SÂFFÂT-21 için 41 adet meâl bulundu. İbni Kesir (37/SÂFFÂT-21: Bu, ayırdetme günüdür ki siz, onu yalanlamıştınız.) / Muhammed Esed (37/SÂFFÂT-21: (Ve onlara şöyle denilecek:) "Bu, yalanlamış olduğunuz (gündür, şaşmaz hakikat ile sahte ve yalan arasında) ayrım günüdür!")
SÂFFÂT-21 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
SÂFFÂT-21 için 41 adet meâl bulundu. İbni Kesir (37/SÂFFÂT-21: Bu, ayırdetme günüdür ki siz, onu yalanlamıştınız.) / Muhammed Esed (37/SÂFFÂT-21: (Ve onlara şöyle denilecek:) "Bu, yalanlamış olduğunuz (gündür, şaşmaz hakikat ile sahte ve yalan arasında) ayrım günüdür!")
هَذَا يَوْمُ الْفَصْلِ الَّذِي كُنتُمْ بِهِ تُكَذِّبُونَ ﴿٢١﴾
Hâzâ yevmul faslillezî kuntum bihî tukezzibûn(tukezzibûne).
| 1. | hâzâ | : bu |
| 2. | yevmu | : gün |
| 3. | el fasli | : fasıl, ayırma hüküm verme |
| 4. | ellezî | : ki o |
| 5. | kuntum | : siz oldunuz |
| 6. | bi-hi | : onu |
| 7. | tukezzibûne | : tekzip ediyorsunuz, yalanlıyorsunuz |
1 - İmam İskender Ali Mihr: (İşte) bu tekzip etmiş (yalanlamış) olduğunuz fasıl (haklıyı haksızdan ayırma, hüküm verme) günüdür.
2 - Diyanet İşleri: Onlara, “İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür” denilir.
3 - Abdul Metin Saruhan: İşte bu, yalanlamış olduğumuz hüküm günüdür.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: İşte bugün, sizin yalanlayıp durduğunuz ayırt ediş günü.
5 - Abdullah Parlıyan: Ve onlara şöyle denilecek: “İşte bugün sizin yalanlayıp durduğunuz, ayırt etme günüdür.”
6 - Adem Uğur: İşte bu; yalanlamış olduğunuz hüküm günüdür.
7 - Ahmed Hulusi: "Bu, kendisini yalanladığınız ayırt etme sürecidir!"
8 - Ahmet Tekin: 'Bu gün, yalanlamaya devam ettiğiniz, mükâfata nâil olanla cezaya müstehak olanların muhakeme ile hesapların görülüp kesin hükümlerin verileceği gündür.'
9 - Ahmet Varol: 'İşte bu yalanlamakta olduğunuz ayırma (hüküm) günüdür.'
10 - Ali Bulaç: "Bu, sizin yalanladığınız (mü'mini kafirden, haklıyı haksızdan) ayırma günüdür."
11 - Ali Fikri Yavuz: Bu, işte o sizin yalan dediğiniz (müminle kâfiri) ayırd etme günüdür.
12 - Ali Ünal: “Evet öyle, dünyada iken yalanlayıp durduğunuz, (hak ile bâtılın, salihlerle günahkârların birbirlerinden) ayrılma ve aralarındaki nihaî hükmün verilme günüdür bu gün.”
13 - Bayraktar Bayraklı: “Bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm günüdür.”
14 - Bekir Sadak: Onlara: «Iste bu, yalanladiginiz hukum gunudur» denir. *
15 - Celal Yıldırım: Evet, bu yalanladığınız (haklıyı haksızdan, zâlimi mazlumdan, mü'mini kâfirden ve münafıktan) ayırd etme günüdür.
16 - Cemal Külünkoğlu: (Onlara:) “Bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyiyi kötüden) ayırma günüdür.”
17 - Diyanet İşleri (eski): Onlara: 'İşte bu, yalanladığınız hüküm günüdür' denir.
