SÂFFÂT-28 için 41 adet meâl bulundu. Tefhim-ul Kuran (37/SÂFFÂT-28: «Gerçekten sizler bize sağdan (sağduyudan ve haktan) yana gelip yanaşıyordunuz» derler.) / Ümit Şimşek (37/SÂFFÂT-28: 'Siz iyiliğimizi ister görünüyordunuz' derler.)
SÂFFÂT-28, SÂFFÂT Suresi 28. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
SÂFFÂT-28 için 41 adet meâl bulundu. Tefhim-ul Kuran (37/SÂFFÂT-28: «Gerçekten sizler bize sağdan (sağduyudan ve haktan) yana gelip yanaşıyordunuz» derler.) / Ümit Şimşek (37/SÂFFÂT-28: 'Siz iyiliğimizi ister görünüyordunuz' derler.)
قَالُوا إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ الْيَمِينِ ﴿٢٨﴾
Kâlû innekum kuntum te’tûnenâ anil yemîn(yemîni).
| 1. | kâlû | : dediler |
| 2. | inne-kum | : muhakkak siz, gerçekten siz |
| 3. | kuntum | : siz oldunuz |
| 4. | te'tûne-nâ | : bize geliyorsunuz |
| 5. | an el yemîni | : sağ taraftan |
1 - İmam İskender Ali Mihr: "Gerçekten siz bize, sağ taraftan (Allah taraftarıymış gibi) geliyordunuz." dediler (derler).
2 - Diyanet İşleri: Şöyle derler: “Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz.”
3 - Abdul Metin Saruhan: (Uyanlar, uydukları adamlara) Siz bize sağdan gelirdiniz (sureti haktan görünürdünüz) derler.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Gerçekten de derler, siz sağımızdan çıkagelir, iyilik ediyor görünürdünüz bize.
5 - Abdullah Parlıyan: Onlardan bir kısmı: “Bakın” diyecek. “Siz bize ayartma niyetiyle, sağdan yaklaşır, bizi şaşırtırdınız.”
6 - Adem Uğur: (Uyanlar, uydukları adamlara:) Siz bize sağdan gelirdiniz (sûreti haktan görünürdünüz) derler.
7 - Ahmed Hulusi: "Muhakkak ki siz bize sağdan (sanki hakikati bildirirmiş gibi) gelirdiniz?"
8 - Ahmet Tekin: Güç ve iktidar sahiplerine uyanlar:
'Siz sûreti haktan görünerek etkili usullerle bize yaklaşır, inkâra cür’et ettirir ve bizi hak yoldan uzaklaştırırdınız' diyorlar.
9 - Ahmet Varol: Derler ki: 'Doğrusu siz bize sağdan geliyordunuz.' [1]
10 - Ali Bulaç: "Gerçekten sizler bize sağdan (sağduyudan ve haktan) yana gelip yanaşıyordunuz." derler.
11 - Ali Fikri Yavuz: (Yardakçılar, öncülerine şöyle) diyecekler: “- Siz, bize sağdan (en sağlam taraftan) gelirdiniz.”
12 - Ali Ünal: (Dünyada iken tâbi olanlar, lider edindiklerine), “Siz” derler, “sanki iyiliğimizi istiyormuşçasına bize yaklaşır ve bâtılı hak göstererek, bizi ona çağırırdınız.”
13 - Bayraktar Bayraklı: Uyanlar, uyduklarına: “Siz, bize sağdan geliyordunuz” diyecekler.
14 - Bekir Sadak: Ileri gelenlerine: «Dogrusu siz bize sureti hakdan gorunurdunuz» derler.
15 - Celal Yıldırım: Siz bize sağ taraftan (dinî açıdan) geliyordunuz, derler.
16 - Cemal Külünkoğlu: (27-28) (Onlarda) birbirlerine dönüp sitem etmeye kalkışırlar. (Kötülükte kendilerine uyanlar, uydukları kimselere:) “Siz bize sağdan (en sağlam taraftan) gelirdiniz (bize haktan yana görünürdünüz).”
