SÂFFÂT-56 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (37/SÂFFÂT-56: Ona şöyle der: «Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin.») / Seyyid Kutub (37/SÂFFÂT-56: Ona der ki; «Yemin ederim ki, sen az daha beni helâk edecektin.)
SÂFFÂT-56, SÂFFÂT Suresi 56. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
SÂFFÂT-56 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (37/SÂFFÂT-56: Ona şöyle der: «Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin.») / Seyyid Kutub (37/SÂFFÂT-56: Ona der ki; «Yemin ederim ki, sen az daha beni helâk edecektin.)
قَالَ تَاللَّهِ إِنْ كِدتَّ لَتُرْدِينِ ﴿٥٦﴾
Kâle tallâhi in kidte le turdîn(turdîne).
| 1. | kâle | : dedi |
| 2. | tallâhi | : Allah'a yemin olsun |
| 3. | in kidte | : az daha oluyordu |
| 4. | le | : elbette, gerçekten |
| 5. | turdîne | : helâk edecektin |
1 - İmam İskender Ali Mihr: "Allah’a yemin olsun ki, sen az daha beni de gerçekten helâk edecektin?" dedi.
2 - Diyanet İşleri: Ona şöyle der: “Allah’a andolsun, neredeyse beni de helâk edecektin.”
3 - Abdul Metin Saruhan: Der ki; Vallahi sen az daha beni de helak edecektin.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Allah'a andolsun ki der, az kalmıştı, beni de helâk edecektin.
5 - Abdullah Parlıyan: Ve “Aman Allah'ım!” der. Ey eski arkadaşım! Neredeyse beni de mahvedecektin.
6 - Adem Uğur: "Yemin ederim ki, sen az daha beni de helâk edecektin.
7 - Ahmed Hulusi: Dedi ki: "Tallahi, az kalsın beni de bu çukura yuvarlayacaktın. "
8 - Ahmet Tekin: Arkadaşına: 'Allah’a yemin ederim ki, sen, az kalsın beni yakacaktın' der.
9 - Ahmet Varol: Der ki: 'Allah'a yemin olsun, sen az kalsın beni de helâke götürecektin.
10 - Ali Bulaç: Dedi ki: "Andolsun Allah'a, neredeyse beni de (şu bulunduğun yere) düşürecektin."
11 - Ali Fikri Yavuz: (Ona şöyle) der: “-Vallahi, doğrusu sen, az daha beni helâk edecektin.
12 - Ali Ünal: “Allah’a yemin olsun ki,” der, “neredeyse benim de helâkime sebep olacaktın;
13 - Bayraktar Bayraklı: Ona diyecek ki: “Allah'a andolsun ki, az kalsın beni de helâk edecektin.”
14 - Bekir Sadak: Ona der ki: «Allah'a and olsun ki, az kalsin beni de mahvedecektin.»
15 - Celal Yıldırım: «Allah'a yemin olsun ki, neredeyse beni de mahvedecektin,» der.
16 - Cemal Külünkoğlu: (56-57) Ona şöyle der: “Allah'a andolsun, neredeyse beni de helâk edecektin. Rabbimin lütfu olmasaydı şimdi ben de cehenneme götürülmüş olacaktım.”
17 - Diyanet İşleri (eski): Ona der ki: 'Allah'a and olsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin.'
18 - Diyanet Vakfi: (56-57) «Yemin ederim ki, sen az daha beni de helâk edecektin. Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (cehenneme) getirilenlerden olurdum» dedi.
19 - Edip Yüksel: 'ALLAH'a andolsun, az kalsın sen beni de mahfedecektin,' der.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Tallahi, der: doğrusu sen az daha beni helâk edecektin
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Vallahi doğrusu sen az daha beni helak edecektin! der.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Ona şöyle der: «Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin.»
23 - Gültekin Onan: Dedi ki: "Andolsun Tanrı'ya, neredeyse beni de (şu bulunduğun yere) düşürecektin."
24 - Harun Yıldırım: "Yemin ederim ki, sen az daha beni de helâk edecektin.
25 - Hasan Basri Çantay: (Ve ona) dedi ki: «Allaha yemîn ederim, sen az kaldı beni de muhakkak helak edecekdin».
26 - Hayrat Neşriyat: Dedi ki: 'Allah’a yemîn olsun ki, (sen) nerede ise gerçekten beni (de) helâk edecektin!'
27 - İbni Kesir: Dedi ki: Allah'a andolsun ki; az kaldı beni de mahvedecektin.
28 - İlyas Yorulmaz: “Allah'a yemin olsun ki, neredeyse beni de (cehenneme) yuvarlayacaktın. ”
29 - Kadri Çelik: Der ki: “Andolsun Allah'a, şüphesiz sen az daha beni helâk edecektin.”
30 - Muhammed Esed: ve "Aman Allahım!" der, "(Ey eski arkadaşım), neredeyse (beni de) mahvedecektin!
31 - Mustafa İslamoğlu: "Aman Allah'ım!" der, "Az kalsın beni mahvedecektin!
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Der ki: «Vallahi sen az kaldı elbette beni helâk edecek idin.»
33 - Ömer Öngüt: Dedi ki: "Yemin ederim ki sen az daha beni de helâk edecektin!"
34 - Şaban Piriş: -Allah’a yemin ederim ki, sen, neredeyse beni de mahvedecektin! der.
35 - Sadık Türkmen: Dedi ki: “Allah’a yemin olsun ki, az kalsın sen beni de mahvedecektin!..
36 - Seyyid Kutub: Ona der ki; «Yemin ederim ki, sen az daha beni helâk edecektin.
37 - Suat Yıldırım: (54-57) "Şimdi ister misiniz onu size göstereyim?" Onlar da arzu edince, derhal bir tarama yapıp onu cehennemin tam ortasında bulur. "Vallahi, nerdeyse beni de düştüğün o helâke sürükleyecektin! Rabbimin hidâyet nimeti yetişmeseydi, eli kolu kelepçeli getirilip o azaba atılanlardan olacaktım!"
38 - Süleyman Ateş: "Tallâhi, dedi, sen az daha beni de alçaltacaktın."
39 - Tefhim-ul Kuran: Dedi ki: «Andolsun Allah'a, neredeyse beni de ( şu bulunduğun yere) düşürecektin.»
40 - Ümit Şimşek: Der ki: 'Allah'a yemin olsun, neredeyse beni de helâk edecektin.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Dedi: "Vallahi, az kalsın sen beni de buralara düşürecektin."
SÂFFÂT Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118 ,
119 ,
120 ,
121 ,
122 ,
123 ,
124 ,
125 ,
126 ,
127 ,
128 ,
129 ,
130 ,
131 ,
132 ,
133 ,
134 ,
135 ,
136 ,
137 ,
138 ,
139 ,
140 ,
141 ,
142 ,
143 ,
144 ,
145 ,
146 ,
147 ,
148 ,
149 ,
150 ,
151 ,
152 ,
153 ,
154 ,
155 ,
156 ,
157 ,
158 ,
159 ,
160 ,
161 ,
162 ,
163 ,
164 ,
165 ,
166 ,
167 ,
168 ,
169 ,
170 ,
171 ,
172 ,
173 ,
174 ,
175 ,
176 ,
177 ,
178 ,
179 ,
180 ,
181 ,
182