SÂFFÂT-12 için 41 adet meâl bulundu. Diyanet Vakfi (37/SÂFFÂT-12: Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.) / Edip Yüksel (37/SÂFFÂT-12: Sen hayranlık duyarken onlar alay ediyorlar.)
SÂFFÂT Suresi 12. ayet meali, SÂFFÂT-12. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
SÂFFÂT-12 için 41 adet meâl bulundu. Diyanet Vakfi (37/SÂFFÂT-12: Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.) / Edip Yüksel (37/SÂFFÂT-12: Sen hayranlık duyarken onlar alay ediyorlar.)
بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ ﴿١٢﴾
Bel acibte ve yesharûn(yesharûne).
| 1. | bel | : aksine, evet |
| 2. | acibte | : sen şaşırdın, hayret ettin |
| 3. | ve yesharûne | : ve onlar alay ediyorlar |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Evet, sen hayret ettin ve onlar (ise) alay ediyorlar.
2 - Diyanet İşleri: Hayır, sen (onların hâline) şaştın, onlar ise alay ediyorlar.
3 - Abdul Metin Saruhan: Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Belki de şaştın sen ve alay eder onlar da.
5 - Abdullah Parlıyan: Belki de sen, bu muhteşem kudreti inkâr etmelerine şaşıp kaldın. Halbuki onlar seninle ve Kur'ân'la alay ediyorlar.
6 - Adem Uğur: Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.
7 - Ahmed Hulusi: Hayır, onların alaylı hâllerine şaşıp kaldın.
8 - Ahmet Tekin: Doğrusu sen, Allah’ın kudretine hayranlıkla; yeniden diriltilmeyi inkârlarına şaşkınlığı bir arada yaşıyorsun, onlar da alay ediyorlar.
9 - Ahmet Varol: Hayır, sen (bu yaratışa) hayret ettin; onlarsa alay ediyorlar.
10 - Ali Bulaç: Hayır, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkarına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.
11 - Ali Fikri Yavuz: Doğrusu (Ey Rasûlüm, Allah’ın kudretini ve öldükten sonra dirileceklerini inkâr etmelerine) sen şaştın. Onlar ise, seninle (ve taaccüb edişinle) alay ediyorlar.
12 - Ali Ünal: Sen (Allah’ın her icraatını) harika bulup hayran kalır, (onların inkârına) şaşarsın; onlar ise, (seninle ve Allah’ın âyetleriyle) alay ederler.
13 - Bayraktar Bayraklı: Sen hayran kaldın; onlarsa alay ediyorlar.
14 - Bekir Sadak: Evet; sen onlara sasiyorsun, onlar da seni alaya aliyorlar.
15 - Celal Yıldırım: Ne var ki sen onlara (onların
16 - Cemal Külünkoğlu: (12-13) Hayır, sen hayranlık ve şaşkınlık duyarken onlar (yalnızca) alay ederler. Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almazlar.
17 - Diyanet İşleri (eski): Evet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seni alaya alıyorlar.
18 - Diyanet Vakfi: Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.
19 - Edip Yüksel: Sen hayranlık duyarken onlar alay ediyorlar.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Fakat sen taaccüb ettin onlar eğleniyorlar
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Fakat sen hayrettesin, onlar ise alay ediyorlar.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Fakat sen onlara şaşıyorsun, ama onlar (seninle) eğleniyorlar.
23 - Gültekin Onan: Hayır, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkarına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.
24 - Harun Yıldırım: Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.
25 - Hasan Basri Çantay: Belki sen (Habîbim) teaccüb etdin. Onlar da (bu teaccübünden dolayı) eğlenirler,
26 - Hayrat Neşriyat: (Ey Habîbim!) Bil'akis (sen, onların bu kadar delillere rağmen inkâr etmelerine)hayret ettin, hâlbuki (onlar senin anlattıklarınla) alay ediyorlar.
27 - İbni Kesir: Hayır, sen; şaşırıp kaldın, onlarsa alay edip duruyorlar.
28 - İlyas Yorulmaz: (Soruya verdikleri cevaba) Sen şaşırdın, onlar ise (verdiğin yaratılışla ilgili haberlerle) alay ediyorlar.
29 - Kadri Çelik: Hayır, sen şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.
30 - Muhammed Esed: Hayır, sen hayranlık ve şaşkınlık duyarken onlar (yalnızca) alay ederler;
31 - Mustafa İslamoğlu: Ama hayır, sen hayranlık ve şaşkınlık duyarken, onlar işin şakasındalar;
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (12-14) Evet. Sen taaccüp ettin. Onlar ise istihzâda bulunurlar. Ve onlara nasihat verildiği zaman, düşünüp nasihat kabul etmezler. Ve bir mûcize gördükleri vakit de onunla istihzâ eder dururlar.
33 - Ömer Öngüt: Hayır! Sen onlara şaşıyorsun. Onlar ise alay ediyorlar.
34 - Şaban Piriş: Belki sen buna hayret ediyorsun, onlar da alay ediyorlar.
35 - Sadık Türkmen: Hayır sen hayranlıkla bakıyorsun, onlar ise alay ediyorlar!
36 - Seyyid Kutub: Ey Muhammed! Evet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seninle alay ediyorlar.
37 - Suat Yıldırım: Ne var ki sen onların haşri inkâr etmelerine şaşırıyorsun, onlar ise seninle alay ederler.
38 - Süleyman Ateş: Hayır sen (bu muhteşem kudrete) hayran kaldın; onlarsa (seninle) alay ediyorlar.
39 - Tefhim-ul Kuran: Hayır, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkarına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.
40 - Ümit Şimşek: Sen hayrete düştün; onlar ise eğleniyorlar.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Ama sen şaşırdın, onlarsa alay ediyorlar.
SÂFFÂT Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118 ,
119 ,
120 ,
121 ,
122 ,
123 ,
124 ,
125 ,
126 ,
127 ,
128 ,
129 ,
130 ,
131 ,
132 ,
133 ,
134 ,
135 ,
136 ,
137 ,
138 ,
139 ,
140 ,
141 ,
142 ,
143 ,
144 ,
145 ,
146 ,
147 ,
148 ,
149 ,
150 ,
151 ,
152 ,
153 ,
154 ,
155 ,
156 ,
157 ,
158 ,
159 ,
160 ,
161 ,
162 ,
163 ,
164 ,
165 ,
166 ,
167 ,
168 ,
169 ,
170 ,
171 ,
172 ,
173 ,
174 ,
175 ,
176 ,
177 ,
178 ,
179 ,
180 ,
181 ,
182