17 - Diyanet İşleri (eski): İleri gelenlerine: 'Doğrusu siz bize sureti hakdan görünürdünüz' derler.
18 - Diyanet Vakfi: (Uyanlar, uydukları adamlara:) Siz bize sağdan gelirdiniz (sûreti haktan görünürdünüz) derler.
19 - Edip Yüksel: 'Siz bize sağ yanımızdan yaklaşıyordunuz,' derler.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Siz diyorlardır: bize sağdan gelir dururdunuz
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Siz bize sağdan gelir alaka gösterip dururdunuz (aldatırdınız,) derler.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Onlar: «Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz» derler.
23 - Gültekin Onan: "Gerçekten sizler bize sağdan (sağduyudan ve haktan) yana gelip yanaşıyordunuz" derler.
24 - Harun Yıldırım: Siz bize sağdan gelirdiniz derler.
25 - Hasan Basri Çantay: «Hakıykat siz, derler, biz sağdan (suret-i hakdan) gelirdiniz».
26 - Hayrat Neşriyat: (Tâbi' olanlar, elebaşlarına:) 'Doğrusu siz, bize sağdan gelirdiniz (hayrımıza çalışır görünürdünüz)!' derler.
27 - İbni Kesir: Ve derler ki: Doğrusu siz, bize sağdan gelirdiniz.
28 - İlyas Yorulmaz: “Siz, bizi en güçlü tarafımızdan yakaladınız” derler.
29 - Kadri Çelik: “Doğrusu siz, bize sağdan (nasihat edercesine) gelirdiniz” derler.
30 - Muhammed Esed: (Onların) bir kısmı: "Bakın" diyecek, "Siz bize (ayartma niyetiyle) sağdan yaklaşırdınız!"
31 - Mustafa İslamoğlu: (Bir kısmı) şöyle diyecek: "Siz bize hep suret-i haktan görünerek yanaşırdınız."
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (Tâbi olanlar) Derler ki: «Şüphe yok, siz bize sağdan gelir olmuştunuz.»
33 - Ömer Öngüt: "Siz bize sağdan gelir, suret-i haktan görünürdünüz!" derler.
34 - Şaban Piriş: - Siz bize sağdan geliyordununuz, derler.
35 - Sadık Türkmen: Derler ki: “Gerçekten bize ‘iyilik yapıyoruz’ diye gelenler sizdiniz.”
36 - Seyyid Kutub: «Doğrusu siz bize sağdan gelirdiniz» derler.
37 - Suat Yıldırım: Tâbi olanlar önderlerine: "Siz, derler, bize (en çok önem verdiğimiz taraftan), sağ cihetten gelir, ısrarla size tâbi olmamızı isterdiniz?"
38 - Süleyman Ateş: (Uyanlar, uydukları adamlara) Dediler ki: "Siz bize sağdan gelir (güvendiğimiz yandan bize sokulup vesvese verir)diniz."
39 - Tefhim-ul Kuran: «Gerçekten sizler bize sağdan (sağduyudan ve haktan) yana gelip yanaşıyordunuz» derler.
40 - Ümit Şimşek: 'Siz iyiliğimizi ister görünüyordunuz' derler.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Dediler: "Siz bize sağ taraftan geliyordunuz."
SÂFFÂT Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118 ,
119 ,
120 ,
121 ,
122 ,
123 ,
124 ,
125 ,
126 ,
127 ,
128 ,
129 ,
130 ,
131 ,
132 ,
133 ,
134 ,
135 ,
136 ,
137 ,
138 ,
139 ,
140 ,
141 ,
142 ,
143 ,
144 ,
145 ,
146 ,
147 ,
148 ,
149 ,
150 ,
151 ,
152 ,
153 ,
154 ,
155 ,
156 ,
157 ,
158 ,
159 ,
160 ,
161 ,
162 ,
163 ,
164 ,
165 ,
166 ,
167 ,
168 ,
169 ,
170 ,
171 ,
172 ,
173 ,
174 ,
175 ,
176 ,
177 ,
178 ,
179 ,
180 ,
181 ,
182