10 - Ali Bulaç: Gerçekten yalanladılar; fakat, alay konusu yaptıkları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir.
11 - Ali Fikri Yavuz: Onlar, ısrarla Peygamberi ve Kur’an’ı yalanladılar. Fakat o istihza ettikleri Kur’an’ın dehşetli (azab) haberi kendilerine yakında gelecektir. (Bedir savaşında veya kıyamette perişan olacaklardır).
12 - Ali Ünal: Hep böyle, inatla karşı çıkıp yalanladılar; ama alay edip durdukları şey gerçekte ne imiş, pek yakında öğreneceklerdir.
13 - Bayraktar Bayraklı: Nitekim Kur'ân'ı da yalanladılar. Ama alay edip durdukları şeyin haberleri yakında onlara gelecektir.
14 - Bekir Sadak: Evet, yalanladilar; alay edip durduklari seylerin haberleri kendilerine ulasacaktir.
15 - Celal Yıldırım: Cidden (onu) yalanladılar. Alaya aldıkları hususların haberi kendilerine gelecektir.
16 - Cemal Külünkoğlu: Onlar (Allah'tan gelen ayetleri) yalanladılar. Fakat alay konusu ettikleri şeyin (azap) haberleri ile yakında yüz yüze geleceklerdir.
17 - Diyanet İşleri (eski): Evet, yalanladılar; alay edip durdukları şeylerin haberleri kendilerine ulaşacaktır.
18 - Diyanet Vakfi: Üstelik (ona) «yalandır» derler; fakat alay edip durdukları şeylerin haberleri yakında onlara gelecektir.
19 - Edip Yüksel: Yalanladıkları için, eğlenceye aldıkları şeylerin haberleri kendilerine ulaşacaktır.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Evet tekzib etmekteler, fakat onlara o istihza ettikleri şeyin müdhiş haberleri gelecek
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Evet, yalanlamaktalar; fakat onlara alay edip durdukları şeyin dehşet veren haberleri gelecektir.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Üstelik (ona) «yalandır» dediler; fakat onlara alay edip durdukları şeyin haberleri yakında gelecektir.
23 - Gültekin Onan: Gerçekten yalanladılar; fakat, alay konusu yaptıkları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir.
24 - Harun Yıldırım: Üstelik (ona) "yalandır" derler; fakat alay edip durdukları şeylerin haberleri yakında onlara gelecektir.
25 - Hasan Basri Çantay: Şimdi (kat'î suretde) tekzîb etdiler. (Fakat) istihza edegeldikleri (hakıykatların mühim) haberleri yakında onlara gelecekdir.
26 - Hayrat Neşriyat: Üstelik (onu) gerçekten yalanladılar; fakat kendisiyle alay edip durdukları şeylerin haberleri kendilerine yakında gelecektir.
27 - İbni Kesir: Onlar, gerçekten yalanladılar. Ama alay edip durdukları şeylerin haberleri kendilerine yakında gelecektir.
28 - İlyas Yorulmaz: Onlar öğütlerle dolu zikri yalanladılar. Ancak ayetlerle alay edenlerin (başlarına gelen) haberleri onlara da gelecek
29 - Kadri Çelik: Sonuçta gerçekten de yalanladılar; fakat alay konusu edinmekte oldukları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir.
30 - Muhammed Esed: Nitekim, işte (bu mesajı da) yalanladılar. Ama alay edip durdukları şeyin tahakkuku yakında bütün açıklığıyla onların karşısına çıkarılacak!
31 - Mustafa İslamoğlu: Kaldı ki, işte onlar (bunu) da yalanladılar. Buna rağmen, alay edip durdukları haberler yine de karşılarına çıkarılacaktır.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Muhakkak ki, tekzîp ettiler. Artık kendisiyle istihzâda bulundukları şeyin haberleri kendilerine yakında gelecektir.
33 - Ömer Öngüt: Üstelik yalanladılar. Fakat alay edip durdukları şeylerin haberleri yakında kendilerine gelecektir.
34 - Şaban Piriş: Onlar, inkar ettiler; ama, alay ettikleri şeyin haberleri onlara gelecektir.
35 - Sadık Türkmen: Israrla yalanlıyorlar; yalanlıyor oldukları şeyin haberleri kendilerine, yakında gelecektir!
36 - Seyyid Kutub: Onlar yalanladılar. Fakat, alay konusu ettikleri gerçeklerin somut olayları ile yakında yüzyüze geleceklerdir.
37 - Suat Yıldırım: Nitekim işte bu mesajı da yalan saydılar, ama alay edip durdukları Kur’ân’ın bildirdiği olaylar, yakında başlarına gelince, alay etmenin ne demek olduğunu anlayacaklardır.
38 - Süleyman Ateş: Yalanladılar ama, alay edip durdukları şeyin haberleri, yakında kendilerine gelecektir.
39 - Tefhim-ul Kuran: Gerçekten yalanladılar; fakat, alay konusu edinmekte oldukları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir.
40 - Ümit Şimşek: İşte yine yalanladılar. Ancak alaya aldıkları şeyin haberi yakında onlara ulaşacaktır.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Yemin olsun, yalanladılar ama yakında gelecektir onlara alaya alıp durdukları şeyin haberleri.
ŞUARÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118 ,
119 ,
120 ,
121 ,
122 ,
123 ,
124 ,
125 ,
126 ,
127 ,
128 ,
129 ,
130 ,
131 ,
132 ,
133 ,
134 ,
135 ,
136 ,
137 ,
138 ,
139 ,
140 ,
141 ,
142 ,
143 ,
144 ,
145 ,
146 ,
147 ,
148 ,
149 ,
150 ,
151 ,
152 ,
153 ,
154 ,
155 ,
156 ,
157 ,
158 ,
159 ,
160 ,
161 ,
162 ,
163 ,
164 ,
165 ,
166 ,
167 ,
168 ,
169 ,
170 ,
171 ,
172 ,
173 ,
174 ,
175 ,
176 ,
177 ,
178 ,
179 ,
180 ,
181 ,
182 ,
183 ,
184 ,
185 ,
186 ,
187 ,
188 ,
189 ,
190 ,
191 ,
192 ,
193 ,
194 ,
195 ,
196 ,
197 ,
198 ,
199 ,
200 ,
201 ,
202 ,
203 ,
204 ,
205 ,
206 ,
207 ,
208 ,
209 ,
210 ,
211 ,
212 ,
213 ,
214 ,
215 ,
216 ,
217 ,
218 ,
219 ,
220 ,
221 ,
222 ,
223 ,
224 ,
225 ,
226 ,
227