ŞUARÂ-30 için 41 adet meâl bulundu. Yaşar Nuri Öztürk (26/ŞUARÂ-30: Mûsa dedi: "Ya sana gerçeği gösteren birşey getirmişsem!") / Abdullah Parlıyan (26/ŞUARÂ-30: Musa: “Size gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan birşey getirmiş olsamda mı?” dedi.)
ŞUARÂ Suresi 30. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 26/ŞUARÂ-30
ŞUARÂ-30 için 41 adet meâl bulundu. Yaşar Nuri Öztürk (26/ŞUARÂ-30: Mûsa dedi: "Ya sana gerçeği gösteren birşey getirmişsem!") / Abdullah Parlıyan (26/ŞUARÂ-30: Musa: “Size gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan birşey getirmiş olsamda mı?” dedi.)
قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُّبِينٍ ﴿٣٠﴾
Kâle e ve lev ci’tuke bi şey’in mubîn(mubînin).
| 1. | kâle | : dedi |
| 2. | e ve lev | : olsa da mı? |
| 3. | ci'tu-ke | : sana getirdim |
| 4. | bi şey'in | : bir şey |
| 5. | mubînin | : apaçık |
1 - İmam İskender Ali Mihr: (Musa A.S): “Sana apaçık bir şey getirsem de mi?” dedi.
2 - Diyanet İşleri: Mûsâ, “Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı?” dedi.
3 - Abdul Metin Saruhan: Musa; Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı? dedi.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Mûsâ, ya sana dedi, apaçık bir delil gösterirsem,
5 - Abdullah Parlıyan: Musa: “Size gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan birşey getirmiş olsamda mı?” dedi.
6 - Adem Uğur: Musa: Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı? dedi.
7 - Ahmed Hulusi: (Musa) dedi ki: "Apaçık bir şey ile (apaçık bir delil olarak) sana gelmişsem de mi?"
8 - Ahmet Tekin: Mûsâ:
'Sana hak peygamber olduğumu teyit eden apaçık bir mucize getirmiş olsam da mı?' dedi.
9 - Ahmet Varol: (Musa): 'Sana apaçık bir şey getirirsem de mi?' dedi.
10 - Ali Bulaç: (Musa) Dedi ki: "Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?"
11 - Ali Fikri Yavuz: Mûsa dedi ki: “- Sana, peygamberliğimi apaçık isbat edecek bir delil (mucize) getirdimse de mi, (beni zindana atacaksın)?”
12 - Ali Ünal: Musa, “Sana (söylediklerimin doğruluğunu ispat eden) apaçık bir delille gelmiş olsam da mı?” diye karşılık verdi.
13 - Bayraktar Bayraklı: Mûsâ, “Sana apaçık bir mucize getirirsem de mi?” dedi.
14 - Bekir Sadak: Musa: «Sana apacik bir sey getirmis isem de mi?» dedi.
15 - Celal Yıldırım: Musâ ona : «Sana açık-seçik bir belge (ve mu'cize) getirsem de mi ?» dedi.
16 - Cemal Külünkoğlu: (Musa:) “Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı?” dedi.
17 - Diyanet İşleri (eski): Musa: 'Sana apaçık bir şey getirmiş isem de mi?' dedi.
18 - Diyanet Vakfi: Musa: Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı? dedi.
19 - Edip Yüksel: Dedi ki, 'Size apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Ya, dedi: sana apaçık isbat edecek bir şey getirdimse de mi?
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): (Musa Firavun'a): «Sana apaçık bir şey (delil) getirdimse de mi?» dedi.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Musa sordu: «Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?»
23 - Gültekin Onan: (Musa) Dedi ki: "Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?"
24 - Harun Yıldırım: Dedi ki: Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?
25 - Hasan Basri Çantay: (Muusâ) dedi ki: «Sana apaçık bir şey getirdimse de mi (zindana atacaksın)»?
26 - Hayrat Neşriyat: (Mûsâ:) 'Sana (peygamberliğimi) apaçık bildiren bir şey (bir mu'cize) getirmişolsam da mı?' dedi.
27 - İbni Kesir: Sana apaçık bir şeyle gelmişsem de mi? dedi.
28 - İlyas Yorulmaz: Musa “Peki sana apaçık bir kanıt getirirsem demi (hapsedersin) ?” dedi.
29 - Kadri Çelik: (Musa) Dedi ki: “Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?”
30 - Muhammed Esed: (Musa:) "Size gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan bir şey getirmiş olsam da, öyle mi?" dedi.
31 - Mustafa İslamoğlu: (Musa) dedi ki: "Sana, (hakikati) bütün açıklığıyla ortaya koyan bir şeyle gelmiş olsam da mı?"
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Mûsa aleyhisselâm da dedi ki: «Ben sana apaçık bir şey getirmiş olunca da mı beni zindana atacaksın!»
33 - Ömer Öngüt: Musa: “Sana apaçık bir şey getirmiş isem de mi?” dedi.
34 - Şaban Piriş: -Sana, apaçık bir şey getirmiş olsam da mı? dedi.
35 - Sadık Türkmen: (Musa) dedi ki: “Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?!”
36 - Seyyid Kutub: Musa «Sana doğru söylediğimi kanıtlayan apaçık bir delil göstersem de mi? dedi.
37 - Suat Yıldırım: "Ya" dedi, "sana doğruluğumu ispatlayan âşikâr bir delil getirmiş olsam da mı?"
38 - Süleyman Ateş: (Mûsâ, peki): "Sana (doğruluğumu) kanıtlayan apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?" dedi.
39 - Tefhim-ul Kuran: (Musa) Dedi ki: «Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?»
40 - Ümit Şimşek: Musa 'Apaçık bir delil getirecek olsam da mı?' dedi.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Mûsa dedi: "Ya sana gerçeği gösteren birşey getirmişsem!"
ŞUARÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118 ,
119 ,
120 ,
121 ,
122 ,
123 ,
124 ,
125 ,
126 ,
127 ,
128 ,
129 ,
130 ,
131 ,
132 ,
133 ,
134 ,
135 ,
136 ,
137 ,
138 ,
139 ,
140 ,
141 ,
142 ,
143 ,
144 ,
145 ,
146 ,
147 ,
148 ,
149 ,
150 ,
151 ,
152 ,
153 ,
154 ,
155 ,
156 ,
157 ,
158 ,
159 ,
160 ,
161 ,
162 ,
163 ,
164 ,
165 ,
166 ,
167 ,
168 ,
169 ,
170 ,
171 ,
172 ,
173 ,
174 ,
175 ,
176 ,
177 ,
178 ,
179 ,
180 ,
181 ,
182 ,
183 ,
184 ,
185 ,
186 ,
187 ,
188 ,
189 ,
190 ,
191 ,
192 ,
193 ,
194 ,
195 ,
196 ,
197 ,
198 ,
199 ,
200 ,
201 ,
202 ,
203 ,
204 ,
205 ,
206 ,
207 ,
208 ,
209 ,
210 ,
211 ,
212 ,
213 ,
214 ,
215 ,
216 ,
217 ,
218 ,
219 ,
220 ,
221 ,
222 ,
223 ,
224 ,
225 ,
226 ,
227