SÂFFÂT-54, SÂFFÂT Suresi 54. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

SÂFFÂT-54, SÂFFÂT Suresi 54. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

SÂFFÂT-54 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı Hamdi Yazır (37/SÂFFÂT-54: Nasıl der: bir bakıştırır mısınız?) / Elmalılı (sadeleştirilmiş) (37/SÂFFÂT-54: Nasıl bir bakıştırır mısınız (seyretmek ister misiniz)? der.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
SÂFFÂT-54, SÂFFÂT Suresi 54. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
SÂFFÂT-54 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı Hamdi Yazır (37/SÂFFÂT-54: Nasıl der: bir bakıştırır mısınız?) / Elmalılı (sadeleştirilmiş) (37/SÂFFÂT-54: Nasıl bir bakıştırır mısınız (seyretmek ister misiniz)? der.)
قَالَ هَلْ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ ﴿٥٤﴾

Kâle hel entum muttaliûn(muttaliûne).

1.kâle: dedi
2.hel: mi?
3.entum: siz
4.muttaliûne: muttali olanlar, yakînen bilenler


1 - İmam İskender Ali Mihr: "Siz muttali olanlar mısınız (onun halini yakînen bilenler misiniz)?" dedi.
2 - Diyanet İşleri: Konuşan o kimse, yanındakilere, “Bakar mısınız, hâli ne oldu?” der.
3 - Abdul Metin Saruhan: Dedi ki; Siz onun halinden haberdar olmak isteyen kimseler misiniz?
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Der ki: Ne oldu o, bakıp gördünüz mü acaba?
5 - Abdullah Parlıyan: Konuşan o kimse diyecek ki: “Onun ne durumda olduğuna dönüp bakmak istermisiniz?”
6 - Adem Uğur: (O zât, dünyâda geçmiş olan hâdiseyi bu şekilde anlattıktan sonra Allah Teâlâ orada bulunanlara:) Siz işin gerçeğine vâkıf mısınız? dedi.
7 - Ahmed Hulusi: Dedi ki: "Siz söz ettiğinizin gerçekleşmesine şahit oldunuz mu?"
8 - Ahmet Tekin: Allah: 'Siz, onun halini görmek ister misiniz?' buyurur.
9 - Ahmet Varol: Der ki: 'Siz ona bakar mısınız?'
10 - Ali Bulaç: (Konuşan yanındakilere) Der ki: "Sizler (onun şimdi ne durumda olduğunu) biliyor musunuz?"
11 - Ali Fikri Yavuz: (Sonra o sözcü, cennetteki kardeşlerine): “(Şimdi size o arkadaşı göstermek için cehenneme) bir bakar mısınız?”der.
12 - Ali Ünal: “Şimdi onu görmek ister misiniz?”
13 - Bayraktar Bayraklı: “Siz onun durumuna vâkıf olmak ister misiniz?” dedi.
14 - Bekir Sadak: Yanindakilere: «Siz onu bilir misiniz?» der.
15 - Celal Yıldırım: (54-55) Bir diğeri, «onun ne durumda olduğunu bilir misiniz» Derken bakar da onu Cehennem'in ortasında görür.
16 - Cemal Külünkoğlu: (54-55) Yanındakilere: “Siz onu bilir misiniz?” diye sorar. Bakar ve onu cehennemin ortasında görür.
17 - Diyanet İşleri (eski): Yanındakilere: 'Siz onu bilir misiniz?' der.
18 - Diyanet Vakfi: (54-55) (O zât, dünyâda geçmiş olan hâdiseyi bu şekilde anlattıktan sonra Allah Teâlâ orada bulunanlara:) Siz işin gerçeğine vâkıf mısınız? dedi. İşte o zaman konuşan baktı, arkadaşını cehennemin ortasında gördü.
19 - Edip Yüksel: (Yanındakilere,) 'Bakar mısınız?' der.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Nasıl der: bir bakıştırır mısınız?
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Nasıl bir bakıştırır mısınız (seyretmek ister misiniz)? der.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): «Siz onu tanır mısınız?» der.
23 - Gültekin Onan: (Konuşan yanındakilere) Der ki: "Sizler (onun şimdi ne durumda olduğunu) biliyor musunuz?"
24 - Harun Yıldırım: Siz işin gerçeğine vâkıf mısınız? dedi.
25 - Hasan Basri Çantay: (O sözü söyleyen zât, ihvanına) der ki: «Siz (onun iç yüzüne) vaakıf olucular mısınız?»
26 - Hayrat Neşriyat: (Sonra o kişi yanındakilere:) 'Siz (onun hâlinden) haberdâr mısınız?' dedi.
27 - İbni Kesir: Siz, onu bilir misiniz? dedi.
28 - İlyas Yorulmaz: Allah cennetteki her iki konuşana “Bunu öğrenmek ister misiniz?” dedi.
29 - Kadri Çelik: (Konuşan yanındakilere) Der ki: “Sizler (onun şimdi ne durumda olduğunu) biliyor musunuz?”
30 - Muhammed Esed: (Ve) ekleyecek: "Bakmak (ve onu görmek) ister misiniz?"
31 - Mustafa İslamoğlu: (Sözüne devamla) sordu: "Onun halini görmek ister misin?"
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Dedi ki: Siz (onun halinden) haberdar olmak ister misiniz?
33 - Ömer Öngüt: (Sonra yanındakilere): "Acaba arkadaşımın nerede olduğunu biliyor musunuz?" dedi.
34 - Şaban Piriş: -Ona ne olduğunu görüyor musunuz? der birisi.
35 - Sadık Türkmen: O dedi ki: “Sizler haberdar mısınız?”
36 - Seyyid Kutub: Yanındakilere; «Siz onu bilir misiniz?» der.
37 - Suat Yıldırım: (54-57) "Şimdi ister misiniz onu size göstereyim?" Onlar da arzu edince, derhal bir tarama yapıp onu cehennemin tam ortasında bulur. "Vallahi, nerdeyse beni de düştüğün o helâke sürükleyecektin! Rabbimin hidâyet nimeti yetişmeseydi, eli kolu kelepçeli getirilip o azaba atılanlardan olacaktım!"
38 - Süleyman Ateş: (Sonra yanındakilere): "Bakar mısınız?" dedi.
39 - Tefhim-ul Kuran: (Konuşan yanındakilere) Der ki: «Sizler (onun şimdi ne durumda olduğunu) biliyor musunuz?»
40 - Ümit Şimşek: 'Şimdi ne halde olduğunu biliyor musunuz?' der.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Dedi: "Siz de bir araştırır mısınız?"

 

quran-menu
SÂFFÂT Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88 ,89 ,90 ,91 ,92 ,93 ,94 ,95 ,96 ,97 ,98 ,99 ,100 ,101 ,102 ,103 ,104 ,105 ,106 ,107 ,108 ,109 ,110 ,111 ,112 ,113 ,114 ,115 ,116 ,117 ,118 ,119 ,120 ,121 ,122 ,123 ,124 ,125 ,126 ,127 ,128 ,129 ,130 ,131 ,132 ,133 ,134 ,135 ,136 ,137 ,138 ,139 ,140 ,141 ,142 ,143 ,144 ,145 ,146 ,147 ,148 ,149 ,150 ,151 ,152 ,153 ,154 ,155 ,156 ,157 ,158 ,159 ,160 ,161 ,162 ,163 ,164 ,165 ,166 ,167 ,168 ,169 ,170 ,171 ,172 ,173 ,174 ,175 ,176 ,177 ,178 ,179 ,180 ,181 ,182
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala