SÂFFÂT-18 için 41 adet meâl bulundu. Gültekin Onan (37/SÂFFÂT-18: De ki: "Evet, üstelik boyun bükmüş kimseler olarak (diriltileceksiniz).") / Hasan Basri Çantay (37/SÂFFÂT-18: Sen de ki: «Evet (diriltileceksiniz). Hem siz (hepiniz) hor ve hakıyr olarak». )
SÂFFÂT-18 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
SÂFFÂT-18 için 41 adet meâl bulundu. Gültekin Onan (37/SÂFFÂT-18: De ki: "Evet, üstelik boyun bükmüş kimseler olarak (diriltileceksiniz).") / Hasan Basri Çantay (37/SÂFFÂT-18: Sen de ki: «Evet (diriltileceksiniz). Hem siz (hepiniz) hor ve hakıyr olarak». )
قُلْ نَعَمْ وَأَنتُمْ دَاخِرُونَ ﴿١٨﴾
Kul neam ve entum dâhırûn(dâhırûne).
| 1. | kul | : de, söyle |
| 2. | neam | : evet |
| 3. | ve entum | : ve siz |
| 4. | dâhırûne | : zelil olanlar, hor ve hakir olanlar |
1 - İmam İskender Ali Mihr: "Evet ve siz (yeniden yaratıldığınız zaman) hor ve hakir olacaklarsınız." de.
2 - Diyanet İşleri: De ki: “Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).”
3 - Abdul Metin Saruhan: De ki; Evet, hem de hor ve hakir olarak (diriltileceksiniz).
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: De ki: Evet ve siz hor hakir bir halde dirileceksiniz.
5 - Abdullah Parlıyan: De ki: “Evet üstelik boyun bükmüş, aciz ve çaresiz bir vaziyette diriltileceksiniz.
6 - Adem Uğur: De ki: Evet, hem de hor ve hakir olarak (diriltileceksiniz).
7 - Ahmed Hulusi: De ki: "Evet! Siz de boyun bükmüş zavallılar olarak (bâ's olunacaksınız). "
8 - Ahmet Tekin: Onlara:
'Evet, sizler, hem de aşağılanarak, hakaret edilerek diriltileceksiniz.' de.
9 - Ahmet Varol: De ki: 'Evet hem de küçük düşürülmüş olarak.'
10 - Ali Bulaç: De ki: "Evet, üstelik boyun bükmüş kimseler olarak (diriltileceksiniz)."
11 - Ali Fikri Yavuz: (Ey Rasûlüm), de ki: “- Hem hepiniz zelîl ve hakîr olarak (diriltileceksiniz).”
12 - Ali Ünal: “Evet,” de, “hem de hor–hakir bir halde diriltileceksiniz.”
13 - Bayraktar Bayraklı: De ki: “Evet, siz hem de aşağılanarak diriltileceksiniz.”
14 - Bekir Sadak: De ki: «Evet hem de zelil ve hakir olarak.»
15 - Celal Yıldırım: De ki: Evet, hem de aşağılanıp rüsvay olduğunuz halde...
16 - Cemal Külünkoğlu: De ki: “Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).”
17 - Diyanet İşleri (eski): De ki: 'Evet hem de zelil ve hakir olarak.'
18 - Diyanet Vakfi: De ki: Evet, hem de hor ve hakir olarak (diriltileceksiniz).
19 - Edip Yüksel: De ki, 'Evet, hem de horlanarak.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: De ki: evet, hem siz çok hor, hakîr olarak
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Deki: «Evet! Hem de çok aşağılanmış olarak!»
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): De ki: «Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz).»
23 - Gültekin Onan: De ki: "Evet, üstelik boyun bükmüş kimseler olarak (diriltileceksiniz)."
24 - Harun Yıldırım: De ki: Evet, hem de hor ve hakir olarak.
25 - Hasan Basri Çantay: Sen de ki: «Evet (diriltileceksiniz). Hem siz (hepiniz) hor ve hakıyr olarak».
26 - Hayrat Neşriyat: (Ey Resûlüm!) De ki: 'Evet! Hem de siz zelîl kimseler olarak (diriltileceksiniz)!'
27 - İbni Kesir: De ki: Evet, hem de hor ve hakir olarak.
28 - İlyas Yorulmaz: Evet, siz aşağılanmış olarak.
29 - Kadri Çelik: De ki: “Evet, hem de siz hor ve hakirler olarak (diriltileceksiniz).”
30 - Muhammed Esed: De ki: "Elbette, hem de en perişan ve zavallı şekilde!"
31 - Mustafa İslamoğlu: "Evet" de, "Hem de rezil rüsva bir halde!"
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (18-21) De ki: «Evet. Ve sizler zeliller olarak haşrolunacaksınızdır.» Çünkü o bir sayhadan ibarettir, onlar o zaman hemen bakar dururlar. Ve derler ki: «Eyvah bizlere! İşte bu, ceza günü.» İşte bu, sizin o yalan sandığınız ayırmak günüdür.
33 - Ömer Öngüt: De ki: "Evet, hem de hor ve hakir olarak!"
34 - Şaban Piriş: De ki: -Evet, hem de hor ve hakir olarak!
35 - Sadık Türkmen: De ki: “Evet, hem de aşağılanmış, boyun bükmüş kimseler olarak!”
36 - Seyyid Kutub: De ki; «Evet, hem de hor ve hakir olarak dirileceksiniz.»
37 - Suat Yıldırım: De ki: "Evet, diriltilecek, hem de zelil ve perişan bir vaziyette diriltileceksiniz!"
38 - Süleyman Ateş: De ki: "Evet siz aşağılanarak (diriltileceksiniz)!"
39 - Tefhim-ul Kuran: De ki: «Evet, üstelik sizler boyun bükmüş kimseler olarak.»
40 - Ümit Şimşek: De ki: Evet. Hem de horlanmış şekilde diriltileceksiniz.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: De ki: "Evet! Ve, siz de! Aşağılanmış, ezilmiş olarak."
SÂFFÂT Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118 ,
119 ,
120 ,
121 ,
122 ,
123 ,
124 ,
125 ,
126 ,
127 ,
128 ,
129 ,
130 ,
131 ,
132 ,
133 ,
134 ,
135 ,
136 ,
137 ,
138 ,
139 ,
140 ,
141 ,
142 ,
143 ,
144 ,
145 ,
146 ,
147 ,
148 ,
149 ,
150 ,
151 ,
152 ,
153 ,
154 ,
155 ,
156 ,
157 ,
158 ,
159 ,
160 ,
161 ,
162 ,
163 ,
164 ,
165 ,
166 ,
167 ,
168 ,
169 ,
170 ,
171 ,
172 ,
173 ,
174 ,
175 ,
176 ,
177 ,
178 ,
179 ,
180 ,
181 ,
182