SÂFFÂT-170 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla

SÂFFÂT-170 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla

SÂFFÂT-170 için 41 adet meâl bulundu. Celal Yıldırım (37/SÂFFÂT-170: (Kitap indirilince) onu red ve inkâr ettiler. İleride (bu dönekliğin sonunun nereye varacağını) bileceklerdir.) / Diyanet İşleri (eski) (37/SÂFFÂT-170: Böyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
SÂFFÂT-170 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
SÂFFÂT-170 için 41 adet meâl bulundu. Celal Yıldırım (37/SÂFFÂT-170: (Kitap indirilince) onu red ve inkâr ettiler. İleride (bu dönekliğin sonunun nereye varacağını) bileceklerdir.) / Diyanet İşleri (eski) (37/SÂFFÂT-170: Böyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir.)
فَكَفَرُوا بِهِ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ﴿١٧٠﴾

Fe keferû bihî, fe sevfe ya’lemûn(ya’lemûne).

1.fe: o zaman, buna rağmen
2.keferû: inkâr ettiler
3.bi-hi: onu
4.fe: fakat
5.sevfe: yakında
6.ya'lemûne: bilecekler


1 - İmam İskender Ali Mihr: Buna rağmen O’nu (Zikri: Kur’ân-ı Kerim’i) inkâr ettiler. Fakat yakında bilecekler.
2 - Diyanet İşleri: Fakat (kitap gelince) onu inkâr ettiler. Yakında (sonlarının ne olacağını) bilecekler.
3 - Abdul Metin Saruhan: İşte şimdi onu inkar ettiler. Ama ileride bileceklerdir.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Derken kitap geldi de inanmadılar ona, yakında ne olacaklarını bilecekler.
5 - Abdullah Parlıyan: Fakat onlara kitap gelince, O'nu inkâr edip, gerçekleri örtbas etmiş oldular. Yakında bu hareketlerinin sonunun nasıl olacağını bileceklerdir.
6 - Adem Uğur: İşte şimdi onu inkâr ettiler. Ama ileride bileceklerdir!
7 - Ahmed Hulusi: Şimdiyse hakikat bilgisini inkâr ettiler. . . Yakında anlayacaklar!
8 - Ahmet Tekin: İşte şimdi onu inkâr ettiler, kâfir oldular. Yakında başlarına gelecekleri öğrenecekler.
9 - Ahmet Varol: Şimdi ise onu inkâr ettiler. Yakında bilecekler.
10 - Ali Bulaç: Fakat (kitap gelince) onu tanımayıp küfrettiler; yakında bileceklerdir.
11 - Ali Fikri Yavuz: Fakat şimdi onu, (Peygamber’i ve Kur’an’ı) inkâr ettiler. Artık ileride (başlarına gelecek azabı) bileceklerdir.
12 - Ali Ünal: Ama şimdi o Kitabı ret ve inkâr ediyorlar. Elbette bilecek onlar!
13 - Bayraktar Bayraklı: Buna rağmen Kur'ân'ı inkâr ettiler. Ama ileride bileceklerdir.
14 - Bekir Sadak: Boyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir.
15 - Celal Yıldırım: (Kitap indirilince) onu red ve inkâr ettiler. İleride (bu dönekliğin sonunun nereye varacağını) bileceklerdir.
16 - Cemal Külünkoğlu: Fakat (kitap gelince) onu inkâr ettiler. Yakında (sonlarının ne olacağını) bilecekler.
17 - Diyanet İşleri (eski): Böyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir.
18 - Diyanet Vakfi: İşte şimdi onu inkâr ettiler. Ama ileride bileceklerdir!
19 - Edip Yüksel: Böylece onu inkar ettiler; ileride bilecekler.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Fakat şimdi ona küfrettiler, artık ileride bilecekler
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Fakat şimdi O'nu inkar ettiler, artık ileride bilecekler.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Fakat şimdi onu inkâr ettiler. Ama ilerde bileceklerdir.
23 - Gültekin Onan: Fakat (kitap gelince) ona küfrettiler; yakında bileceklerdir.
24 - Harun Yıldırım: İşte şimdi onu inkâr ettiler. Ama ileride bileceklerdir!
25 - Hasan Basri Çantay: Şimdi ise ona (inanmayıb) kâfir oldular, ileride (küfürlerinin akıbetini) bileceklerdir ya.
26 - Hayrat Neşriyat: Buna rağmen (Kur’ân gelince) onu inkâr ettiler. Ama (inkârlarının âkıbetini)ileride bilecekler.
27 - İbni Kesir: Sonunda O'na küfrettiler, ama ilerde bileceklerdir.
28 - İlyas Yorulmaz: Hâlbuki Kur'an'ı ret edip inkar ettiler, sonra bunun karşılığını öğrenecekler.
29 - Kadri Çelik: Fakat (kitap gelince) onu tanımayıp inkâr ettiler; yakında (neyi inkâr ettiklerini) bileceklerdir.
30 - Muhammed Esed: Ama (işte bu ilahi kelam önlerine konulduğu halde,) onu kabul etmeye yanaşmıyorlar! Ama zamanla (reddettikleri şeyin ne olduğunu) öğreneceklerdir:
31 - Mustafa İslamoğlu: Fakat (vahiy gelince de) onu inkar ettiler; ama zamanı gelince (ne fena yaptıklarını) bilecekler.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (170-171) Fakat şimdi O'nu inkar ettiler. Artık ileride bileceklerdir. Celâlim hakkı için (peygamber) gönderilmiş kullarım için Bizim bir sözümüz geçmiştir.
33 - Ömer Öngüt: Böyle iken onu inkâr ettiler. Amma ileride bileceklerdir.
34 - Şaban Piriş: Şimdi ise O’nu inkar ettiler. Ama bilecek onlar.
35 - Sadık Türkmen: Fakat, onu inkâr ettiler. Yakında bilecekler!
36 - Seyyid Kutub: Ancak o uyarıyı inkâr ettiler, yakında inkârlarının sonucunu bileceklerdir.
37 - Suat Yıldırım: Ama şimdi onu red ve inkâr ettiler fakat yakında öğrenirler!
38 - Süleyman Ateş: Ama o uyarıyı inkâr ettiler, yakında (inkâr etmelerinin sonunun nasıl olacağını) bileceklerdir.
39 - Tefhim-ul Kuran: Fakat (kitap gelince) onu tanımayıp küfrettiler; yakında bileceklerdir.
40 - Ümit Şimşek: Oysa onlar o kitabı inkâr ettiler! Yakında görecekler.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Fakat ardından onu inkâr ettiler. Yakında bilecekler.

 

quran-menu
SÂFFÂT Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88 ,89 ,90 ,91 ,92 ,93 ,94 ,95 ,96 ,97 ,98 ,99 ,100 ,101 ,102 ,103 ,104 ,105 ,106 ,107 ,108 ,109 ,110 ,111 ,112 ,113 ,114 ,115 ,116 ,117 ,118 ,119 ,120 ,121 ,122 ,123 ,124 ,125 ,126 ,127 ,128 ,129 ,130 ,131 ,132 ,133 ,134 ,135 ,136 ,137 ,138 ,139 ,140 ,141 ,142 ,143 ,144 ,145 ,146 ,147 ,148 ,149 ,150 ,151 ,152 ,153 ,154 ,155 ,156 ,157 ,158 ,159 ,160 ,161 ,162 ,163 ,164 ,165 ,166 ,167 ,168 ,169 ,170 ,171 ,172 ,173 ,174 ,175 ,176 ,177 ,178 ,179 ,180 ,181 ,182
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala