SÂFFÂT-148 için 41 adet meâl bulundu. Tefhim-ul Kuran (37/SÂFFÂT-148: Sonunda ona iman ettiler, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.) / Ümit Şimşek (37/SÂFFÂT-148: Onlar iman ettiler; Biz de onları belirli bir vakte kadar nimetlerimizden nasiplendirdik.)
SÂFFÂT-148, SÂFFÂT Suresi 148. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
SÂFFÂT-148 için 41 adet meâl bulundu. Tefhim-ul Kuran (37/SÂFFÂT-148: Sonunda ona iman ettiler, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.) / Ümit Şimşek (37/SÂFFÂT-148: Onlar iman ettiler; Biz de onları belirli bir vakte kadar nimetlerimizden nasiplendirdik.)
فَآمَنُوا فَمَتَّعْنَاهُمْ إِلَى حِينٍ ﴿١٤٨﴾
Fe âmenû fe metta’nâhum ilâ hîn(hînin).
| 1. | fe | : böylece, bunun üzerine |
| 2. | âmenû | : âmenû oldular, Allah'a ulaşmayı dilediler |
| 3. | fe | : böylece, bunun üzerine |
| 4. | metta'nâ-hum | : onları metalandırdık, faydalandırdık, yararlandırdık |
| 5. | ilâ hînin | : bir süre kadar |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Böylece âmenû oldular (Allah’a ulaşmayı dilediler). Bunun üzerine onları bir süre kadar metalandırdık (faydalandırdık).
2 - Diyanet İşleri: Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
3 - Abdul Metin Saruhan: Sonunda ona iman ettiler, bunun üzerine biz de onları bir süreye kadar yaşattık.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Derken inandılar da onları muayyen bir zamana dek yaşattık, geçindirdik.
5 - Abdullah Parlıyan: Onlar bu defa Yunus'a inandılar. Bunun üzerine biz de onları, belli bir süre geçindirdik.
6 - Adem Uğur: Sonunda ona iman ettiler, bunun üzerine biz de onları bir süreye kadar yaşattık.
7 - Ahmed Hulusi: (Onlar) iman ettiler de, biz onları bir süre mutlu yaşattık.
8 - Ahmet Tekin: O zaman, onlar iman ettiler. Biz de, bir vakte kadar, onları zevk-u safa içinde, refah içinde yaşattık.
9 - Ahmet Varol: Sonunda iman ettiler. Biz de onları belli bir süreye kadar (dünya nimetlerinden) yararlandırdık.
10 - Ali Bulaç: Sonunda ona iman ettiler, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.
11 - Ali Fikri Yavuz: Nihayet (Yunus peygamberin gaybubetinde azab gören kavmi) ona iman ettiler de onları ömürlerinin sonuna kadar geçindirdik.
12 - Ali Ünal: Onlar bu defa iman ettiler ve kendilerini (helâkten âzat edip,) belli bir süre daha yaşamalarına müsaade buyurduk.
13 - Bayraktar Bayraklı: Ona inandılar, bu sebeple biz de onları belli bir süreye kadar refah içinde yaşattık.
14 - Bekir Sadak: Sonunda ona inandilar, bunun uzerine Biz de onlari bir sureye kadar gecindirdik.
15 - Celal Yıldırım: Onlar da artık Ona imân ettiler. Bu sebeple biz de onları bir süreye kadar yararlandırıp geçindirdik.
16 - Cemal Külünkoğlu: Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
17 - Diyanet İşleri (eski): Sonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
18 - Diyanet Vakfi: Sonunda ona iman ettiler, bunun üzerine biz de onları bir süreye kadar yaşattık.
19 - Edip Yüksel: İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: O vakıt ona iyman ettiler de onları bir zamana kadar istifade ettirdik
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): O zaman iman ettiler de onları bir zamana kadar yararlandırdık.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): O zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık.
23 - Gültekin Onan: Sonunda ona inandılar, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.
24 - Harun Yıldırım: Sonunda ona iman ettiler, bunun üzerine biz de onları bir süreye kadar yaşattık.
25 - Hasan Basri Çantay: Nihayet ona îman etdiler de kendilerini bir zamana kadar geçindirdik.
26 - Hayrat Neşriyat: Sonunda îmân ettiler de onları bir zamâna kadar (dünya ni'metlerinden)faydalandırdık.
27 - İbni Kesir: Nihayet ona inandılar, Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
28 - İlyas Yorulmaz: Yunus'a inandılar. Bizde Yunus'u bir zamana kadar yaşattık.
29 - Kadri Çelik: Sonunda ona iman ettiler, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.
30 - Muhammed Esed: Onlar, (bu defa ona) inandılar; bunun üzerine Biz, verilen süre zarfında onlara mutlu bir hayat yaşattık.
31 - Mustafa İslamoğlu: Bu kez onlar iman ettiler; bu yüzden Biz de onlara bir müddet müreffeh bir hayat yaşattık.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (147-148) Ve O'nu yüz bin ve daha artar olana (böyle bir kavme peygamber) gönderdik. Nihâyet imân ettiler, artık onları bir müddete kadar geçindirdik (faidelendirdik).
33 - Ömer Öngüt: Nihayet ona inandılar, biz de onları bir süreye kadar yararlandırıp geçindirdik.
34 - Şaban Piriş: Ona iman ettiler, biz de onlara bir süreye kadar geçimlik verdik.
35 - Sadık Türkmen: Onlar iman ettiler. Biz de onları, bir vakte kadar nimetlendirdik.
36 - Seyyid Kutub: İnandılar, biz de onları belli bir süreye kadar geçindirdik.
37 - Suat Yıldırım: Yûnus onları tekrar hakka çağırınca, bu sefer iman ettiler. Biz de belirli bir süreye kadar onları hayattan istifade ettirdik.
38 - Süleyman Ateş: İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
39 - Tefhim-ul Kuran: Sonunda ona iman ettiler, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.
40 - Ümit Şimşek: Onlar iman ettiler; Biz de onları belirli bir vakte kadar nimetlerimizden nasiplendirdik.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Onlar inandılar. Biz de onları bir vakte kadar nimetlendirdik.
SÂFFÂT Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118 ,
119 ,
120 ,
121 ,
122 ,
123 ,
124 ,
125 ,
126 ,
127 ,
128 ,
129 ,
130 ,
131 ,
132 ,
133 ,
134 ,
135 ,
136 ,
137 ,
138 ,
139 ,
140 ,
141 ,
142 ,
143 ,
144 ,
145 ,
146 ,
147 ,
148 ,
149 ,
150 ,
151 ,
152 ,
153 ,
154 ,
155 ,
156 ,
157 ,
158 ,
159 ,
160 ,
161 ,
162 ,
163 ,
164 ,
165 ,
166 ,
167 ,
168 ,
169 ,
170 ,
171 ,
172 ,
173 ,
174 ,
175 ,
176 ,
177 ,
178 ,
179 ,
180 ,
181 ,
182