18 - Diyanet Vakfi: İşte bu, yalanlamış olduğunuz hüküm günüdür.
19 - Edip Yüksel: Bu, sizin yalanlamış olduğunuz karar günüdür.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Bu işte o sizin yalan dediğiniz fasıl günü
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): İşte bu, o sizin yalan dediğiniz ayırt etme günüdür.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): (Onlara): «İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür» denir.
23 - Gültekin Onan: "Bu, sizin yalanladığınız (mümini kafirden, haklıyı haksızdan) ayırma günüdür."
24 - Harun Yıldırım: İşte bu; yalanlamış olduğunuz hüküm günüdür.
25 - Hasan Basri Çantay: (Evet), bu, sizin tekzib eder olduğunuz ayırdetme günüdür.
26 - Hayrat Neşriyat: (Melekler onlara der ki:) '(Evet) bu, kendisini yalanlamakta olduğunuz ayırma günü (aranızda hüküm verme günü)dür!'
27 - İbni Kesir: Bu, ayırdetme günüdür ki siz, onu yalanlamıştınız.
28 - İlyas Yorulmaz: Bu gün yalanlamış olduğunuz, doğrularla yanlışların ayrılacağı gün.
29 - Kadri Çelik: “Bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (mümini kâfirden, haklıyı haksızdan) hüküm verip ayırma günüdür.”
30 - Muhammed Esed: (Ve onlara şöyle denilecek:) "Bu, yalanlamış olduğunuz (gündür, şaşmaz hakikat ile sahte ve yalan arasında) ayrım günüdür!"
31 - Mustafa İslamoğlu: İşte bu, yalanlayıp durduğunuz (iyi ile kötünün) arasını ayırma günüdür:
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (18-21) De ki: «Evet. Ve sizler zeliller olarak haşrolunacaksınızdır.» Çünkü o bir sayhadan ibarettir, onlar o zaman hemen bakar dururlar. Ve derler ki: «Eyvah bizlere! İşte bu, ceza günü.» İşte bu, sizin o yalan sandığınız ayırmak günüdür.
33 - Ömer Öngüt: Bu, işte sizin yalanladığınız ayırt etme günüdür.
34 - Şaban Piriş: İşte sizin yalanladığınız ayırt etme günü!
35 - Sadık Türkmen: Işte bu yalanlayıp durmuş olduğunuz ayırt edilme günüdür!
36 - Seyyid Kutub: Onlara «İşte bu yalanladığınız hüküm günüdür» denir.
37 - Suat Yıldırım: Melekler de: "Evet, evet bu, sizin yalan saydığınız hüküm günüdür!" derler.
38 - Süleyman Ateş: "Bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm günüdür!"
39 - Tefhim-ul Kuran: «Bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (mü'mini kâfirden, haklıyı haksızdan) ayırma günüdür.»
40 - Ümit Şimşek: İşte yalanladığınız hüküm günü!
41 - Yaşar Nuri Öztürk: O yalanlayıp durduğunuz ayrım günüdür bu.
SÂFFÂT Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118 ,
119 ,
120 ,
121 ,
122 ,
123 ,
124 ,
125 ,
126 ,
127 ,
128 ,
129 ,
130 ,
131 ,
132 ,
133 ,
134 ,
135 ,
136 ,
137 ,
138 ,
139 ,
140 ,
141 ,
142 ,
143 ,
144 ,
145 ,
146 ,
147 ,
148 ,
149 ,
150 ,
151 ,
152 ,
153 ,
154 ,
155 ,
156 ,
157 ,
158 ,
159 ,
160 ,
161 ,
162 ,
163 ,
164 ,
165 ,
166 ,
167 ,
168 ,
169 ,
170 ,
171 ,
172 ,
173 ,
174 ,
175 ,
176 ,
177 ,
178 ,
179 ,
180 ,
181 ,
182